Ohhhh ağzına sağlık be!

Konuşmasını hem gülerek, hem gözlerim dolarak izledim. Bitince de yürekten bir ohhhh çektim. Muharrem İnce, söylemek istediklerimizi kürsüde bir an bile sesi titremeden, bir an duraksamadan, var gücüyle, gürül gürül söyledi. Oh!

Ben de oturup yütüp'den konuşmayı izlerken beri yandan tapi tapi yazarak metin haline getirdim söylediklerini :


Muharrem İnce'nin 20 Aralık 2013 Bütçe Konuşması



Sayın başkan, sayın milletvekilleri

Hepinizi saygıyla selamlıyorum


Bu mecliste Akp hükümetlerinin yaptığı 12.bütçeyi görüşüyoruz. Katrilyonlar, milyonlar, yatırımlar, paralar, oranlar, kıyaslamalar hepsi konuşuluyor ama burada insan yok, vicdan yok, derde derman yok. Bu bütçede insanlık yok, saydamlık yok, hesap verebilirlik yok, geleceğe dair bir umut yok ve insanımıza mutluluk yok.

Bu ülkede naylon çadırda yatan çocuklar var. Evladının mezarına kıvrılıp yatan babalar var. Evlat acısına dayanamayıp ölen analar var. Sokaklarda sopalarla dövülerek öldürülen, gözleri çıkarılan gençler var. Bu ülkede, kendi ülkesinin gençlerine vicdanlı davranmayıp; başka ülkelerin gençlerine çıkar gözyaşı döken başbakan var. Canım seramikler deyip; canım çocuklar diyemeyen bir başbakanımız var. 12 yılda ne yazık ki, yüreğinizdeki iç mahkemeyi kaybedip; özel yetkili mahkemelerde, gizli ama "tanıdık" tanıklara, sahte belgelere, sahte rakamlara, sahte başarılara sarılan bir iktidar oldunuz.


Tomanız elektrikli
Başbakanınız öfkeli
Bakanlarınız şaibeli
Toma suyunuz jeniksli,
Sporunuz dopingli
Danışmanınız jöleli
Televizyonlarınız penguenli
Gazeteleriniz yalanlı
Dış politikanız kavgalı
Enerjiniz pahalı
Valiniz artemalı
Bakanınız kınalı
Mahdumlarınız çelik kasalı
Polisiniz peruklu
Hakiminiz uykulu
Düzeniniz korkulu
Sağlığınız paralı
Eğitiminiz sıfırlı
Sınavlarınız kopyalı
İhaleleriniz fesatlı
Adaletiniz çifte standartlı!


Başbakanınız her kürsüye çıktığında bağırıyor. "Yol yaptık" diyor.
"Deprem vergilerini ne yaptın" diyoruz, "yol yaptık" diyor.
"Milyonlarca dolar borç aldın, ne yaptın" diyoruz, "yol yaptık" diyor.
"50 milyar dolar özelleştirme yaptın, nerde paralar" diyoruz, "yol yaptık" diyor.
Meğer siz sadece karayolu yapmamışsınız. Meğer siz ne yollar biliyormuşsunuz! Sayıştay'a yol yapmışsınız! Devletin hazinesine yol yapmışsınız! TOKİ'ye, vatandaşın elektrik parasına, sağlık parasına, maliyenin vergisine, halkın sağlığına ne yollar yapmışsınız da bizim haberimiz yokmuş!


Memleketi yangın yerine çevirdiniz. Çağının tanığı olan gazetecileri, sanatçıları, bilim insanlarını, aydınları; çağının sanığı yaptınız. Anneleri cezaevlerinin önünde nöbetçi yaptınız. Evlat acısına dayanamayan yürek sahibi yaptınız. Yetmez ama evetçileri bile, yetti gari yaptırdınız. Bakanların özgül ağırlıklarını sıfırladınız. Kayınpeder enişte, çok para var bu işte manşetlerini siz attırdınız. Dünya lideriyim dediniz, ne idamı engelleyebildiniz, ne de 90 liderin gittiği Mandela'nın cenazesine gidebildiniz.  İş ve meslek danışmanlığı icat ettiniz, onları da işsiz bıraktınız. "Engellileri bile adam yerine koydum" diyecek kadar pervasızlaştınız. Muhalefeti iç düşman, gazeteciyi vatan haini, demokratik yarışı savaş zannettiniz. Gezi olaylarında talimatı ben verdim diyorsunuz da, Uludere'de talimatı kim verdiğini bir türlü söyleyemediniz.


