Harry Potter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harry Potter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2013 Pazar

Expelliarmus: Kraliyet Ailesi Harry Potter Dünyasında

Gelmiş geçmiş en şahane Kate alert ile karşınızdayım benim canımdan çok sevdiğim izleyenlerim. Cuma günü sabahtan akşama kadar kıskançlıktan çatlayarak Kate'i izledim.

Cuma günü, Cambridge Düşesi Catherine; kocası keltoş William ve kaynı portakal Harry ile; Londra'daki  Leavesden Warner Brothers stüdyalarını ziyaret ettiler ve Harry Potter dünyasının açılışını yaptılar. Serinin yaratıcısı, biricik J.K. Rowling de oradaydı. Jo Rowling'le tanıştı diye Kate'i mi yoksa Kate, Wills ve Harry ile tanıştı diye Jo Rowling'i mi daha çok kıskandım bilemedim ahahahah:)))))

Düşes Kate, stüdyo ziyaretine bu sefer binlerce liralık tasarımcı kıyafetlerin yerine Topshop'dan 38 pound'a aldığı puantiyeli bir yazlık elbise ile katıldı ve tek kelime ile harika görünüyordu. Vallahi bayıldım, hatta cumartesi günü kalkıp Nişantaşı Topshop'da aynısından aradım. Benzerini buldum ama hem boyu kısaydı hem de pahalıydı, almadım ben de.






Selama bak selama, reverans yapılıyor Kate'e 



Stüdyoda önce Batman Dark Knight sergisini gezdi bizimkiler. Meğersem Prens William Dark Knight hastasıymış. "Christian Bale yaşlı ve yorgun, yerine isterseniz ben geçebilirim" diye önerdi stüdyo görevlilerine. Sonra Batpod'u görünce hemen atladı üzerine, bu esnada Harry'e "bunu haftasonu için ödünç almamız lazım" diyordu:)

Bebek'te üç beş tur atalım mı yavruuum?

Batmobile'i gördüklerinde ise iki kardeşin akılları çıktı resmen, William hemen arabaya girip oturdu, sonradan resmi açılış konuşmasını yaparken, "Batmobile'e bebek koltuğu ekleyebilir miydiniz?" diye sordu, çok sevimliydi:))




Hele Batsuit'i görünce her yanını kurcalayıp memelerini filan mıncıkladılar. Bildiğin Batman delisiymiş bunlar annem. Ben de Batman'i çok severim, oldu o zamaaaann:




Veee nihayet sıra Harry Potter dünyasına girmeye gelmişti. Canımız J.K.Rowling, nasıl becermişse aynen Kate gibi puantiyeli bir elbise giymişti. Kate, Rowling'le epey sohbet etti çünkü kitapları okumuş. William ise sadece filmleri izlemiş, hıh.

koşa koşa, uça uça gidip puantiyeli elbise almamız lazım ahahahah:)))

Haftasonu gezdim tozdum, her yerde hiç sevmediğim siyah-beyaz ÇİZGİLİ kıyafetler vardı, hiç PUANTİYELİ elbise yoktu dostlar, ne yapacağız ah vah eyvah, puantiye giymezse ölecek hastalığına mı yakalandım yoksaaa?




William, Kate ve Harry; o muhteşem kapıdan geçerek Hogwarts Büyük Salonuna giriş yaptılar. Ben bunların videosunu izlerken ağlamaklı oldum. Ulan Kate benim hayallerimi yaşıyor resmen, önce kraliyet mücevherlerini taktı, sonra da J.K. Rowling ile tanıştı, offf beee:))))

Harry, kızıl saçlarımdan ben suçluyum diyerek Weasleyler'in evine bir ziyarette bulundu:))




William ile Kate ise ASA DERSİ alarak düelloya tutuştular ühühühhü. Expelliarmus!!!!




Kate bu işi iyi öğrendi , savul Voldemort! Cadı Kate geliyorrrrr

 It's LeviOsanot LevioSA.

