snow white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
snow white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Once Upon A Time (2011)

Bu sene izlediğim diğer bir dizi Once Upon A Time oldu sevgili seyirciler. Kendisini Smash'in üstüne, Sherlock'un altına, kalbimin 2 numarasına yerleştirdim. Çok sevdim ve heyecanla ikinci sezonunu bekliyorum.

Dizimiz bilip bilmediğimiz masal kahramanlarının alayının yaşadığı Büyülü Orman'da başlıyor. Atıyla dıgıdık dıgıdık gelen Yakışıklı Prens, Pamuk Prenses'i öperek Kötü Kraliçe'nin büyüsünden kurtarıyor, ikisi evleniyor ve..

Pamuk

Hayır, sonsuza kadar mutlu yaşamıyorlar, düğünü basan Kötü Kraliçe en korkunç lanetini yapacağını ilan ediyor Pamuk'la Yakışıklı'ya. Bir zaman sonra hamile kalan Pamuk, hapishane hücresindeki Rumplestiltskin'i ziyaret ederek, Kraliçe'nin lanetini öğreniyor: Kraliçe bütün ormanı içindekilerle beraber gerçek dünyaya hapsedecektir, hepsi hafızalarını ve kim olduklarını unutacak, sıradan bir kasabada, büyüsüz, masalsız sıradan bir hayatta zamanın içinde hapsolacaklardır. Sonsuza kadar mutlu yaşadıkları mutlu sonlarını ellerinden alacaktır Kraliçe. Rumple, Pamuk'a bir şey daha söyler, karnındaki bebek 28 yaşına gelince bu büyüyü bozup Regina ile büyük bir savaşa girişecektir.

Böylece bebeği kurtarmak için, Usta Gepetto sihirli ağaçtan dolap oyar, Pamuk bu dolapla salimen gerçek dünyaya kaçıp kızını büyütebilecektir. Ne var ki tam lanet başladığında Pamuk doğum yapar, dolap sadece tek kişilik olduğundan bebeği içine koyup gönderirler, Kraliçe'nin laneti Büyülü Orman'ı çarparken sadece minik bebek kurtulabilmiştir.

Kraliçe Regina

Günümüzde, 28 yaşında yetim ve öksüz Emma Swan (Biraz aklımıza Bella Swan'ı getirse de korkmayın, hiç benzemiyorlar); doğumgününü tek başına kutlamaktadır. Minik pastasındaki mumu üfler, o anda kapısı çalar. Kapıda 10 yaşında çok sevimli bir velet vardır, isminin Henry olduğunu, Emma'nın yıllar önce evlatlık verdiği oğlu olduğunu söylemektedir.

çok sevimli bir oğlan, Henry
Şoka giren Emma ufaklığı evine götürmeye karar verir. Çocuk yolda Emma'ya akla hayale gelmez şeyler anlatır. Storybrook kasabasında zamanın durduğunu iddia eder, meydandaki saat hiç çalışmamaktadır. Çünkü kasaba halkı gerçek kimliklerini unutmuş Büyülü Orman ahalisidir, kim olduklarını, sevdikleri kişileri, kaybettikleri mutlu sonlarını anımsamadan sıradan hayatlar sürmektedirler. Lanet yüzünden hiç biri Storybrook'u terkedemez. Belediye başkanı aynı zamanda Henry'yi evlat edinen Regina Mills ise kötü kalpli Kraliçe'nin ta kendisidir.

Regina ve Emma
Tabii Emma bu çılgınca hikayelere inanmaz, çocuğu alıp Storybrook'a, Regina annesine geri getirir. Regina'nın haşin ve tehditkar tavırları, oğlanın sempatikliği ile birleşince; Emma kasabada bir süre kalmaya karar verir. O kararını verdiğinde meydandaki saat tekrar tiktaklamaya başlar.

