Bütün Cuma gecesini musibet şablonun kodları ile haşır neşir olarak geçirdim ve sonuçta şablonu kaldırdım. Eeehhhh dedim ben böyle aşkın ızdırabına! Kitap blogunun kodları her yaptığıma eyvallah diyerek istediğim sonuçları verirken, Hakiki Muhabbet için seçtiğim şablon, nuh dedi peygamber demedi. İstediğim özelleştirmeleri yapamayınca da kaldırdım şablonu, blogger'ın uyuz temalarına geri döndüm. Ama en azından blogda istediğim özelliklere sahibim. Ne yapalım, biraz da böyle takılalım, sonra bari güzel bir arkaplan filan buluruz, içimiz açılır.
Yahu bütün Cuma gecesi bununla uğraştığıma inanamıyorum. Halbuki Cuma geceleri, gevşek donlarımızı giyerek kediye sarılıp yuvarlanmak için varlar.
xo xo
bu kadar olmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bu kadar olmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Mayıs 2013 Cumartesi
4 Mayıs 2013 Cumartesi
Judy Harikalar Diyarında
Geçen Cuma akşamı, Lady Charlotte'ın kızkardeşinin kınası için Cahide'ye gittik dostlar. Ben daha önce hiç gitmemiştim, o yüzden epey heyecanlıydım, hatta cahide şerefine kendime topuklu ayakkabı bile aldım, o derece yani. Cuma günü de işten erken çıkıp kuaföre gittim, saçımı kestirdim, fönlettirdim. eve gelip yılbaşında Promod'dan aldığım pırıltılı elbiseyi giyince hazırdım.
Ama ah, o topuklu ayakkabılar ne eziyetti, alırken o kadar rahat olamalarına rağmen, şimdi üşüdüm diye mi ne, ayaklarıma büyük geliyorlar, taksi durağına yürürken lap lap ayaklarımdan çıkarak beni deli ediyorlardı. Neyse Zekiş "üzülme, içine ıslak peçete koyarız" dedi de içim rahatladı:))
Maçka'ya gelip mekanın aşırı derecede süslü, baştan aşağı abartılı, rengarenk kapısından içeri girdim. Genç adamlar kapıda karşılayıp vestiyer kullanmak ister miyim diye sordular. Vestiyerdeki oğlan yarı çıplak, pazularını sergiliyordu. "isterimmm" dedim ne diyeyim:))) Bir de teyzeler gibi "maşallah patlattım ve gülerek içeri geçtim.
İçerisi adeta bir masal diyarı gibi, saçmasapan, renkli, kokoş, pırıltılı, tüylü, şaşırtıcı idi:))) Sanki içeride sim, tül, dore ve lame patlaması yaşanmış gibiydi:)) Sanki bir tavuskuşu bütün parlak tüylerini buraya kusmuş gibiydi:)))
Ağzım kulaklarımda Lady Charlotte'ın yanına koştum, her zamanki gibi pek güzeldi canım arkadaşım o gece:
Müthiş deri elbisesi ile Zekish de gelince Real Fiesta kızlarının çılgın eğlence gecesi başlamış oldu:))
Gelin hanımın arkadaşları kırmızı tüllü duvaklar, komik gözlükler gibi gerekli kına malzemelerini hazır etmişlerdi, masamıza uğrayan mekanın evsahibesi ablalar, "duvak takınnn" deyince hepimiz "tamam abla" deyip ikiletmeden taktık tülleri ama çok güzel oldu:)) Bol bol fotoğraf çektik haliyle:))
Diyetisyenin rızasıyla o gece 3 kadeh şarap hakkım vardı.
Biz hapır hupur mezelere gömülürken, gösteriler de başlamıştı. Cahide'nin olayı bu, bol bol şov sergileniyor, arada feci şekilde oynak şarkılar çalıyor ve gerçekten ama gerçekten deli gibi eğleniyorsunuz.
İlk gösteride ten rengi tulumuyla lastik kız, bacaklarını düğüm yapıp kafasını aradan geçirmek gibi enterasan yeteneklerini sergiledi.
Peşinden dans ekibi çıkıp sahnede kudurdu bir güzel.
O ara ben tuvalete gidip Cahide'nin o kısımları nasıl dekore edilmiş, göreyim dedim.
Ben dönerken kız ve erkek dansöz çifti sahneye çıkmış, milleti coşturuyordu.
Sonra da çılgın bakire rahibeler sahneyi bastı, Whoopi Goldberg'ün Sister Act filmindeki "I will follow him" şarkısını söylüyorlardı:)))
Tabii her büyük eğlencenin finalinde olduğu gibi götlerini açarak şova ara verdiler.
Artık eğlence almış başını gitmiş, dananın kuyruğu kopmuş, ben de kendimi kaybetmiştim. Herhalde epeydir hiç içmiyorum ya, o yüzden 3 tane şarap beni pek fena etmişti.
Nihayet kınası yakılacak bütün gelin hanımları sahneye çağırdılar.
