sushico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sushico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

Yemek veya yememek, işte bütün mesele!

Minik Kübra ile bu hafta nefsimize ve de cüzdanımıza hakim olmaya, suşi yememeye karar vermiştik. Fakat haftanın günleri nemli, boğuk, sıkıcı geçiyordu; gönder gönder bitmeyen koleksiyonlardan canımız burnumuza gelmişti! Bitmeyecek miydi bu hafta? Ne yapmalıydık? Düşündük taşındık, suşi yememiz gerektiğine karar verdik.

Bugün hesap makinasını alıp sanki gömlek maliyeti hesaplar gibi suşi maliyeti hesapladım. Kübra yanımda gülmekten kırıldı ama o da Google'da Bon Jovi'nin karısını aratmış, tipini görmek için :)))) Neyse efendime söyleyeyim, birbirimize gülerken Sushico'nun menüsünü açtım internetten, ortalama kişi başı 24 parça yiyince doyduğumuzu göz önüne alıp, "suşi adı - parça adedi - fiyatı" şeklinde bir tablo hazırladım. Ülen! Doymak için kişi başı 72 Tele vermemiz gerekiyordu, bir de kola içsen, neredeyse 80 lira, çüüüş!

Neyse aklıma Sushico'nun sınırsız, yiyebildiğin kadar ye kampanyası geldi, Astoria'da hala devam ediyormuş bu kampanya, akşam 6'dan 10'a kadar, 44 Lira, istediği kadar special roll veriyorlar. Birer de kola içsek 50 liraya çıkarız deyip akşamı zor ettik ve kendimizi suşilerin ortasına attık.

Heyyy artık fotolorda kollarım düz çıkıyor yihhuu:))
Yiyeceğimiz çeşitleri işaretlememiz için bir liste verdiler, yine önceden çalışmanın faydasını gördük. Yılanbalıklıları pas geçip California roll, crunchy roll seçtik. Sınırsız suşinin de kuralları var netekim; yılanbalıklı alırsan 2 lira ekstra ödüyormuşsun, seçtiğin suşilerden yemediğin olursa onu da fatura ediyorlar, yanı sınırsız diye ne alırsan hepsini yiyeceksin, gerekirse  kusacaksın ama o tabaktakiler bitecek!

İlk kez yedim, Tokyo Sandwich

Sonrasında olanları bir perde ile gizlemeli, size göstermemeliyiz sevgili dostlar. Çünkü adeta kebap yer gibi tuhaf bir şehvetle o hap kadar suşilere gömüldük, ıhlaya ıhlaya (hani Ihlamurlar Altında - ıhlamışlar altımda karikatürü gibi Allah kahretmesin) yedik o suşileri; kendimizden geçtik, yüzümüz güldü, iş hayatının bunaltıcı sıkıntılarını unuttuk, halimize şükrettik.


Düşününce bir süredir tek zevkimiz bu idi. Hadi başka bir şey yemeye gidelim desek, attım pizza, kebap, lahmaç; ben gitmem. Ama suşiyi gönül rahatlığı ile yiyorum, birkaç saat sonra eriyip gidiyor zaten meret:)) Kendimi hiç kötü hissetmiyorum şu hap kadar şeyleri yedikten sonra, ufacık şeydeki keramete bak sen!

Yemekten sonra kalktık, hemen oyalanmadan Astoria'nın karşısında Quick Cafe diye bir yer var ya, havadar; oraya gidip Türk kahvelerimizi içerek bol bol gülüp eğlendik. Ama bana nasıl iyi geldi bu akşam anlatamam. Kaç gündür sıkılıp duruyor idim, gece erkenden yatsam da sabah kafamı yataktan kaldıramıyor idim, moralim yükseldi, enerjim iyileşti, yüzüm güldü dostlar:)

