geçen hafta abimden guns n roses cd'lerini istedim sayın seyirciler, hayatta en sevdiğim, u2'dan bile kat be kat fazla sevdiğim, kendimi bulduğum, zamanında axl'ın enerjisine, dinamizmine hasta olduğum, nightrain'i, you ain't the first'ü, bad obsession'u , back off bitch'i ezzzbere söyleyip eşlik ettiğim grup... loaded like a nightrain.. aahh
hala mojo'da beni en gaza getiren şarkı sweet child o'mine'dır mesela
aah be, eşşek gibi özlüyorum bu grubu,
ben lisedeydim o zaman, bunnar konsere geldi inönü'ye. zamanın gençlik müzik dergisi blue jean "inönü'de güller açacak" diye kapak yapmıştı, hiç unutmam, biletleri aldık saha içinden, ama hergün bir dedikodu çıkıyordu, "axl ölmüş", "slash overdose'dan gitmiş" falan... ve geldiler ve ben oradaydım... hatta izzy stradlin bile istanbul konserinde çalmıştı, ne günlerdi yarabbim
işte sonra boktan bi şekilde dağıldılar, duff'ın slash'ın solo albümlerini sevmedim.
sonra axl'ı bi mtv ödül töreninde gördüm, yeni grubuyla "welcome to the jungle"ı söyledi, tipi kaymış, sesi o ince tınısını kaybetmiş... nerede o saçları uzun, saçları kızıl adam... böle minicik taytlar giyer, bandana takardı. onun yüzündendir ki abim bana levis'tan ilk ve de son bandanamı almıştır, yargıcı'dan aldığı mavi kareli gömleği de bana vermişti, benzeri axl'da var diye...
müzikleri, sözleri ve slash'in öldürücü gitar melodileri hala dağıtıyor, işte bunca sene ve hala hep onları dinliyorum, guns n roses'ın boşluğunu u2 ile doldurmaya çalıştım ama yetmedi onlar bana...
don't damn me when I speak a piece of my mind, 'cause silence isn't golden when I'm holding it inside