Pamuk ve Yakışıklı
Dizi tabii asıl bundan sonra başlıyor. Biz izleyiciler olarak aslında herkesin bir masal kahramanı olduğunu biliyoruz. Dizi ilerledikçe her bölümde bir kahramanın hikayesi ele alınıyor. Hem Büyülü Orman'da aslında ne olduğunu öğreniyoruz, hem de Storybrook'da Emma'nın maceralarını takip ediyoruz. O kadar güzel yazmışlar ki, bütün masalları farklı bir açıdan ele almayı ve yenileyerek bize sunmayı becermişler. Özellikle Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikayesi çok zekice ve Güzel ve Çirkin masalı harikulade anlatılmış. Salt o Güzel ile Çirkin'den başlıbaşına bir dizi bile çıkar, o denli etkilendim bu ikilinin arasındaki kimyadan. Kim olduklarını da söylemiyorum, diziyi izleyenler görecek:) Kurgu gerçekten şahane ilerliyor, masalların arka planını keşfediyoruz. Kötü Kraliçe'nin Pamuk'tan neden nefret ettiği sorusu bütün sezon devam edip finale doğru cevaplanıyor. Ve harikulade yaratıcı senaryo ile, Büyülü Orman ile Storybrook; masal karakterlerinin kaderi ve kasaba ahalisinin kaderleri birbiri ile kesişiyor. Zaten bu akıllıca hikayesi bana diziyi hayran hayran izleten unsur. Bu açıdan Lost'a benzediğini söyleyebiliriz. Dizi yazarlarının Lost ekibinden olduğunu söylersem; ne demek istediğim daha iyi ortaya çıkar sanırım:)

Oyunculara gelecek olursak;

Büyülü Orman'ın Pamuk Prenses'i ve Storybrook'un kendi halinde minnoş ilkokul öğretmeni Mary Margaret'i Ginnifer Goodwin oynamış. Çok sempatik bir oyuncu, ekranda sevdim kendisini.

Regina ve elmaları
Kötü Kraliçe/Hain Belediye başkanı Regina'yı Lana Parilla canlandırıyor. Şahane bir kadın, zevkle izletiyor kendini. İlk bölümlerde biraz fazla oynuyor gibi geldi ama sonradan geçti o his.

Yakışıklı yavru:)
Yakışıklı Prens'i oynayan Josh Dallas kardeşimiz gerçekten çok charming ahahah:)) Storybrook'taki hali ise tam bir hödük:))

Herkesi bu lanetten kurtarması beklenen sorunlu kahramanımız Emma Swan'ı ise Jennifer Morrison oynuyor. Kendisini House MD dizisinden tanıyoruz zaten. Bana 28 yaşından büyük göründü, özellikle o çenesine sarkan ince dudaklarını botoks manyağı yaparak havaya kaldırmak istedim. Emma'nın oğlunu oynayan velet ise feci sempatik Jared Gilmore imiş. Mad Men'de oynuyor imiş. Bence çok başarılı idi.

Aman avcı vurma beni yavru
Dizinin bir diğer yavrusu, Kraliçe'nin avcısını oynayan Jamie Dorman. Storybrook'da Şerif Graham zannediyor kendini. Maşallah diyorum buradan kendisine.

Mr Gold
Vee tabii en sevdiğimi en sona sakladım, Büyülü Orman'ın kötü adamı, efsanevi Rumplestiltskin; Storybrook kasabasının herkesin gözünü korkutan mal sahibi Mr Gold karakterini İskoç aktör Robert Carlyle oynuyor. Ama ne oynamak, zaten böyle çirkin, karizmatik adamlara bayıldığım için ağzımın suları akarak izledim, onun olduğu her bölüm daha dinamik, daha dramatik, daha güçlü oluyor gibi geldi bana. Tabii Rumple'ın Büyülü Orman'daki hikayesini de öğreniyoruz ve Storybrook'da gerçekleşen sezon finalinde gelecek sezon için oldukça heyecanlı bir noktada ayrılıyoruz Mr Gold'dan.

Rumplestiltskin
İşte böyle dostlar. Çok sevdim ben bu diziyi. İzleyen var mı aranızda, siz de beğendiniz mi? hangi tipleri sevdiniz en çok? Rumple sevgime hak veriyor musunuz? :))

xo xo