Geçen hafta sonu, Judy arkadaşınız nihayet şeytanın bacağını kırdı, suya girdi dostlar. Hani geçen Mayıs'ta sucuk mangal partisi düzenlemiştik ya, Deniz'in havuzunda aklımız kalmıştı. İşte havuzun sezon açılışını geçen haftasonu yapabildik.
Hava çok güzeldi, sıcacıktı hem de püfür püfür rüzgarlıydı. Saatler süren yolculuktan sonra Büyük Çekmece'deki eve gelir gelmez soyunup kendimizi havuza attık. Su serindi, havuz derin ve maviydi, kızçeler pek neşeliydi. Parmaklarımız kuru erikler gibi büzülüp, dudaklarımız soğuktan titreyene dek havuzda oynadık. Sonra kendimizi havuzun etrafındaki yastıklara, şezlonglara attık. mamışlarımızı yayıp yatarak bir güzel güneşlendik, D vitaminine doyduk dostlar. Bu esnada bol bol fotoğraf da çektik ama kızçeler yemin kasem verdi, fotoğraflar mühürlenip kaldırıldı:)))
Öğlen yemeğinde Denizo bize hani şu Tefal'in sadece 1 kaşık yağ ile çalışan zamazingosunda sosis, patates kızarttı. Bunları çok nadir yediğim için bayılıyorum, benim için gerçek bir ziyafet oldu sosis ile patates:)) Börek de vardı ama ben yemedim tabii. Bol bol salata ve peynir de masamızda yer alıyordu. Böylece gölgede yiyip içerek karnımızı doyurduk. Sonra yemek rehavetini atmak için hurraaa bir daha havuza atladık, ah ne güzeldi suya girmek.
![]() |
| Tefal'le yapılan nefis sosisler |
Yine üşüyüp titreyince kendimizi güneşe verdik, ben birazcık yandım, hatta biraz bazı yerlerim kızardı. Dün de tatlı tatlı kaşınmaya başladı bu yerler. Bugün de derilerim soyuluyor, tam yaz mevsimi işte. Güneşte yanmanın ne kadar zararlı olduğunu çok iyi biliyorum da, şu hastalıklı sarı beyaz tenim yerine güneşte kızarmış sağlıklı görünen cildi tercih ediyorum. Sonuçta bir sürü ben çıkarttım. Hatta evi pire bastığında üzerimdekiler pire mi yoksa ben mi anlayamamaktan ötürü kafa karışıklığı yaşadık, ama bu bambaşka bir hikaye idi:)
daha sık görüşmek ümidiyle:)
xo xo




