shopping kitteh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shopping kitteh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2012 Cumartesi

Mağazaya girerken alarmın COV COV ötmesi

Bazen mağazanın tekine girerken kapıdaki alarm cov cov öter ya? Bilmem size de olur mu? Bana son zamanlarda çok olmaya başladı, ne felaket! Birşey çalmadığım halde mağazaya girerken ya da çıkarken cov cov alarm ötüyor, ışıklar yanıp sönüyor, kafalar bana doğru dönüyordu. Önce Akmerkez Mango'da öttüm. Öyle bir nümayişle mağazaya girince ne yapayım bari birşey alayım da çıkarken başıma birşey gelmesin diye ilk gördüğüm en ucuz elbiseyi kaptım, denemeden aldım. O elbise de işte yılbaşında şirket partisinde giydiğim elbise idi, karından büzgülü, hiç yakışmayan. Neyse, elbiseyi alıp alı al, moru mor ödeyip kapıya koştum ki COV COV COV hayminako yine ötüyordum. Neyse başıma birşey gelmedi, (sanki ne olacak, yukarıdan kafama kocaman bir çekiç mi inecek, dev fare kapanı üzerime mi kapanacak ahaahah). Döndüm kasaya, kasiyer kız torbayı tekrar barkod öldüren cihazdan geçirdi, "burada birşey yok" dedi manalı manalı:)) Tabii elbisede sorun yoktu, sorun çantamda idi, ben de yazık yine COV COV öterek terkettim mağazayı.



Sonra aradan bir zaman geçti, kızçelerle Cevahir'de buluşmuştuk. Ben erken gittim, madem öyle Zara'yı gezeyim dedim. Ama Ocak ayında indirimin yeni başladığı, milletin mağazalardan taştığı günlerdi. Kalabalıktan içim daraldı, kendimi dışarı attım, COV COV COV! Yine ötmeye başlamıştım! Üstelik her mağaza bana bu tepkiyi vermiyor idi, yani mayın tarlasında yürür gibi, bazen ötüyordum, bazen ötmüyordum ve nerede başıma bu işin gelebileceğini tahmin edemiyordum. Misal Koton beni sessiz sakin kabul ederken, LCW kapıdan içeri sokmuyor idi. İnci gel hoşgeldin diyor, Hotiç git bi çay koy diye dehliyor idi. Asabım bozulmuştu, ne yapacaktım? Kızçeler gelene kadar Pull&Bear önünde dikelip bekledim (Öterim diye korkudan içeri giremedim). Sonra da bir bir geliveren arkadaşlarıma derdimi anlattım, "öyleyken böyle, ötüyorum ben" dedim. Meğersem bu iş Seval'in de başına gelmiş, girmiş bir mağazaya çantasının yeniden canlanan alarmını öldürtmüş. Zombi alarmlar söz konusu yani. Ölüp ölüp canlanıyorlar.


Ya sabır diyerek gittik yemek yedik, sonra indirim zamanı ya, haydi mağaza gezelim dedik ve Zara'ya geri döndük. Aman ben daha girerken COV COV COV ötmeyeyim mi? Seval de öteden "aa hanımın çantası öttü, içinde ne var acaba" demesin mi? Mosmor oldum dostlar:)) Kasaya gidip durumu açıkladık, çantamı barkod cihazının üzerinde gezdirip barkodunu öldürdüler, ben de rahat nefes aldım. Ondan sonra rahat rahat ötmeden mağazalara girip çıktım ama her seferinde bir huzursuzluk ensemde... Ya öterse? Ya öterse? Bir de bilmem dikkat ettiniz mi, alışveriş merkezinde gezerken etraftan sürekli bu alarm sesi geliyor. Ay aman ben ötmeyeyim diye telaşlanıyor insan.


Bu hadiseden sonra epeyce bir süre huzurla mağazalara girip çıktım. Ta ki Perşembe gününe kadar... Perşembe günü kabus geri döndü, zombi alarm canlandı! Öğlen arasında işten kaçıp Marmara Forum'a gitmiştik yemeğe; Özlem çizme alacakmış, Hotiç'e girdik, girmemle ötmem bir oldu. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü tabii, cov cov cov! Sonra İnci'ye girdik, orada ötmedim. Daha da beter ikircikli bir durum... Ötecek miyim ? Ötmeyecek miyim? Kuş mu bu canım???


Nihayet Cuma akşamı iş çıkışı, son günlerdeki keyifsizliğimi retail therapy ile iyileştirmeyi düşünerek eve gitmekten vazgeçip Cevahir'e uğradım. Aklımda şöyle yan takabileceğim bir çanta almak vardı. Zara'ya girdim, girerken ötmedim ama çıkarken COV COV COV! Mango'yu denedim, orada da COV COV COV! O zaman ilk girdiğim yerde Seval'den öğrendiğim gibi yeniden canlanan zonbi barkodumu öldürtmeye karar vererek üst kata çıktım. Derimod'a bakayım dedim COV COV COV! Kasaya gittim, "öyleyken böyle, çantamın barkodu canlandı, öldürebilir misiniz" dedim. Kasiyer adam "Çantanızı Nine West'den almışsınız, ben öldüremem, onlar öldürebilir barkodu" diye refüze etti beni. Sinirim burnumun ucunda koşa koşa Nine West'e gittim, öte öte kapıdan içeri girip ilk gördüğüm tezgahtara "Ben bu çantayı önceden aldıydım da, ama barkodu canlandı da, her mağazada ötüyor da vıy vıy vıy" ağlandım, bıdı bıdı adamcağızın beynini yedim. Tezgahtar gayet sakin, "çantanız ötmez, biz çantaların içine barkod koymuyoruz, makyaj malzemesi var mı, onlar ötebilir" dedi. Ulan yüzüm pelte gibi sapsarı, suratımda bi damla boya yok ama benim cevap "aaa rujum var" ! Sonra da tam 3 tane ruju çıkarttım çantadan sihirbaz gibi ahahah. Adam çantayı kapıya götürdü, yine öttü namuzsuz. "Cüzdanınızı deneyelim" dedi, Seval'le beraber aldığımız eski mor cüzdanımı çıkarttım, adam denedi ve COV COV COV! Bunca zamandır öten, çantam değil, bu yandan yemiş, terbiyesiz, ahlaksız, alçak cüzdanmış meğersem dostlar!!!


Oracıkta oturup cüzdanımı zavallı masum çantamın içine boşalttım. Sonra o şerefsiz mor şeyi atsın diye bana yardımcı olan tezgahtara verdim, o da inat etti, cüzdanın içindeki barkodları sökmeye başladı. Ama epey uğraştı, tırnakladı filan. O uğraşırken ben de kendime yeni bir çanta seçtim ahahah. Yan takabiliyorum, benim ölçülerime göre biraz ufak ama güzel, hoşuma gitti:)

Tabii artık o alçak cüzdanı kullanacak değildim. Zaten eskimiş, yıpranmış, çirkinleşmiş idi. Hemen YKM'ye gidip bulduğum en ucuz cüzdanı aldım, ohhh. Kasada iyice öldürttüm barkodunu, sonra bir yere oturup her tarafına parmak atarak içinde barkod var mı diye güzelce kontrol ettim:)

Oh, artık içim rahat. Zombi barkodların saldırısından kurtulmuştum dostlar.

Sizin de başınıza geldi mi böyle COV COV hadiseler?

xo xo