Kızlara kına yakıldı, sonra da Cahide'den düğün hediyesi geldi:
Bunun üzerine yine dansöz kızlarla kıvrak oğlan çıkıp iyice kudurttular bizi. Bu noktada herhalde ben "yeter artık, dayanamıyorum, bu kadar eğlenilmez" demiştim. Ama gerçekten bu kadar eğlenmeyi ben bilemedim, çatladım yahu kudurmaktan.
Ama dur, yeter, bittim yoktu Cahide'de, tam biz ter akıta akıta oynarken bir de dansöz ekibi çıkmasın mı?
Fakat ben artık fena olmuştum, dünyam dönüyordu, önce masaya çöktüm, sonra "ben eve gidiyorum" diyerek kendimi dışarı attım, hemen taksiye bindim ve Dolmabahçe'den inerken, kafamı camdan çıkartıp bööaarrggg diye kustum:))) O kadar utandım ki anlatamam, dilim dolanarak şöföre "afidirsin" filan dedim. Gerçekten şaşkınım dostlar. En son 15 sene önce böyle birşey yapmıştım ama o zaman bir fıçı bira içmiştim Andon'da, Taksim Meydanından kusa kusa geçmiştim taksiyle. Şimdi ise birkaç kadeh şarap beni bitirmişti. Kader utansın üleyynnn.
Eve gelip nasıl yattım bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Sabahın 6'sında karga sesleriyle uyanınca halimi farkettim. Işığı kapatmadan yatıp sızmışım. Pijamanın üstünü giymişim ama altı yok:))) Fakat makyajımı silmişim inanılır gibi değil :)))) Kendime tebrik koyup dişlerimi fırçalayarak tekrar yattım. Öğlene kadar uyumuşum.
Cumartesi duş alıp kahvaltı, sederjin, alka seltzer içe içe kendime geldiğimde saat 3 olmuştu:) Ben de kalkıp Topshop'a gittim ki, şu Kate'in önceki yazıda giydiği elbiseyi bulurum belki diye, ama bulamadım:( Neyse ki Mudo'dan iki önceki yazıdaki yeşil elbiseye benzer, pambıklı mis gibi bir yazlık elbise aldım. Pazar günü nikaha yeşil elbiseyle gittim.
İşte böyle dostlar. Dünya gözüyle Cahide'yi de görmüş olduk. Pahalı bir yer Cahide ama insan gerçekten "ohh değdi, helal olsun, çok eğlendim" diyor. Ne bileyim, fiks menü diye bardağı boş bırakmak filan yok, habire dolduruyorlar. Müzikler kudurtucu, şovlar komik ve gaza getirici. Bence gitmeye değer.
xo xo
Ama ah, o topuklu ayakkabılar ne eziyetti, alırken o kadar rahat olamalarına rağmen, şimdi üşüdüm diye mi ne, ayaklarıma büyük geliyorlar, taksi durağına yürürken lap lap ayaklarımdan çıkarak beni deli ediyorlardı. Neyse Zekiş "üzülme, içine ıslak peçete koyarız" dedi de içim rahatladı:))
Maçka'ya gelip mekanın aşırı derecede süslü, baştan aşağı abartılı, rengarenk kapısından içeri girdim. Genç adamlar kapıda karşılayıp vestiyer kullanmak ister miyim diye sordular. Vestiyerdeki oğlan yarı çıplak, pazularını sergiliyordu. "isterimmm" dedim ne diyeyim:))) Bir de teyzeler gibi "maşallah patlattım ve gülerek içeri geçtim.
![]() |
| vestiyer |
İçerisi adeta bir masal diyarı gibi, saçmasapan, renkli, kokoş, pırıltılı, tüylü, şaşırtıcı idi:))) Sanki içeride sim, tül, dore ve lame patlaması yaşanmış gibiydi:)) Sanki bir tavuskuşu bütün parlak tüylerini buraya kusmuş gibiydi:)))
Ağzım kulaklarımda Lady Charlotte'ın yanına koştum, her zamanki gibi pek güzeldi canım arkadaşım o gece:
![]() |
| Lady Charlotte |
Müthiş deri elbisesi ile Zekish de gelince Real Fiesta kızlarının çılgın eğlence gecesi başlamış oldu:))
![]() |
| Miss Judy, Zekish, Lady Charlotte |
Gelin hanımın arkadaşları kırmızı tüllü duvaklar, komik gözlükler gibi gerekli kına malzemelerini hazır etmişlerdi, masamıza uğrayan mekanın evsahibesi ablalar, "duvak takınnn" deyince hepimiz "tamam abla" deyip ikiletmeden taktık tülleri ama çok güzel oldu:)) Bol bol fotoğraf çektik haliyle:))
![]() |
| Edacık ve Lady Charlotte |
![]() |
| Gelin hanım ve Miss Judy Abbott |
Saat 21'de şarkılar eşliğinde yemek servisi başladı, masamız evvela mezelerle donatıldı. Hepsi de nefisti, meşhur spesiyalleri orospu mantısını da çok beğendim. Ayrıca ara sıcaklar eksiksiz servis edildi.