Yarın akşam da kızçelerle toplanacağız inşallah, enerjim tavan yapar artık, o moralle haftasonuna kavuşurum:)

xo xo


26 Şubat 2011 Cumartesi

Su-şişesi

Nihayet hem diyete uygun hem de lezzetli olan birşey yiyebilmiştim dostlar: Suşi:)))

Cuma akşamı işten çıkıp Yavuz abiyle Astoria'ya gittik, Ceydacık'la buluştuk. Ceyda eskiden bizim şirkette çalışıyordu, yıllardır senede 1 kez bile olsa buluşuruz, çok candır gerçekten. Dur bakalım bir dahakine bütün bizim ekiple buluşacağız, belki kahvaltıya gideriz, daha şenlikli olur:))

Giderken hani Cevahir otelin önünden Mecidiyeköy'e çıktığın yol var ya, aaa orayı kapatmışlar! Yavuz abi de daldı alt yollara, Mecidiyeköy gettosunun alt kısımlarında dolandık, dolandık, kaybolduk annem! O yokuşa çıktık, bu rampadan indik, birilerini takip ettik, geri döndük, bir de baktık Kuştepe çingene mahallesindeyiz! Yahu bu adamla ne zaman yola çıksak sonu Çingen mahallesinde bitiyor üstüme iyilik sağlık:)))

Sonunda Mecidiyeköy'e çıkıp Gayrettepe'de trafikte bekleyip Astoria'a gelebildiğimizde saat 8 olmuştu. Höh!

hap gibiydiler valla

Bu Astoria bildiğiniz gibi hep bomboş, sinek avlayan bir AVM idi. Bildik mağazası olmayan, Sephora ile sükse yapan, sineması güzel, yemek seçeneği az bir yerdi. Ha bi de 7 liraya içtiğim kolanın acsını hala unutamadığım Kitchenette var idi:(((  Şimdi restoranlar çoğalmış, Astoria'da otopark bile dolmuş, bir  kalabalık bir kalabalık, aman evlere şenlik, Sushico'da güçbela yer bulduk.

Sonra sushi, acılı çorba, şangay tavuğu, yaseminli yeşil çaya gömüldük. Ben suşi yedim, ohh midemde önce güzel bir doygunluk, sonra da bir boşluk hissettim, hap gibi suşilerin etkisi hemen geçiverdi:)))) Ama ohhh hem sağlıklı hem lezzetli yemekler de vardı işte, özlemişim suşiyi be. Öyle durup "ayy canım suşi çekti" diyen bir tip değilim, senede 1 kez yersem mutlu olurum ama:))

ceydacan ile tuhaf saçlı bir japon:))

Çançinçon yemeklerimizi yedik, çaylarımızı içtik, Astoria 11'e kadar açıkmış, ne güzel değil mi, şu AVM'lerin en uyuz yanı 10'da kapanıp tam sohbetin en tatlı yerinde sizi kışkışlamaları . Burada rahat rahat oturup yemekleri sindirdik. Sonra da evlere dağıldık. Çok güzel bir Cuma gecesiydi doğrusu.

Eve gelince hemen kahve suyumu koyup, kitabımı aldım ve sabahın 4'üne kadar okuyup bitirdim, Ölümsüz ve Bekar'ı.

Bugün ne okuyacağıma karar veremedim, bir sürü yeni kitabım var da. Geçen hafta Okuoku.com'dan aldım, fiyatları idefix ve diğer sitelere göre daha uygun. Pazartesi verdiğim sipariş Perşembe elime geçti, adım adım kargo takibi yapabildim. Hediye olarak da istediğim bir kitabı yolladılar. Şimdi hangisini okuyayım ona karar veremedim bir türlü.

Bu soğuk kış havasında evde kediyle oturup kitap keyfi yapmanın zevki de bambaşka doğrusu:))

Demin birazcık kar yağdı, 4 saniye kadar sürdü İstanbul'da kar yağışı :)))

iyi haftasonları dostlar:)

xo xo