Hagrid'i görünce Kate'cik biraz tırstı sanırım:



Nihayet üç kafadar Diagon Alley setini gezdiler ve hep beraber asa kullandılar. Bugüne kadar gördüğüm en şahane Kraliyet Ailesi fotoğrafı bu olsa gerek. (Diğeri de olimpiyatlarda Kraliçe'nin James Bond ile helikopterden atlaması idi)

Expecto patronuuuummmmm

 William'ı kurbağaya çevirdiiimmm ahahahahah

Turun sonunda bizimkilere el oyması birer asa hediye edildi, hırff hüngüüürr


burnumuzu karıştırırız artık asayla, di mi canımm?


Üç acemi büyücü, sihirli Ford Anglia ile uçarak Buckingham Sarayına geri döndüler.




Bense Harry Potter'ı tekrar okumak için dayanılmaz bir istek duymaktayım...

Sevdiniz mi bu geziyi?


xo xo

17 Temmuz 2011 Pazar

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları, 2.Bölüm

Açıkçası ilk filmi izledikten sonra Ölüm Yadigarları'nın ikinci bölümü için beklentilerimi yükseltmiştim. Sonunda ortaya çıkan işin görselliğini beğendim. Hatta yıllar sonra ilk kez Daniel Radcliffe'in oyunculuğunu bile başarılı buldum, evladım nihayet oldu ama geç oldu biraz. Yalnız filmin temposu çok hızlıydı, ki bu da yönetmen David Yates'in geçmek bilmeyen hastalığıdır biliyoruz. Ayrıca filmi 3 boyutlu izledim, bundan da çok zevk aldım vs. vs. vs...

AMA,  FAKAT,  LAKİN,  GELGELELİM!!!!!

Yazdığım güzel şeyler sizi yanıltmasın, feci öfkeli ve şaşkınım. Çünkü bütün kitapların uğruna yazıldığı, bütün filmlerin uğruna çekildiği en önemli sahne; yıllardır görmeyi beklediğimiz o en büyük an resmen iğfal edilmiş, ağzına sıçılmış ve patır patır içine edilmişti dostlar. Yani şuracıkta oturup ağlayabilirim sinirimden, ne güzel bir film yapmışlar, yüzüp sonuna gelmişler, sonunda böyle bir hata nasıl yapılır, buna nasıl göz yumulur? David Yates bir daha büyük stüdyo işi alama inşallah, Steven Kloves senin de yüzüne tüküreyim PÜÜÜÜÜÜ!!! Yapımcı, sana da diyeceklerim var, bir daha hiç ödül alama inşallah ve hiç bir galaya davetiyen gelmesin beter ol! HÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜ. Hayal kırıklığım çok büyük.  Harika bir müzik parçası düşünün, gümbür gümbür geliyor ama sonunda pıssss, bir anda boşlukta bırakıyor insanı. Kendi salaklığım herhalde, Ölüm Yadigarları 1. bölüm'e kanıp, tamam son filmi yapar bunlar dedim. Aptal kafam.


BUNDAN SONRASI BOLCA SPOILER İÇERMEKTEDİR

Film, Hogwarts'a doğru ilerleyen ruh emicilerin ve pencereden uzaklara bakan Snape'in görüntüsü ile açıldı. Etkilendim. Ardından ilkinin bıraktığı yerden hikaye devam etti, Dobby'nin mezarından. Harry, Malfoylar'dan kurtardığı cincüce ile konuştu, Bellatrix'in Gringotts Bankası'ndaki hücresine girmeleri için yardım istedi. Hermione çoközlü iksirden içerek Bellatrix kılığına girdi. Helena Bonham Carter ne büyük oyuncuymuş, kendisini oynamaya çalışan Hermione'yi şahane canlandırdı, aslında Hermi olduğunu o kadar güzel ifade etti ki, işte oyuncu olmak böyle bir şeydi.




Kahramanlarımız aksiyon dolu sahnelerle bankaya girip höcreden Hufflepuff kupasını kaçırdılar, bankanın dehlizlerinde uyuyan kör ejderin sırtında kaçıp kurtuldular. Bu arada sadece filmi izleyenler için Harry kupanın hortkuluk olduğunu nereden biliyordu? Onun bir hikayesi vardı kitapta.

