Bizim şirket 23 Nisan'da ve 1 Mayıs'da tatil oluyor. Bu sene canımız patronumuz, 1 Mayıs'da çalışalım, onun yerine 22 Nisan'ı birleştirip uzun haftasonu yapalım dedi (anlamayanlar için long weekend yani bebeğim) . Biz de bu maili görüp sevinç haykırışları ile kabul ettik tabii öneriyi:)))
Cuma akşamı ise saatlerde yolda kalarak tatilime berbat bir başlangıç yaptım. GS maçı varmış, metroya binemedim, ben de tam aksi yöne gideyim dedim, Taksim'e geldim, oradan Etiler otobüsüne bindim, Balmumcu'dan 1 saatte geçemedim filan. Küfrede ede eve geldim tabii. Ama salaklık bende, metronun haline görünce hemen çıkıp Mecidiyeköy'den Etiler otobüsüne atlasaydım o kadar küfür de boşa harcanmamış olacaktı:)
Cumartesi sabahı önce diyetisyene gittim. Evet, kışın burayı gırtlağıma hakim olamamıştım yazılarıyla doldurmanın; kokteyllerle kafa bulmanın bedeli, baharda bira-patates tavasız kalarak zayıflamaya çalışmaktı maalesef. Neyse vereceğim az kilo olduğunda hiç problem etmedim, eve yakın olsun diye de Etiler'de bir diyetisyen buldum. Canan Hanım pek sevimli, çok hoşsohbet, her haftaya özel listeler yazıyor fakat kol gibi pahalı. Bir an önce zayıflamazsam tatile gidecek param olmayacak, boşuna bikini vücüdüme kavuşmuş olacağım dostlar.
Sosyetik diyetisyenin ne farkı oluyor derseniz, mesela sabah bir kibrit kutusu kadar değil; yarım iphone kadar peynir veriyor ahahahah:))) Ara öğünde eti form değil wasa sandwich yiyoruz:))) Böyle pek havalıyım sormayın:))) Fakat bu wasa pek cici, pek lezzetli, tavsiye ediyorum, aklınızda bulunsun.
Sonracığıma Cumartesi bütün kızçeler ekibi tam takım toplanıp Arzu'nun yeni evine hayırlı olsuna gittik. Tam hanım kadına gün yaptık, kahve içtik, elalemi çekiştirdik:))) Tarihimizde ilk kez hepimiz diyette olunca Arzucan hep sağlıklı yiyecekler hazırlamış, tavuk salatası, yeşil salata, mercimek salatası ile sofrayı donatmıştı. Bugüne kadar yaptığımız en hafif toplantı olmuştu bu:)
Pazar günü hava çok çirkindi, ben de evde yatıp kitap okudum. Zaten diyetin de zor günüydü, evde yatıp orucu uykuya tutturanlar gibi geçirdim günümü:))
Bugün ise süslenip püslenip, neyim varsa takıp Nişantaşı'na çıktım:) Minik Kübra ve Sevda ile buluşup gezindik ama Kübra hamile olduğunda fazla yürüyemiyor. Bence Topshop'a girip uzun uzadıya gezmek lazım, gözüme epey bir şeyler çarptı. Zara'da ise sandalet ve yeşil bir ceket beğendim ama masraf olmasın diye almadım. Bu sezon zaten Zara'dan yeni bir ceket aldım bile:)
 |
| Ceket ve kolye Zara:)) |
Kırıntı'da ızgara tavuk-köfte gibilerden birşey yemem lazımdı, bense Pazar günümü tuhaf diyet listesi ile neredeyse yarı aç geçirmiş ve diyetten nefret etmiştim. O yüzden patlıcan yatağında bonfile dilimleri yedim, Allahhıııımmmmm aç karnım doydu ve çok beğendim dostlar, tavsiye ediyorum:
 |
| Patlıcan yatağında bonfile dilimleri |
Akşam eve geldiğimde sabah geç kalkmış, kahvaltı etmiş, arkadaşlarımla buluşup gezip tozup yiyip içerek mağaza gezmiş; hala da günü bitirememiştim. İnanılmaz geliyor, bu saatte hala işte oluyorum normalde, işten çıktığımda da hiçbir şey için enerjim kalmıyor, ne blog okumak-yazmak; ne kitaplar, ne de oyun. Fena be.
Hala hava güzel olunca biraz da Kediş'le ilgilendim, bahçeye çıkarttım, yavrucak ot yedi, sonra da fırçaladım bir güzel. Şimdi de uyuyor yumuş yumuş, ben de Hello dergisi okuyorum ki, şu resmi görünce altıma ettim gülmekten:
 |
| Kaynak : Hello |
Uleeyynnn, Kate anası ile bebek alışverişine çıkmış, beşik diye şu hasır sepeti almışlar. KEDİ SEPETİ ayol o ahahahah:))) Yani ben onu alır kedimi yatırırdım öyle söyleyeyim:)))
Ahhh, işte böyle tatlı tatlı tatil yapıyordum.
yarın Kate alert bombardımanı yapabilirim:)
xo xo