aşk-ı memnu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk-ı memnu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2010 Cuma

Üzülme uyuz Nihal, babacık sana yeni Behlül alır

Firdevs , Firdevs nasılsın?
Ağzın burnun kasılsın
Sen bir küçük tosunsun
burnuna Bihter osursun!

Dün akşam işten çıkıp Minik Sinem'e Aşkından Memnunum dizisini izlemeye gittik dostlar. Sinem bize fırında tavuk, patates pişirmiş , bol bol salata yapmış... Gayet sağlıklı besleniyoruz yani, pislik güzelim zararlı şeyler yoktu.

Sonracığıma meşhur dizinin son bölümünü izledik dostlar. Bence çok başarısız, hatta rezalet denecek kadar kötü bir finaldi. Hiç tempo yoktu dizide yahu. Hem sıkıcıydı, hem de trajik olması gereken sahneler komediye dönmüştü. Sürekli uzun uzun bakışmalar, bir donukluk, bir olaysızlık...

Mesela millet yıllardır bekliyor ki Çatalboynuz Ednan olayı öğrensin, adamın ne tepki vereceğini görmek istiyoruz değil mi? Ulan 5 dakikada bitti herifin tepkisi, sen benim oğlumdun dedi o kadar. Siktir Ednan, sakın bizim dizimize Kenan Birkan olarak gelme e mi? 83'lü çıtırı alıp eve kapattın, akşamın yedisinde yatağa girip kıçını dönüp yattın, ne gezme ne tozma. Buruşuk. Sana mı kaldı lan güpgüzel Bihter. Bi de akılsız Bihter'i boşayacak idi. Keşke zamanında boşasaydın da Bihterciğim gencecik aygır gibi bi sevgili bulup gününü gün edebilseydi.

Sonracığıma şu ufak oğlan Bülent, büyümüş, genç irisi olmuş. Bi de terbiyesiz, görgüsüz veletin tekine dönüşmüş. Zaten bunlar nasıl zengin, asil aile anlamadım. Bütün hizmetçiler ve ev ahalisi mütemadiyen kapı dinliyorlardı terbiyesizler. Bu Bülent de arsız, görgüsüz bişey olmuş, bütün bölüm am biti gibi Behlül'ün peşinde, "kim aradı" "ne dedi" "ne olmuş" ananın amı olmuş Bülent anladın mı deyip bi tokat patlatasım geldi yeminle, ne terbiyesiz çocuksun, bi de Behlül'ün ceplerini, karıştırmalar, mesajları okumalar. Yuh. Üstelik o kadar olaydan sonra bu sivilceli velet olayı kopardı ya "Behlül eve gitti, Bihter herşeyi itiraf edecekmiş" Pes dedim, pesler pesi.

Nihal ise hep uyuzdu, uyuz kaldı. Allahın malı, beyinsiz Nihal'i. En başta Bihter'e iyi davransaydın, belki acır seni adam ederdi, işte belanı buldun, artık ölsen de verecek adam bulamayacaksın. O kuru Madama'ya kaldın. Bu Nihal'in kına gecesi nasıl bi kabustu dostlar? Behlül maskesi takmış bi sürü kadın, Hint müziği eşliğinde göbek attılar. Bu kadar fantastik bir senaryoyu ben bile yazamazdım, buradaki mantık beni aştı.

Matmazel'e de gıcık oldum, karı yıllardır Adnan'a veremediği için fıttırdı, arka kapılardan köşke girip, CSI Olay yeri incelemeye bağlayıp Bihterin arkada bıraktığı delilleri filan incelemeye kalktı. Ta düğün günü gidip Adnan'a şüphelerini anlatmaya karar verdi. Geberemeyen Beşir'in de aynı gün itiraf edip gebereceği gelmesin mi? Nihal'i öldürüyormuşlar. Ulan! Asıl Bihtoş'u öldürdüler. Nihayet Beşir'den bir Çatalboynuz olduğunu öğrenen Ednan eve koştu ya, şu dizinin tek hareketli yeri de orası oldu zaten.O sırada da Ednan'ın kalp krizi geçireceğini sanmadık değil:)))


