Dün sabah babamla karşılıklı hapır hupur kahvaltımızı yiyorduk, hatta tombilik kedimi kucağıma almış, tulum peyniri kırıntıları ikram ediyordum, o da keyifle yalayıp yutuyordu peynirleri.
Sonra bir saniyede dudağımdan uçuk pırtladı, nasıl üzüldüm anlatamam. O pis uçuk sızısı, kuruyana kadar verdiği acı aklıma geldi. Bir de dudağım şişip balona dönecekti. Çayımı bırakıp hemen giyindim, Bebek parkının karşısındaki çocukluğumun Cem Eczanesine koştum, alemlerin uçuk ilacı Zovirax'ı alıp uçuğun üzerine boca ettim.
Artık yapacak başka bir şey yoktu. Deli gibi yağmur yağmakta idi, acı acı bugün evden hiç çıkmamayı planladığımı hatırladım. Sonra gözüme kaldırım kenarındaki şahane sarmaşıklar ilişti. Yapraklar ve üzerindeki meyvecikler sararıp kızarmış, sonbaharın bütün ihtişamını taşıyan harikulade renklere bürünmüşlerdi. Amerika asması imiş adı, Leylak Dalım söyledi onu da:)
Bakın fotoğraflarda hiç bir efekt yok, yine de renkler nasl da nefes kesiyor:
Asmaları görüp yeterince ıslanmadığıma karar verince bir de parka gireyim dedim, yağmurda güzel manzaralar yakalayabilirdim. Sağanak iyice şiddetlenmişti ama lodos havaya şükürler olsun ki, üşümüyordum. Üşümeyince de insan yağmurdan o kadar rahatsız olmuyor.
Park bomboştu. Birkaç karga, çimlerin üzerinde kalmış bayat simit parçacıklarını arıyorlardı.
Oyun alanında gıcırdayan boş bir salıncak bile yoktu, hani korku filmlerinde olur ya:) Hayalet çocuklar bile kaçmışlardı bugün parktan.
Şu kum havuzu benim bebekliğimden beri vardır ya, parktaki oyuncaklar yıllar içinde epey değişti, kum havuzu baki kaldı. Eskiden bu plastik renkli kaydıraklardan çok önce; yüksek, düz, eski model bir kaydırak vardı. Kaç kere tepesinde kaldım da, zavallı babam beni kurtarmak için ciyak ciyak çocuk sürüsünü bertaraf edip kaydırağın tepesine çıkmak zorunda kaldı bilmiyorum:))
Parktan çıkıp eve yürürken münasebetsiz sürücünün teki kaldırımın dibine doğru arabasını sürüp foooşş diye baştan aşağı ıslattı beni. Epey sunturlu bir küfür salladım herifin arkasından, mal ya, yolun ortasından gitsene :((
Son olarak, yağmur altında Boğaz'ın ortasında toplaşmış balıkçı teknelerinin görüntüsü pek hoşuma gitti.
Sarıkanat avlıyorlarmış, haydi rastgele:)
xo xo
Bebek Parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Parkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Aralık 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Eksik kalan 69. ve70. bölümleri valla yazacağım, seriyi tamamlayacağım diyerek Ezel'in 71. ve de en sonuncu bölümüne geçelim. DİKKAT...
-
***Dikkat! Bu yazı Ezel dizisi hakkında spoiler içermektedir*** Birinci Kısım burada: Ezel, Bir retrospektif - 1.Kısım Ezel, romanı andır...