Harry son hortkuluku yoketmek için Hogwarts'a dönmeleri gerektiğini söyledi. Hogsmeade'e gelip Aberforth'un gizli geçidinde Neville ile buluşup okula döndüler. Ah o sahnede gözlerim şıpırdadı, Harry arkadaşlarıyla buluşunca -filmin açılışında çalmayan- klasik Harry tema müziğinin  çalması da beni etkiledi.



Yeni müdür Snape, bütün öğrencileri toplayıp Harry'i görenlerin öne çıkmalarını istedi, elini kolunu sallayarak Harry çıktı ortaya, arkasında Zümrüdüanka Yoldaşlığı, anam Amerikan filmi çevirseydiniz madem öyle? McGonagall hoca öne geldi, onu gördüğüme çok sevindim, yıllardır Maggie Smith ölmesin son filmde lokomotor büyüsü yapsın diye beklerdim de. Neyse bu saçmasapan sahne sonunda Snape tüydü ama bu sahne toptan yanlıştı. Hadi o ana kadar filmi beğendiğim için bunu tolere ettim.  Sonrasında da çok beklediğim lokomotor sahnesi geldi, Minerva heykelleri canlandırdı, "okulunuzu savunma zamanı geldi" dedi, yine gözlerim yaşardı benim, ama sonra Molly Weasley'e dönüp "hep bu büyüyü yapmak isterdim" demesi afetersiniz götüm gibiydi. Ne gerek var bunlara anlamıyorum, bu bir komedi filmi değil, iyi ile kötünün kadim savaşını anlatan, pek çok insanın öldüğü hüzünlü bir film. Çok gereksizdi bu espri.


Bütün öğretmenler ve yoldaşlık savaşçıları Hogwarts üzerinde koruma büyüleri ile kalkan oluşturdular. Bu sahne de hoşuma gitti. Ama Neville ile Seamus'ın köprüyü havaya uçurmaları çok saçmaydı. Bir de Lord Voldemort köpek sürüsü gibi ölüm yiyen ordusuyla gelmiş Hogwarts'a, ben ölümyiyenlerin bir avuç olduğunu sanıyordum, bu ne hacım dedirtti.

Sonunda Hogwarts'da savaş başladı. Sahneler çok hızlı geçiyordu, dedim ya, David Yates'in hastalığı bu, filmi zaten rahat anlatayım diye ikiye bölmedin mi, ne bu acele hala??? Hermi ile Ron kupayı yoketmek için Sırlar Odası'na gittiler, bu sahne kitapta görmediğimiz, salt bahsi geçen bir sahne idi, görselliğe dökülme şeklini beğendim. Bu esnada ise Hogwarts savaşına dair tek gördüğümüz duvarların yıkılıp çatıların çökmesi idi, insanların savaşına dair pek birşeyler göremedik. Halbuki öğretmenlerin alayı ve okulda kalan öğrenciler bilfiil savaşıyor, büyükler küçüklere destek oluyor, kayıplar veriliyor, bildiğimiz anlamda en korkunç haliyle bir savaş yaşanıyor olmalıydı.

Dışarıda kıyamet koparken Harry de Ravenclaw diademini bulmak için Helena Ravenclaw'un hayaleti ile sohbet ediyordu. Tamam kitapta var bu sahne ama, uzatmışlar mı ne yapmışlar, ben içimden söylendim, ulan kıyamet kopuyor Harry diadem için bi saat muhabbet çeviriyor diye. Bundan sonra diadem'i ihtiyaç odasında bulma, Draco ile yüzleşme, yangın sahneleri geldi. Diademi yoketmiş oldular.


Sonunda ortadan kalkacak tek hortkuluk Nagini kalmıştı. Voldemort'un kayıkhanede olduğunu anlayan Harry arkadaşlarıyla oraya gitti. Kitapta bu sahne Bağıran Baraka'da geçiyordu ama filme çekme çabası adına hoşgörülecek bir değişiklikti. Burada Voldemort, Mürver Asa'ya sahip olacağını zannederek Snape'i öldürürken camın arkasında katliama tanık olan Harry'nin ruh halini bence Dan Radcliffe çok güzel verdi. 8 filmi toplayın, şu çocuğun bir ilk filmde "Voldemort wants to kill... me?" deyişini bir de bu son filmdeki ağırbaşlı ve cesur Harry yorumunu sevdim. Harry olmak için fazlasıyla güdük oluşunu ise hiç sevemedim kusura bakmayın, Harry yeşil gözlü (anası gibi), dağınık siyah saçlı (babası gibi) ve de ince uzun boylu bir çocuktur. İstenen özellikler bu kadarcık idi, yapamadılar. Artık geçmiş olsun.