Ve Bihter. Firdevs Hanım dışında şu dizide izlenesi tek şey, Beren Saat'in muhteşem güzelliği idi dostlar. Üstüne üstlük o kadar güzel oynuyordu ki, tek üzüldüğüm karakter Bihter oldu finalde. O hayal kırıklığını, Bihtoşun son ana kadar ümitle beklediği Behlül'ün mallığını anlayıp yıkılmasını çok güzel oynadı Beren. Finalin tek güzel, etkileyici, gözlerimizi dolduran sahnesi, Bihter'in kendini vurduğu sahne oldu. Beren Saat'in "emiceme bişey anlatma" diyen dangalak Behlül'e "Peki" deyişi, "onu terkedersen Nihal ölür diyorsun, ya beni? beni? beni? Bihterini?" sayıklamaları müthişti. Şu finalde izlemeye değen tek şey bu sahne idi bence dostlar. Sonuçta Bihteciğimin başını yediler, karakterli bi kız olduğu için kendini furup öldürdü. Keşke Bihter ölmeseydi:(( Gözü açık gitti Bihterciğim.


Sonunda sosyetikler Bihter'in cenazesinde, hizmetçiler de Beşir'in cenazesinde buluştular. Aaa, çok şaşırdım, Katya da Beşir'in cenazesine gelmişti, hem de kocisiyle. Karı aylarca Beşir'e vermeye çalıştı veremedi, herhalde ondandır ağlaması diye düşündüm.

Ve en rezil durum muhteşem Firdevs hanıma inmeler indirmiş alçakkk senaristler . Ulen! Haddinizi bilin. Firdevs'i nasıl o hale sokarsınız danalar?

Sonracığıma saçı sakalına karışmış bir Behlül gördük Bihter'in mezarı başında. HAHAAHAHAHAH. Bunu en son 40 yıl önceki Cüneyt Arkın filmlerinde görmüş idik, mezarlıkta saçı sakalına karışmış kör kemancı, "ben sizin babanızım yavvrumm" der filan hani :)))) Kısacası bu sahne de götüme benzemişti ama en azından Behlül ne kadar korkak ve alçak olduğunun farkına vardı, sonra da siktir olup gitti.

Ve en sonunda, kendini vurup giden gencecik bi kadının arkasından konuşan karaktersiz buruşuk Adnan ile güzel Bihter öldü diye zil takıp oynacak gibi görünen pislik Matmazel birbirlerine kaldılar, belalarını buldular. İnşallah beraber çok sakin bi hayat yaşayıp sıkıntıdan ölürler. Bihterin başını yediniz pislikler PÜÜÜÜÜ.

Böylece bir dizinin daha sonuna gelmiş olduk sevgili dostlar. EZEL'den gayrı dizi yalanmış diyor ve önümüzdeki maçlara bakıyoruz. Kenan Birkan Şener Şen olsun ulan.

xo xo

30 Ocak 2009 Cuma

Yemek macerası

Dün gece Sino'nun evinde çılgın bir only girls yemek düzenledik sevgili seyirciler. Ben de çok hasta olduğum halde dedikoduları kaçırmamak için gittim elbet. Fakat arkadaşlarım bana o kadar iyi baktılar ki. Marketten eve torba taşıtmadılar, eve gelince Sino'nun hazırlamış olduğu rahat köşeye yan gelip yattım, üzerime battaniyeler örtüldü, kumandayı da elime verdiler ve kızlar mutfakta harıl harıl salata ve tavuk hazırlarken (rejimdeyiz ya ondan heee, yoksa tat geçişmeli çılgın yemekler de yapardık eminim:) ben de Simpsonları seyrettim. Hoş, Lady Charlotte şimdi gülüyordur çünkü hasta olmasam da durum farklı olmayacak idi:)))

Neyse , sofra harikaydı, kocaman devasa salatalar nefisti, isteyene minik parçalar halinde ızgara göğüsler, isteyene kızarmış butlar, bir de paçozun başkanları ekmek de yediler bu kadar nefasetin yanında.

Yemekten sonra ben yine köşeme yaydım götümü yattım, Sino bana hap verdi, Kongest'in turbo versiyonu Kongest Forte, iyi geldi ama burnumun musluk gibi şıp şıp akması durdu. Sonra ben yayıp yatarken kızlar masayı toplayıp kaldırdılar. Valla beni hiç ayağa kaldırmadılar sağolsunlar.

Bu sırada Aşk-ı Memnu başlamış idi. Hep beraber mahallenin dedikoducu koca karıları gibi dizideki tipleri çekiştire çekiştire izlemeye başladık. Bu bölümde Firdevs yine döktürdü, ne muhteşem bir cadı karı haaa, gelsin bize de akıl versin, harika kendisi. Firdevs fan club kurasım var o derece. Bihter yine Behlül'e veremedi ve veremediği için çok sinirli idi. Nihal de tam Behlül hamamdan çıktığında sosisli sandövicinden bir ısırık alırım niyetiyle odasına daldı çocuğun ama o da eli boş döndü. Behlül bir ara Bihter'in odasına gizlice girdi, hah dedim, şimdi minik dantelli donlardan birini alıp kafasın geçirecek. Sadece kızın parfümünü kokladı. Tabii buralar hep senaryo yazamayan vatandaşların vakit dolsun diye koydukları iğrenç sahnelerdi, 10 dakka parfüm mü koklanır bebeğimm? Yani kaç bölümdür beklediğimiz saldırı bu bölümde de gerçekleşmedi anacım.

Fakat dizinin en evlere şenlik anı, Firdevs'in ateşli hizmetçisi Tatyana'nın, donlarını fora edip mutfak ekibinden Beşir'in odasına daldığı andı. Beşir gözlerini karının memelerinden alamasa da iffetine sahip çıkıp odasından dehledi Tatyana'yı :))

Ulan ne biçim yalı hee, herkesin birbirine veresi, beraber frankfurter yiyesi var, bi tanesi boş değil , yakında tren yaparlar, al takke ver külah, hepsi de akraba olur sonunda!

18 Ekim 2008 Cumartesi

Öyleyken böyle

Pek sakin bir hafta geçti gitti. İş açısından değil, macera açısından. Her akşam geç çıktığım için ofisten, macera da yaşayamadım bu hafta. Yaptığım en güzel şey şu idi : Salı ya da Çarşamba akşamı olacak, markete uğrayıp bir hevenk muz, iki paket yeşil elma aldım. Evde de mandalina vardı. Tabağıma sapsarı muz, yemyeşil elma ve canlı parlak koyu sarı mandalinleri dizince o kadar güzel göründü ki! Bütün bir hafta en çok hoşuma giden bu güzel meyve renkleri oldu.


Bu hafta yaptığım diğer bir şey de Aşk-ı Memnu dizisini izlemek oldu. Meşhur TRT versiyonu ben doğmadan önce oynadığından onu izlemiş değilim. Fakat romanın layıkınca uyarlanması için sanki dönem dizisi olması gerekiyor. Bu devirde yasak aşk mı kaldı? Bihter hanım kızımız Ednan Beyi bırakıp Matmazelle Parise kaçsa normal gelecek neredeyse. Nerede kaldı Behlül'le boynuzlamak. Zaten Ednan Bey rolünde Selçuk Yöntem pek fena bence. Tip olarak yani. Adamda zengin yalı çapkını tipi yok. Hani yün bere taksın yalının önünde balık tutan namuslu kendi halinde bir adam olsun tamam. Bir de o potur suratı, vantuz gibi dudakları ile Bihterle aşk sahneleri yaşayınca gönlüm bulandı biraz. Ne bileyim bu rolde Rutkay Aziz olsaydı, ya da Haluk Bilginer. Hoş ben Bihter olsam, Ednan bey de Haluk Bilginer olsa, 100 gönlümün birini Behlül'e vermez idim o ayrı hahahaahahyyt.

Neyse bu dizide bir Nihal var, uyuz Nihal. Babası Bihter'le evlenecek diye ayılıp bayıldı. Suratsız nemrut birşey. Bir de kızcağıza sürekli fena elbiseler giydirip pilli bebek gibi yürütmüyorlar mı? Zavallım, o bir içim su Bihter'in yanında balkabağına dönüyor. Halbuki güzel bir kız aslında. Bunun bir de kaknem dadısı var. Bu devirde kaldı mı matmazelle büyüyen kız bilmiyorum da, bu dizide var işte. O da yere bakan yürek yakan Ednan Beye aşık. Fakat dediğim gibi Ednan Bey güzeller güzeli Bihter'den başkasını istemiyor. Bihterciğin de tek istediği cadaloz annesinden kurtulup Ednan Beyin yalısında bir eli yağda ötekisi havyarda keyif çatmak. Amerikalarda okumuş ama çalışayım diye bir derdi yok. Annesi de Firdevs Hanım, yani Nebahat Çehre, bir giyiniyor ki sormayın, hele son bölümde gündüz vakti giydiği siyah parlak deri eldivenler evlere şenlik idi. Firdevs'in arzusu da damadı Ednan' söğüşleyerek yalısında sürdürdüğü Lüküs Hayat'a devam edebilmek .

İşte durum öyleyken böyle. Neyse ki Cnbc-e'de Starter Wife ve de Gossip Girl izleyebiliyoruz da aklımız başımıza geliyor .