Diyetisyenin rızasıyla o gece 3 kadeh şarap hakkım vardı.
![]() |
| Miss Judy Abbott |
Biz hapır hupur mezelere gömülürken, gösteriler de başlamıştı. Cahide'nin olayı bu, bol bol şov sergileniyor, arada feci şekilde oynak şarkılar çalıyor ve gerçekten ama gerçekten deli gibi eğleniyorsunuz.
İlk gösteride ten rengi tulumuyla lastik kız, bacaklarını düğüm yapıp kafasını aradan geçirmek gibi enterasan yeteneklerini sergiledi.
Peşinden dans ekibi çıkıp sahnede kudurdu bir güzel.
O ara ben tuvalete gidip Cahide'nin o kısımları nasıl dekore edilmiş, göreyim dedim.
![]() |
| Tuvalet koridoru |
![]() |
| Bar |
Ben dönerken kız ve erkek dansöz çifti sahneye çıkmış, milleti coşturuyordu.
Sonra da çılgın bakire rahibeler sahneyi bastı, Whoopi Goldberg'ün Sister Act filmindeki "I will follow him" şarkısını söylüyorlardı:)))
Tabii her büyük eğlencenin finalinde olduğu gibi götlerini açarak şova ara verdiler.
Ana yemek olarak ızgara köfte, tavuk şiş veya somon balığı seçeneklerimiz vardı, ben köfte yedim, mis gibiydi. Yemekten sonra da tatlılar geldi masaya.
Artık eğlence almış başını gitmiş, dananın kuyruğu kopmuş, ben de kendimi kaybetmiştim. Herhalde epeydir hiç içmiyorum ya, o yüzden 3 tane şarap beni pek fena etmişti.
Nihayet kınası yakılacak bütün gelin hanımları sahneye çağırdılar.
Bunun üzerine yine dansöz kızlarla kıvrak oğlan çıkıp iyice kudurttular bizi. Bu noktada herhalde ben "yeter artık, dayanamıyorum, bu kadar eğlenilmez" demiştim. Ama gerçekten bu kadar eğlenmeyi ben bilemedim, çatladım yahu kudurmaktan.
![]() |
Ama dur, yeter, bittim yoktu Cahide'de, tam biz ter akıta akıta oynarken bir de dansöz ekibi çıkmasın mı?
Fakat ben artık fena olmuştum, dünyam dönüyordu, önce masaya çöktüm, sonra "ben eve gidiyorum" diyerek kendimi dışarı attım, hemen taksiye bindim ve Dolmabahçe'den inerken, kafamı camdan çıkartıp bööaarrggg diye kustum:))) O kadar utandım ki anlatamam, dilim dolanarak şöföre "afidirsin" filan dedim. Gerçekten şaşkınım dostlar. En son 15 sene önce böyle birşey yapmıştım ama o zaman bir fıçı bira içmiştim Andon'da, Taksim Meydanından kusa kusa geçmiştim taksiyle. Şimdi ise birkaç kadeh şarap beni bitirmişti. Kader utansın üleyynnn.
Eve gelip nasıl yattım bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Sabahın 6'sında karga sesleriyle uyanınca halimi farkettim. Işığı kapatmadan yatıp sızmışım. Pijamanın üstünü giymişim ama altı yok:))) Fakat makyajımı silmişim inanılır gibi değil :)))) Kendime tebrik koyup dişlerimi fırçalayarak tekrar yattım. Öğlene kadar uyumuşum.
Cumartesi duş alıp kahvaltı, sederjin, alka seltzer içe içe kendime geldiğimde saat 3 olmuştu:) Ben de kalkıp Topshop'a gittim ki, şu Kate'in önceki yazıda giydiği elbiseyi bulurum belki diye, ama bulamadım:( Neyse ki Mudo'dan iki önceki yazıdaki yeşil elbiseye benzer, pambıklı mis gibi bir yazlık elbise aldım. Pazar günü nikaha yeşil elbiseyle gittim.
İşte böyle dostlar. Dünya gözüyle Cahide'yi de görmüş olduk. Pahalı bir yer Cahide ama insan gerçekten "ohh değdi, helal olsun, çok eğlendim" diyor. Ne bileyim, fiks menü diye bardağı boş bırakmak filan yok, habire dolduruyorlar. Müzikler kudurtucu, şovlar komik ve gaza getirici. Bence gitmeye değer.
xo xo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Eksik kalan 69. ve70. bölümleri valla yazacağım, seriyi tamamlayacağım diyerek Ezel'in 71. ve de en sonuncu bölümüne geçelim. DİKKAT...
-
***Dikkat! Bu yazı Ezel dizisi hakkında spoiler içermektedir*** Birinci Kısım burada: Ezel, Bir retrospektif - 1.Kısım Ezel, romanı andır...





