Snape'in ölmezden evvel salgıladığı hatıraları şişeleyen Harry; Dumbledore'un odasındaki düşünseline gidip Melez Prens'in öyküsünü nihayet öğrendi. Ah Alan Rickman bu rolü oynadığı için ne kadar teşekkür etsek az. Bir de adamın sahnelerini kuşa çevirdikleri o iğrenç filmler aklıma geliyor da, yine sinirleniyorum. Neyse, Snape'in, Lily ve James'in hikayesini izledik, burası da kırpılmıştı, yani Snape Lily'e aşıktı tamam ama sonra araları neden bozuldu, orası es geçilmişti. Lakin Snape'in katliamdan sonra Godric's Hallow'a giderek Lily'nin cesedine sarılıp ağlaması eklenmişti ki, tarumar oldum ben bu sahnede. Sonunda, düşünselini dolduran  son hatırada, Dumbledore ona "bunca zaman sonra hala?" diye sorduğunda Snape'in "Daima" demesiyle benim yüzümden yaşlar aktı. Filmin en güzel yeri idi bu sahne.



Nihayet gerçekleri öğrenen Harry, Voldemort ile yüzleşmek için Yasak Orman'a gitti. Giderken Hermi ve Ron ile vedalaşma sahnesinde yine gözlerim yaşardı. Ulan bütün film ağlayacaktım neredeyse, son kısımda bok etmeselerdi? Neyse, Harry ormana gitti, altın snitch'den diriltme taşını çıkarttı. Annesi, babası, Sirius, Lupin, bütün sevgili ölüleri karşısında belirdiler, bu sahnede de yaşlar aktı benden, güzel kotarılmıştı.

Harry Voldemort'un karşısına geçti. Voldi "avada kedavra" diye böğürdü. Harry'nin ruhuna yapışmış olan Voldi'nin son hortkuluğu yokedilmiş oldu. King Cross sahnesi ise kuşa çevrilmişti dostlar. Dumbledore ile Harry "Merhaba-Merhaba" tadında bir konuşma yaptılar. Madem adama Ölüm Yadigarlarını, geçmişi, Grindelwald'u anlattırmayacaktınız, sahne niye çekildi, ben onu anlamadım?

Harry ormanda toprağın üstünde yatıyordu, Ölüm Yadigarları'nı birleştirdiği için ölümün efendisi olmuş, yaşıyordu. Bu sahnede figürasyon olarak Hagrid nihayet göründü. Harry'i ona taşıtarak Hogwarts'a geldi Voldi ve ölümyiyenleri.

İşte bu noktadan sonra benim gözümdeki bütün yaşlar kurudu, içim buz kesti, akla mantığa sığmaz bir saçmalık ekranda belirirken filmin bütün tazı tuzu kaçtı, şu ana kadar aldığım zevk yokoldu gitti dostlar.



Voldemort ve ölümyiyenleri, Hogwarts ahalisi ile yüzyüze geldiler, Harry'nin cesedini görünce bir tek Ginny'den ses çıktı. Hani McGonagall'ın korkunç çığlığı? Hani Ron ve Hermi'nin haykırışları? Sonra da maalesef Voldemort'un Mehmet Ali Erbil performansına maruz tutulduk. Ulan adamı ne hale getirdiler inanamıyorum, Neville ile şöyle bir dalga geçti.. Gerizekalılar, Voldi Neville gibi safkan bir büyücü ile dalga geçer mi, kitabı bi zahmet okuyaydınız ya? Ya hakiki kral Neville'in konuşması?? Resmen filmden soğudum, Neville öyle "Harry kalbimizde yaşıyor" gibi konuşma filan yapmaz ki, o salt "Dumbledore'un Ordusuuuu" diye bağırıp seçmen şapkanın içinden beliren Gryffindor'un kılıcını çekse yeter, budur bizi canevimizden vuran şey. Sonra Neville Nagini'nin kafasını keser, Harry pelerinine sarılıp ortadan kaybolur ve Voldemort ile herkesin önünde son düelloyu yapar. Kitapta bu böyledir. Filmde inanamazsınız, Harry birden paldır küldür kaçtı, Voldi onu kovaladı. Ulan! Lord Voldemort! Harry! Bu sahnenin gerzekliğini anlatamıyorum, adeta Voldi Harry'i yakalayıp dizine yatıracak, poposuna morartana kadar tokatlayacakmış gibi bir hava oluştu anlatabildim mi? Bir baktık Voldi Harry'nin gırtlağına yapıştı, kuleden aşağı uçtular, bu esnada paralel kurguyla Neville abartılı bir müzik eşliğinde Nagini'yi doğradı. Kusura bakmayın, Francis Ford Coppola değilseniz eğer, paralel kurguya kalkışmak mallıktan başka birşey değil nazarımda. Bu mal sahneden sonra ise, Harry ile Voldi'nin asaları kenetlendi?? Hö?? Nagini ölünce de Voldi küller küllere dönüşür dercesine uçuşarak yokoldu.



Ulan kaç yıldır şu sahneyi bekliyoruz, ne diye böyle saçmalarsınız ki?? Harry ve Voldemort yüzyüze düzello ederler, Harry ona gerçekleri anlatır. Snape'in aslında hep Dumbledore'un yanında olduğunu, mürver asa'nın hakiki sahibinin de Snape değil kendisi olduğunu açıklar, Tom der, aşağılar Voldi'yi. Ve sonunda Voldemort'un "Avada Kedavra"sına karşılık, asla katil olmayan Harry, imzası haline gelmiş silahızlandırma büyüsünü yapar "Expelliarmus!". Voldi'nin asası elinden fırlar, Harry o asayı yakalar ve Voldi kendi asasından seken lanetle ölür. İşte bu kadar. BUNU DEĞİŞTİREMEZSİNİZ ya, hikayenin en mühim anını nasıl çıkartır da yerine abartılı amerikan filmine layık berbat sahneler koyarsınız siz ya? Expelliarmus nerede????  Sonra bir de Harry oğlanı sen git mürver asayı çatırt ortadan ikiye böl ahahaha, sinirimden gülüyorum, çocukcağız kendi asasını tamir edecekti hani?? Sonra 3 arkadaş Dumbledore'un odasına gideceklerdi , resimlerde uyuklayan bütün eski müdürler alkışlarken Dumbledore'un ve bizim gözlerimizden yaşlar akacaktı. Bu sahne nasıl es geçilir aklım ermedi. Epilog kısmından bahsetmiyorum bile.


İşte böyle dostlar, güzelce kotarılan Ölüm Yadigarları 2. bölüm,  finalinde maalesef herşeyi mahvetti, benim filmden aldığım zevk , döktüğüm gözyaşları heba oldu gitti. İçimde bir boşluk, ağzımda Bertie Botts'un Binbir Çeşit fasulye Şekerlemesi'nin kulak kiri tadında olanından yemişçesine berbat bir tad kaldı.

Çok şükür Harry Potter'ın katledilmesi sona erdi. Kitaplarımızla mutlu mesut yaşar gideriz bundan sonra.

xo xo

5 Ocak 2011 Çarşamba

Gereksiz işler müdürü iş başında

Yılbaşından beri hala size anlatmaya değer bir macera yaşamadım dostlar. Cumartesi, pazar evde kitap okuyup yatıp yuvarlanarak geçmişti. Pazartesi'den beri de sıkıcı ve de banal iş hayatına dönmüş bulunuyoruz. O yüzden en son uğraştığım boş işi anlatayım size dedim:)

Twitter'da Everest Kitabevini takibe almış idim, bi anons yaptılar, işte bilmem ne gününe kadar 1 adet Everest kitabı ile fotonuzu yollayın, biz de size ajanda gönderelim dediler. Ben de yılbaşı günü hazır evdeyim, çektim fötöyü gönderdim. Aha bu:


İçimden "inşallah sapıklık yapmak için kullanmazlar fotomu" diye geçirirken, dün akşam eve gittiğimde ajanda beni bekliyordu. Neyse bari bu saçma sapan hareketim bir işe yaramıştı:))

Ajanda ufacıcık birşey:


Günlük sayfalarının arasında renkli kitap tanıtım sayfaları da var, kitap kataloğu sevdiğim için bunlar da hoşuma gitti.


Bu ajandaya ne yazayım diye düşünürken, bu sene okuduğum kitapları bitirdiğim gün not alabileceğim aklıma geldi. Böylece aslında ne kadar kitap okuduğum ortaya çıkar.

Başka ne yaptım? Harry Potter ve Ateş Kadehi ile Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nın 2 diskli dvdleri çıkmış dostlar. Belki eskiden filmler ilk yayınlandığında da varmıştı, ama ben yeni gördüm. Bunları aldım tabii, söz konusu HP olunca kendimi kaybediyorum. Ateş Kadehi'nin 2. diskinde 3 Büyücü Turnuvası'nın oyunu var, dvd oynatıcının kumandası ile oynuyorsun ama artık benim kumandadan mı desem; dvd çalarımdan mı desem, bi türlü beceremedim .

Aslında merakım genel olarak filmlerin kamera arkası ile alakalı. Çekim hikayelerini izlemeye bayılıyorum nedense. Yani "aaa filmin büyüsü kaçtı" filan diye düşünmem. Efektlerin nasıl yaratıldığını görmeyi; yönetmenle, oyuncularla yapılmış röportajları izlemeyi; kesilmiş sahneleri keşfetmeyi severim. Bazı filmlerin eklerinde, başka oyuncularla çekilmiş deneme çekimleri de bulunuyor, çok acayip. Mesela ilk Indiana Jones filminde Tom Selleck ve Sean Young ile bir test çekimi yapılmış, acaba Indy'i Tom Selleck oynasaydı, yine bu kadar sever miydik merak ediyorum. Ya da efsanevi Rüzgar Gibi Geçti filminin baş kahramanı Scarlett'i canlandıracak oyuncu aranırken bilmem kaç tane deneme çekimi yapmışlar, bugün o çekimleri izleyip oyuncular arasında karşılaştırma yapmak oldukça enteresan oluyor.

Eveet, bu gereksiz işlerden başla aklımı kurcalayan 2 çok gerekli şey var :



Acaba henüz istediğim bilgisayarı almadan oyunları almak salaklık mı olur? Yoksa alayım bitmeden bulunsun mu? Neyse şu anda alamam zaten, maaştan sonra belki. Bu kış indirimleri epey sömürdüm, pantolon, bot, çizme derken iflas ettim. O yüzden bunlar aklımın bir köşesinde beni gutmaya devam etsinler. Yalnız şu Lego PC oyunlarına bayılıyorum, inanılmaz zevkli ve esprili oluyor sevdiğin filmleri Lego dünyasında yaşamak. Daha önce Lego Indiana Jones, Lego Batman ve Lego Star Wars oyunları için de aynı şeyi söylemiştim sanırım:)

İşte öyleyken böyle, bu hafta bitmeden yapmak istediğim şey ise Rapunzel filmine gitmek ve yeni gözlerimle 3 boyutlu film deneyimi yaşamak.

xo xo

20 Aralık 2010 Pazartesi

Harry Potter Film Wizardry

Bütün ciddiyetimle yemin ederim ki, hayırlı birşey düşünmüyorum!

Bugün sizinle Harry Potter Wizardry isimli kitabı inceleyeceğiz sevgili dostlar. (Resimlerin üzerine tıklarsanız büyüyeceklerdir)

Kitap; yaratıcı ekip ve oyuncuların ağzından filmlerdeki Potter dünyasının nasıl meydana getirildiğini anlatıyor.

Ben sevdiğim filmlerin 2 diskli özel versiyonlarını alırım; filmlerin yaratılma süreçlerini ; kağıda yazılı kelimelerden bizi gerçekliğine inandıracak bambaşka bir dünya ortaya çıkmasını hep büyüleyici bulmuşumdur. Bu kitap bir nevi Harry Potter filmlerinin 2. disklerinin özeti gibi.

Kitabın içindekiler bölümü :




Önsöz bölümünde set arkası fotoğrafları eşliğinde Daniel Radcliffe, Rupert Grint ve Emma Watson'ın kısa birer yazıları var, işte filmler hayatımı nasıl da değiştirdi, bu şans için minnettarım falan filan herhalde. (Daha okumadım kitaptaki yazıları) Karşı sayfasında ise çeşitli set arkası fotoğrafları görüyoruz.

Sonra filmlerin yapımcısı David Heyman'dan bir yazı ve Brian  Sibley'den yine fotoğraflarla süslü "Muggles Making Magic" diye bir yazı, yazıda J.K.Rowling'in hayalgücüyle yarattığı büyücülük dünyasının gerçeğe döküldüğü stüdyo anlatılıyor.




Bundan sonra tek tek filmlerin incelemesi başlamış. Felsefe Taşı bölümünün açılışında Rupert Grint geçmişe bakıyor diye ek bir yazı da var... İlerleyen sayfalarda yapım tasarımcısının not defterinden örnekler ve stüdyo callsheet örneği verilmiş.



Dan Radcliffe'in bu işte yer aldığı için ne kadar minnettar olduğunu anlattığı sayfalardan sonra harika birşey geliyor. Kitabın "Privet Drive No:4" sayfalarına bir adet Hogwarts damgalı mektup iliştirilmiş:



Keşke isim kısmını boş bıraksalarmış, kendi adımızı yazardık:))




Sonraki bölüm Dursleyleri anlatıyor. Mesela Marge halanın şişmiş halini canlandırmak için oyuncunun giydiği kıyafetin resmi bu bölümde. Ardından "Platform 9 3/4 " geliyor. Keşke buraya da bir Hogwarts bileti koysalarmış. Sadece resmi var.

Ron Weasley'i tanıyalım:





"Diagon Alley" bölümünde sayfalar açılıyor ve sokağın detaylarını görüyoruz:




Kitaba bir de Borgin & Burkes kataloğu eklenmiş:




Bundan sonraki sayfalar mekanlar  ve karakterler üzerine bilgi ve resim dolu. "Hogwarts Castle & Grounds", "Rubeus Hagrid", "The Great Hall" sayfalarından sonra Hermione Granger'ı yakından tanıyoruz:



Sırasıyla devam edersek, "Albus Dumbledore", "The Sorting Hat", "The Hogwarts Houses" bölümleri geliyor.




Buraya eklenmiş Advanced Potion Making kitabının içi şişe ve esrarengiz etiket stickerleri ile dolu. Yani bir yığın küçük şişe alıp bu etiketleri üzerlerine yapıştırabilirsiniz. Böylece mesela bir şişe çok özlü iksiriniz ya da adamotu özünüz olabilir:))




"Hogwarts Ghosts", "Fluffy" bölümlerinden sonra diğer bölümlere göre daha detaylı "Quidditch" geliyor. Büyücü satrancı hakkındaki sayfalardan sonra kitabın Sırlar Odası kısmı başlıyor. Burada da Emma Watson'ın geçmişe bakış yazısını okuyoruz. Yine yapım tasarımcısının notları ve callsheet'i görüp filmin detyalarının incelendiği sayfalara geçiyoruz.  "The Burrow",  "The Weasleys", "The Flying Ford Anglia", "Facts About The Faculty" (öğretmenlere bir bakış) , "Lucius Malfoy", "Dobby", "Gilderoy Lockhart", "Petrified", "Fawkes", "The Chamber Of Secrets" bu kısımda anlatılan detaylar.




Azkaban Tutsağı bölümünde bu sefer Tom Felton'dan  bir anı okuyoruz. Yapım tasarımcısının notları ve callsheet adından "The Knight Bus", "Sirius Black", "Dementors", "Buckbeak" ve tabii "Hogsmeade" kısımları geliyor. Burada Honeydukes reklamını kartona basmışlar ve bunu kesip katlayınca Honeydukes'da satılan şekerli kelebek kanadı ve karabiber kutularımız oluyor:)




Bu kısımda incelenen diğer konular "Ginny Weasley", "Remus Lupin", "The Boggart" ve  "Time Turner" oluyor.




Ateş Kadehi bölümü, minik Flitwick hocamız Warwick Davis'in geçmişe bakışı ile açılıyor. Yine yapım tasarımcısının notları ve callsheet; ardından 422. Quidditch Dünya Kupası programını buluyoruz kitabın içinde:




Programın arkasında tahmin edersiniz ki, balkabağı suyu reklamı var, ne sandın coca cola reklamı olacak değil ya!





"The Quidditch World Cup", "The Mark", "The Triwizard Tournament", "Rita Skeeter", "The First Task", "The Prefects'Bathroom", "Moaning Myrtle", oldukça detaylı olarak "The Yule Ball", "The Second Task", "Mad-Eye Moody", "The Third Task" bu kısımdaki diğer sayfalar.




Eğer siz de Yule balosuna gitmek istiyorsanız, kitabın içine bir davetiye koyuvermişler:)




Zümrüdüanka Yoldaşlığı bölümü şaşırtıcı ya da beklenir şekilde Matt Lewis-Helena Bonham Carter ikilisinin geçmişe bakışı ile açılıyor. Yapım tasarımcısının notları ve callsheet ardından bu filmdeki kahramanları ve kötüleri tanıyoruz. Ve ardından katlamalı sayfa açılarak "Black Family Tree Tapestry" gözler önüne seriliyor.





Tabii ki Dolores Umbridge kendi bölümüne sahip ve bu pespembe sayfalara Umbidge'in kararnamelerinden bir demet eklenmiş. Bunları çerçeveletip duvarınıza asarak kendinizi Hogwarts'da hayal edebilirsiniz.







"Dumbledore's Army", "Minerva McGonagall", "Neville Longbottom", "Beatrix Lestrange", "Thestrals", "Luna Lovegood", "Severus Snape" bu bölümdeki diğer sayfalar.








Böylece Melez Prens'e gelmiş oluyoruz ve James-Oliver Phelps kardeşlerden kısa bir anı okuyoruz. Yapım tasarımcısının notları ve callsheet arasında inanılmaz bir ek görüyoruz : ÇAPULCU HARİTASI:





Dışarıdan güzel görünse de içi sadece basitçe çizilmiş bir Hogwarts planı gibi, tek bir minik ayak izi yok. Keşke ayak izlerini koyup gözlerimiz  şaşılaşana kadar sevdiğimiz karakterlerin ayak izlerini aramamızı sağlasalardı. Maalesef olmamış.




Daha sonra "Revisiting Diagon Alley" ve kitabın en renkli sayfaları "Weasleys' Wizard Wheezes" geliyor.




Tabii Weasley şaka dükkanının kataloğu da kitabımızın içinden çıkıyor :














"Horace Slughorn", Draco Malfoy", "The Cave" anlatılan diğer detaylar oluyor. Gitgide kitabın detay derinliği azalıyor farkettiğiniz üzere. Daha kalın bir kitap olabilirmiş çok rahatlıkla.



 
Ölüm Yadigarları Birinci Bölüm'e geldiğimizde Daniel Radcliffe'den geçmişe bakış bizi karşılıyor.Yapım tasarımcısının notları ve callsheet ardında  Bill ve Fleur'ün düğünleri ve "The Ministry of Magic"  sayfaları geliyor. Burada bir adet sihir bakanlığı kimlik kartı buluyoruz. Aaa, Mafalda Hopkirk'ün kimlik kartıymış:)))






"Lord Voldemort", "Godric's Hallow", "The Lovegood House" sayfalarıyla kitabımızın sonuna geliyoruz. Gördüğünüz gibi sona geldikçe detay sayfalar azaldıkça azaldı.




Kitap bitti zannederken, Ölüm Yadigarları 2.Bölüm'den Gringotts Bankası ve İhtiyaç Odası sahnelerinin spoiler resimlerini görüyoruz:))






Saatler boyu eğlenceli vakit geçirtecek resim dolu, belki yüzeysel ama rengarenk Amerikan işi bir kitap. Harry severler ve filmlerin kamera arkasına geçmekten hoşlananlar bayılacaktır.

Muziplik tamamlandı!