Bu memleketin sorunu, özgürlük talep eden, demokrasi talep eden Geziciler değil, arkasında siyasi güç olan, yiyicilerdir!


Siz bu memleketi, insani gelişmişlikte seksen beşincilikten, doksan ikinciliğe gerilettiniz.
Kadın-erkek eşitliğinde, yetmiş birincilikten yetmiş yediye getirdiniz.
Toplumsal cinsiyet uçurumu endeksinde, yüz beşten yüz otuz beşe;
Basın özgürlüğünde doksan  dokuzunculuktan yüz elli dördüncülüğe,
Kişi başına gelirde elli yedincilikten altmış üçüncülüğe gerilettiniz.


Bunlar yetmezmiş gibi, bir de üstüne üstlük, tehdit ettiniz. %50'yi evde zor tutuyorum dediniz. Konuşursam kıyamet kopar dediniz. Açıklarsam yer yerinden oynar dediniz. Taraf olmayan bertaraf olur dediniz. Milyonları evde zor tutuyorum dediniz. İşte burada çok haklıymışsınız, gerçekten milyonları evde tutuyormuşsunuz.


Ağacı seven gitsin, ormanda yaşasın diye haykırmanıza rağmen, kentlerin siluetlerini bozana ancak küsebildiniz. Polis rejimin teminatıdır dediniz. Demokrasinin bekçisidir dediniz. Polise destan yazdırdınız. Polise ikramiye verdiniz. Polis durduk yere kimseyi gözaltına almaz dediniz. Şimdi ne oldu da polise çete diyorsunuz?


Ağacın yeşilini savunan çocuklarımız ölürken, gözlerini kaybederken, emniyet müdürünü görevden almadınız da, doların yeşiliyle meşgul olan çocuklar gözaltına alındığında emniyet müdürünü neden gözaltına aldınız? 


Esnafın yazarkasasını dilinize dolamıştınız. Para sayma makinasını, çelik kasaları niye konuşmuyorsunuz? 


Kendiniz için hayırlı girişimci evlat, fakir fukaraya kindar ve dindar evlat öğüdünü verdiniz. Can havliyle olsa, can havliyle camiye ayakkabıyla girenlere iftira attınız ama camiye cebindeki haram parayla girilmeyeceğini söylemediniz. 


Yıllarca "hem müslüman hem laik olunmaz" dediniz, ama hiçbir zaman "hem müslüman hem rüşvetçi olamaz, olunmaz" diyemediniz. 


Valimi yedirtmem, bakanımı yedirtmem, müsteşarımı yedirtmem, doğru yedirtmediniz. Ama yetimin hakkını yedirttiniz. Asgari ücretle çalışan başı açık bacımın da, sigortasız çalışan başı kapalı bacımın da hakkını haramzadelere yedirttiniz. 



Letonya'da çatı çöktü diye başbakan istifa ederken; Türkiye'nin çivisi çıkmış, kimsenin aldırdığı yok. 



Sizin üzerinizde ah var ah! Beddua var sizin üzerinizde. 
Sizin üzerinizde, açlıktan ölen Kübra bebeğin ahı var!
Ataması yapılmayan öğretmenlerin ahı var!
Uludere'de bombalanan çocukların ahı var!
Ergenekon'un kasası dediniz, cenazesini belediye kaldırdı, Kuddusi Okkır'ın ahı var.
Onuru için intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ahı var!
Türkan Saylan'ın ahı var!
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Genel Sekreterinin ahı var!
Bu ülkeyi kuran, iki ayyaş dediğiniz Atatürk'ün; İsmet İnönü'nün ahı var!
Eskişehir'de sokak ortasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın; Abdullah Cömert'in ahı var!
Kuruttuğunuz derelerin intikamı var!
Kestiğiniz ağaçların; yuvalarını bozduğunuz kuşların ahı var!
HES'lere karşı direndiği için yargılanan Leyla'nın ahı var!


Türkiye rüşvetle, yolsuzluklarla, para sayma makinalarıyla, çelik kasalarla, ayakkabı kutusundaki dolarla çalkalanırken, içinizden bir vicdan sahibi çıkıp da burada yalan var, burada talan var, burada hırsızlık var, burada haram var diyemediniz.


Her şey faiz lobisiydi, siz de her şey caiz lobisinin üyesi oldunuz. Ve bunları hamdolsun diyerek kapatmak istediniz. Ben hamdolsun demiyorum. Haram olsun diyorum! Haram olsun diyorum! Haram olsun diyorum! 


O savcılara buradan sesleniyorum! Meclise bilgi ve belge gönderecekmiş. Sen kim oluyorsun da meclise bilgi ve belge gönderiyorsun! Kimi uyutuyorsun savcı! Sen meclise bilgi ve belge değil; sen meclise fezleke göndereceksin, fezleke! Buraya o fezlekeler gelecek! Seksen dokuz saat geçti! Olayın üzerinden seksen dokuz saat geçti. Nerede fezlekeler!!! O bakanların fezlekelerinin buraya gelmesi lazım! 


Başbakana bu bütçeyle harcama yetkisi veriyoruz. Yani bu milletin, bu fakir milletin vergilerini, gelirini başbakana harcama yetkisi veriyoruz. Başbakan nerede??? Nerede!!! Utanıyor mu, cesareti mi yok? Neden buraya gelemiyor??? Neden burada hesap veremiyor???


Başbakan her gün döviz rezervi açıklıyordu. Kutulardaki dövizler buna dahil mi, değil mi? Bunu bir kere daha açıklasın.


Adnan Menderes'i, merhum Menderes'i dilinizden düşürmüyorsunuz. Menderes diyor ki çocuklarına, "ticaret yapamazsın, benim adımı satamazsın" diyor. Siz, Adnan Menderes'in tırnağı olamazsınız, tırnağı! Tırnağı olamazsınız siz! Siz bunların hiç birini yapamazsınız! 


Bir şey daha söyleyeceğim. Doğru, sana öğretmişler İmam Hatip'te. Haram paraya eliye dokunma, makineyle say diye öğrettiler herhalde! Öyle mi! Öyle mi öğrettiler sana! Öyle mi öğrettiler!!! Haram, helal, kul hakkı, bunlar haram... öğretmediler mi sana! Nerede okudun sen bunları! Bu bilgileri nerede okudun! 

Çok teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. 





Ben de, Muharrem İnce'ye teşekkür ediyorum. Mecliste, içimizdekileri var gücüyle dile getirdiği için...

Yorumlar

  1. Muhalefet sus-pus otururken, mecliste üç-beş kişinin ''Kral Çıplak! Hem de çırılçıplak!'' demesi bana umut veriyor.
    Helal olsun!
    Oradaki bir kaç yüz ......'un yüzlerine bakarak sormak istediklerimi sormuş, söylemek istediklerimi söylemiş.
    Şu videoyu üşenmeyip yazıya döken parmaklarına sağlık :)
    Belki arasan bulurdun tam metni ama üşenmeyip yazmışsın ya, hakkaten eline sağlık Judy'm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. metni buldum ekşi sözlük'te ama ellerimle yazmak istedim açıkçası, gerçekten yazmış olmak isterdim bu yazıyı :)
      karşısındakiler o kadar yüzsüz arsız ki, söylediğiyle kalıyor İnce ama en azından söylüyor. var gücüyle söylüyor. bir nebze oh dedirtiyor işte.

      Sil
  2. ellerine sağlık :)
    http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=22042&P5=H&PAGE1=75&PAGE2=75 orjinal metin buradan başlıyor
    http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=22042&P5=H&PAGE1=78&PAGE2=78 buraya kadar :)

    YanıtlaSil
  3. Videoyu bugün izledik, her zamanki gibi hislerimize tercüman olan bir vekili var milletin neyse ki dedik ama dinleyenlerin yüzündeki pişkin bakışlar yine pes dedirtti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o kadar lafa pişkin pişkin sırıtır ancak hainler, yiyiciler.

      Sil
  4. Bu konuşmaya bayılmıştım ben de, hatta bloğuma koymayı düşünmüştüm ama yazılı halini bulamamıştım:-)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar