hayatın çakıllı ve de dikenli yollarında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatın çakıllı ve de dikenli yollarında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2011 Pazar

Arap saçına dönen iş durumları

Aman nasıl bir haftaydı bu? Kendimi günlerce çok kötü hissettim, gözlerim çöktü, cildim bozuldu, çirkinleştim stresten. Ama kendi suçum, herşeyi karıştıran benim:)))

Bildiğiniz gibi geçen hafta 3 adet seçeneğim vardı: Büyük firma, Eski firma, Küçük firma. Pazartesi günü de Eski firmada işe başlamıştım. İşte Eski firma o kadar eski, köhne, karışıktı ki Pazartesi adeta bir eziyet gibi geçmişti. Salı günü sabahın köründe, tekrar  gittim ve "özür dilerim ben burada çalışamayacağım" dedim, "dost kalalım" diyerek ayrıldım ve kaçtım oradan. Şimdi sanki bunların üstünden bir asır geçmiş gibi geliyor, sadece birkaç gün önce olduğuna inanamıyorum bu işlerin.

Ama Pazartesi günü ben dakikaları sayar, Eski firmadaki eziyete katlanmaya çalışırken birşey olmuştu. Küçük firma arayıp o akşam ikinci görüşmeye çağırmıştı. Yani ben Pazartesi akşamı Eski firmadan koşarak kaçıp, Küçük firmaya görüşmeye gitmiştim. Ve oradan bana "Çarşamba gel başla" demişlerdi. Ben de "olur" demiştim. Ah salak kafam.

Salı günü Eski firmadan dost kalarak ayrılıp eve geldim ve sıkıntılı bir gün geçirdim. Nedense ertesi sabah gidip yeni bir yerde işe başlayasım yoktu, içim çekmiyordu Küçük firmayı. Ama Büyük firmadan da haber gelmediğine göre ne yapabilirdim?? Acilen bir işe girip çalışmaya başlamam gerekiyordu. Sürekli başım ağrıyordu bu düşüncelerden. Bu ağrıların ortasında, Salı akşamı telefon çaldı, Büyük firmanın beni çarşamba günü arayacağı tüyosu geldi. Hoppaa!

Böylece ne yaptım? Çarşamba sabahı erkenden kalkıp Küçük firmaya gittim, "ben bu hafta işe başlayamayacağım, Pazartesi görüşürüz" deyip kaçtım oradan:))) Eve gelip Büyük firmanın aramasını beklemeye başladım: Tabii kimse aramadı. Artık ne hale geldiğimi tahmin edersiniz:)))

Perşembe günü bu sonsuz bekleyişe dayanamadım daha fazla ve bana tüyoyu veren şahsı arayarak durumu açıkladım, acilen bilgi istedim. "Benden haber bekle" dedi ve kapattı. Tabii  arayan soran olmadı, akşamı akşam ettik. Sonra akşamın o saatinde Küçük firma aradı, Cuma günü gelmemi istediler."Piki" dedim. Artık ne yapacağımı şaşırmış vaziyette idim. şaşkın şaşkın telefona bakarken tekrar çaldı telefon, Hoppaaa! Bütün gün beklediğim haber gelmişti, Büyük firma beni Cuma günü arayacakmış. Ulan!

Eh ne yapayım, Cuma sabahı kalktım gittim Küçük firmaya:)))) "Böyle böyle, benim durumum net değil, önümüzdeki hafta netleşecek" diyerek ayrıldım oradan:))) Eve geldim, beklemeye başladım, kimse aramadı HAHAAHAH. Artık hayattan tüm ümidimi kestim, "ben hayatta hep en kısa çöpü çekmek zorunda mıyım, hazır işi de elimin tersiyle ittim" falan filan bunalıp yerlerde yuvarlanırken, taa gece vakti telefon çaldı! Sonsuz bekleyiş sona ermişti. Pazartesi Büyük firmaya çağrılmıştım!

Oh be! Ulan şu Merkür'ün geri geri gitmesinden mi nedir bu başımıza gelenler??? Soktuğumun Merkür'ü ya! Hadi inşallah hayırlısıyla Büyük firmada başlarım, işalla yaleppim işalla süpaneke dinimiz amin!