Pazartesi Direnişe Devam

Bu akşam iş çıkışı ufak tefek erzak, içecek alarak Gezi Parkına gittik. Taksim Meydanı tıpkı haftasonundaki gibi nasıl kalabalıktı anlatamam. Açıkçası beklemiyordum bu kalabalığı bugün Taksim'de. Hem şaşırdım, hem sevindim.









Parka girerken halay çekenler, konuşan gülüşenler, slogan atıp tezahürat yapanlar... Mutlu gençler vardı hep.

bu bayram bizim

Bu da bir polis aracı mıdır nedir, dilek ağacı gibi birşeye dönmüş. Sümüklü Teyyip ile Evlat Olsan Sevilmezsin favorilerim:)))





Çapulcu Judy Abbot

İşten çıkıp parka giden ayyaş, çapulcu, marjinal takımı:)))

Parka girince erzakları nöbetçi gençlere verdik. Parkta geceledikleri için battaniyeye ihtiyaçları var, bilginiz olsun. Biz de birşeyler ayarlamaya bakıyoruz.

Park sanki festival yeri, gençler çimenlerde, gruplar, protestolar... Bir sloganla birden , bir anda hepimiz ayakta... Nasıl anlatabilirim o coşkuyu?









Ayyaşın çapulcunun başganııı:)))







Çeşitli gruplar parka girdikçe heyecanlanıp alkışlıyorduk, misal gencecik avukatları cüppeleriyle görünce çok duygulandım:)

Konuşmalar oldu, bir tiyatrocu abiyle Nazım'ın Davet şiirini okuduk


Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Hepimiz artık bazı şeylerin gerçekten değişeceğine inanıyorduk ve bu inancımızdı bizi sürekli gülümseten.

Sonra tam Sevda ile "hadi biz yaşlıyız, uyku saatimiz geldi" demiştik ki, gaz kokuları gelmeye başladı parka. Meğersem polis Beşiktaş'ı bombardıman ediyormuş. O gaz rüzgarla parka gelmiş. Rüzgarla gelen kısmıyla bile ağzım yüzüm kavruldu, gözlerim tutuştu. Ah bu çocuklar günlerdir ne acılar çektiler bir kere daha anladım.







Beton Taksim

Parktan çıkıp Harbiye tarafına yürüyelim dedik. Bu arada o taraf bomboş, dümdüz beton... Herhalde herif parkı da keserek betonlayacak, canım Taksim meydanı betondan bir havuza dönüşecek. Vicdansız şerefsiz.

Neyse, Harbiye'den akın akın insan ve gaz bulutu gelince benim gözler mafiş oldu, ohhh bir gazlandım ki sormayın:))) Sevda'nın koluna girdim, yan yola girip yokuş aşağı Tarlabaşı'na indik. Abboovvv, ömrümde burada yayan gezeceğimi düşünmezdim:)) Bu esnada gözlerim de açılmıştı çok şükür fakat taksi bulamıyorduk. Oralarda sap gibi kalmış idik. Sevda sonunda gözüne kestirdiği bir arabanın önüne atladı. 23 yaşında bir genç, bizi Mecidiyeköy'e kadar getirdi sağolsun:) Ne kadar teşekkür etsek az Doğukan'a.

İşte bugün de böyle geçti. Gençler hala parktalar. Ben yarın değilse de öbür gün yine giderim. Gün aşırı gidebiliyorum işte yaşlılık ne yapalım:))

xo xo



Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. orada nöbet tutan gençler harika:) biz de gidip gelip arada destek veriyoruz.

      Sil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar