30 Eylül 2016 Cuma

Kate Alert : Telgrafın Tellerine Kuşlar Kondu


Kanada kraliyet turunun 5. gününde, William ile Kate sabah erkenden Kanada'nın Whitehorse köyüne gittiler. Bu ziyaret için Düşes kırmızı ve çok hoş bir Carolina Herrera manto giymişti. Ayakkabıları da kalın topuklu ve püsküllü idi.








Topuz yaptığı saçları, zarif küpeleri ve çok yakışan kırmızı renk ile Kate pek hoştu o gün.








O gün bizimler taa 1958 senesinde Kraliçe teyzenin ziyaret ettiği telgraf ofisine gidip telgraftan twit gönderdiler. Attıkları twit de bu :


Telgrafçı amca da 1958 senesinden kalma herhalde, 2 gün önce ölmüş haberi yok yazık :)




Günün devamında bizimkiler bu sefer de Carcross bölgesini ziyaret ettiler. Ulan ömrümde adını sanını duymadığım yerler. Neyse, Kate bu sefer kıyafet değiştirip blucin, kovboy çizmesi ve gri hırka giymişti. Ayy en sevdiğim şeydi bir ara, sürekli gri hırka giyerdim. Tabii onunki mont gibi biraz.




Köy meydanında yerli çocukların dans gösterisini izlerken yüzleri gülse de içlerinde korkunç bir baş ağrısı ile mücadele ediyorlardı eminim. Dan dun vurmalı bağırmalı bir dans sergiledi ufaklıklar çünkü.



Köyde yaşayan kabilenin reisi ile fotoğraf çektiren çiftimiz artık bu fotoyu şöminenin üzerine koyarken adamı keserler kenardan ne bileyim. Ne güzel manzara arka plan ama yanlarında bir yabancı ahahah:)



Totem boyamak, eski buharlı trenle tırmanmak ve halkla kucaklaşmak gibi aktivitelerle çiftimiz günü tamamlamıştı. Ulan şöyle bir iş bulamadık ne diyeyim.







İçinde iki farklı kıyafeti barındıran hoş bir gün olmuştu, ben de Kate'i beğendim.

Siz nasıl buldunuz?

xo xo

29 Eylül 2016 Perşembe

Kate Alert : Kraliyet Kanada Turu 2.Bölüm

Selam dostlar.


William ve Kate'in Kanada turu yıldırım hızıyla devam ediyor, üstelik turun 3. ve 4. günlerinde Kate yine bomba gibiydi.


3.günde bizimkiler Kanada'nın Bella Bella bölgesine seyahat ettiler. Bu bölgede Kanada'nın Heiltsuk yerlileri yaşıyormuş ve devasa yağmur ormanları ile bezeli cennet bir köşeymiş. Hatta bizimkiler uçakla havadan yağmur ormanlarını gezeceklerdi ancak bu tur iptal edildi, çünkü çok yağmur yağıyormuş :)


Bu ziyaret için çiftimiz gayet spor ve rahat giyimliydi, gömlek üstü kazak atmışlar bildiğin. Bu aslında benim iş kıyafetim ama olsun. Kate'in botları da kızlık günlerinden kalma 12 senelik botlar. Maşallah taş gibiymiş gerçekten.












Bizimkiler gayet otantik bir gün geçirdiler, yerel dansları izlediler, gudik hediyeleri kabul ettiler. Yağmur ormanının kıyısından köşesinden bile olsa yürüyüş yaptılar. Tabii benim içim geçti bu esnada. Bu sportif faaliyetler ve blucin kombinleri değildi benim görmek istediğim.



Aynı günün akşamı ise bizimkiler resmi bir kokteyle katıldılar. Kate'in daha önce giydiği sıkıcı kokteyl kıyafetlerinden ötürü pek ümitli değildim ancak kırmızılar içindeki Kate çok hoş ve zarifti. Preen isimli bir markanın yaptığı elbise ile Kate'in oldukça çarpıcı göründüğünü söylemeliyim. Kesinlikle çok beğendim.










İlla bir kusur bulacaksak, fermuar gizli değil, gayet ortada görünen bir fermuar idi. Bir de kırmızı elbise, kırmızı ayakkabı, kırmızı çanta biraz fazla geldi bana; aksesuarları metalik, gümüş vs en olmadı siyah seçebilirdi.



Yine de sabahki paçozluğun üzerine bu rüya gibi elbise çok hoştu, aferim Kate!


Turun 4.gününde bizimkiler bu sefer de Kanada'nın Kelowna köyüne yolculuk ettiler. Bildiğin rock starlar gibi karşılandılar, millet yollara dökülmüş bunları göreyim diye. Kate bu ziyaret için Dolce Gabbana'dan yeşil bir elbise giymişti ve hoştu. Ancak saçlarına birşey olmuş, nazarlara gelmiş, maşalar tutmuyordu kadının saçını. Belki de nemden, bir sönükleşmiş kafası, bilemedim.





Güneş gözlüklerim şekil, önümden çekil


Ben öyle alttan flare etek hiç sevmem, bana da hiç yakışmaz.  Tabii Kate düdük makarna kadar sıpsıska olduğundan ona yakışmış. 

Kate ve William'dan önce, bu köye gelen son kraliyet ailesi üyesi kimmiş biliyor musunuz? Prenses Diana ve Prens Charles. Bu da ayrı bir hikâye, William Kate ile annesinin ayak izlerini mi takip ediyor nedir?

Neyse, bunlar bir üniversiteye gidip voleybol maçı izlediler, yine formalar hediye edildi bunlara. Acaba saraya dönünce üzerlerinde isim yazan formalarıyla güreş müsabakasına tutuşuyorlar mıydı? Bilemedim.

güleşelim mi?


Bu bölgenin deniz mahsülleri meşhurmuş, o yüzden bizimkilere zorla dayadılar mahsülü. Yiyip yiyip gidip arkada kusup gelmişlerdir herhalde:)




Bana yedirdiğiniz o şeyler yüzünden hepinizi kuleye hapsettireceğim veletler

Akşam olunca William ile Kate Okanagan Gölüne seyahat ettiler. Yahu bunların royal turları sayesinde coğrafya bilgim gelişti, ömrümde duymamıştım ben buraları.

Gittikleri yerde hava soğukmuş, palto giydi Kate o yüzden, iyi yapmış aferim. Bacakları donmuştur yine de. Saçını da toplamış arkada, eh maşa tutmuyor soğuktan ne yapsın kızcağız?








Burada yerlilerle, korucularla tanışıp yine yerel danslar törenler izlediler. Kafaları şişmiştir herhalde dan dun, bu kadar otantiklik fazla bir insana. Yazık lan, ne zordu royal olmak.


Kate'i beğendiniz mi bakalım?

xo xo




26 Eylül 2016 Pazartesi

Kate Alert : Kraliyet Kanada Turu 1.Bölüm

Selam dostlar!

William ve Kate'in yepyeni kraliyet turu ile karşınızdayım. Bizimkiler bu sefer Kanada'ya gittiler. Daha önce 2011 senesinde, evlendikten 2 aycık sonra Kanada'ya gitmişlerdi, Kate bir sürü güzel şey giymişti ama ben blogda yazısını yazmamışım hayret. 5 yıl sonra 2.kere Kanada'ya giderlerken yanlarında çocuklarını da götürdüler, bu yüzden tur epey heyecanla bekleniyordu.


Böylece Cumartesi akşamı Cambridge ailesini taşıyan uçağı alada Kanada'nın bir içim su başbakanı Justin Trudeau ve karısı ile Kanada'nın Genel Valisi karşıladılar. Kanada Kraliçe 2.Elizabeth'e bağlı olduğu için bir valisi var, monarşik sistem. Justin Trudeau ise ayy harika değil mi, adamı görünce Justin Bieber'ın peşinden Casstiiiiiiiinnnnn diye höykürerek koşan kızlar gibi bağırmak istiyorum.





Evet, uçak geldi, merdiven yanaştı, tabii Kate ne giymiş diye heyecandan nefesimiz kesilerek bekledik ve Jenny Packham'ın özel olarak hazırladığı elbisesiyle müthiş görünen Düşesimiz uçaktan indi. Kraliçenin ödünç verdiği Kanada'yı temsil eden yapraklı elmas broş göğsünde parlarken kolunda da çirkin kızı Prenses Charlotte'ı taşımaktaydı. Bu çocuğu da yaptılar ama olmadı, Diana'ya benzemedi, başka da yapmazlar herhalde ne bileyim. Her daim aşırı sevimli Prens George ise babasının elinden tutmuştu.









Castiiiinnn

Uslu dur gebertirim.

Evde gösteririm ben sana!

Kate harikaydı, son derece şık ve asil görünüyordu. Saçlarını toplamış, şapkası,  tanzanit küpeleri kusursuzdu çok beğendim.

Hava alanından hükümet konağına giden çiftimiz çocukları yatırdılar ve resmi hoşgeldin törenine katıldılar. Binlerce insan bunları görmeye gelmiş,,konuşmalar yapıldı, yerli kabileler dans etti, çocuklar şarkı söyledi. Prens William berbat bir Fransızca konuşma bile yaptı.


Bakın bu da 2011'deki Kanada ziyaretlerinden bir fotoğraf:



5 yılda William iyice keltoroş olmuş, yazık. Ama Kanadalılar hâlâ pek hayranlar Prens William'a.




Turun ikinci gününde kahramanlarımız deniz uçağı ile Vacouver'a uçtular, burada yine binlerce insan yollara dizilmiş bizimkileri beklemekte idi. Kate Alexander McQueen elbisesi ve kırmızı ayakkabıları ile uçaktan inince moda dünyası epey hareketlendi ancak ben pek beğenmedim bu kıyafeti.




Sanırım patını ve boyun kısmını sevmedim elbisenin. Firfirikli kat kat etekleri de biraz çocuksu buldum, Kate'in daha karizmatik giyinmesini beklerdim. Beri yandan, gün boyu mülteci derneklerini ve çocuklara yardım eden vakıfları gezdikleri için elbisenin sempatik havası daha sıcak bir etki yaratmış olabilir.

CASSTİİİİİİİNNNN

Kate'in ağzı yüzü kaymış Castin'in karşısında :)))







Sanırım yağmurlu nemli havadan saçı da bozulmuş Kate'in, uçları tülermiş, maşa tutmamış. Elbisenin boynu çok kapalı olduğundan keşke at kuyruğu yapsaymış.




Eveett, ilk iki gün kıyafetleri böyle idi, beğendiniz mi bakalım? 

xo xo

Not :  başbakanın adını Jüsten diye söylüyor Kanadalılar ama Castiiin daha güzel değil mi? :)))


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...