johnny depp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
johnny depp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2011 Perşembe

Kaptan Jack Indiana Jonesculuk oynuyor : Pirates Of The Caribbean On Stranger Tides

Dün akşam iş çıkışı şirketin yakınlarındaki bir sinemaya giderek en sonuncu karayip Korsanları filmini izledik sevgili seyirciler = Karayip Korsanları : Gizemli Denizlerde


İzlediğim versiyon 3 boyutlu değildi, önce üzüldüm ama sonradan Ekşi Sözlük'de filmin 3 boyutunun çok başarısız ve göz yorucu olduğunu öğrenince üzüntüm geçti, iyi bari gözlerim ekstradan yorulmamış oldu.  Şahsen 3 boyutun eksikliğini de hissetmedim, zira filmin görüntüleri gayet zengin ve etkileyici idi dostlar.

Serinin dördüncü filminde bildiğiniz gibi Will (Orlando Bloom) ve Elizabeth (Keira Knightley) kadrodan şutlanmışlar, pek de güzel olmuş. Film baştan sona bir Kaptan Jack Sparrow senfonisi olarak geçti, canımıza minnet. Gelgelelim Kaptanımızı biraz fazla becerikli buldum bu filmde, maşallahı vardı Jack'in, adeta bir Indiana Jones tadıyla tuzaklardan kurtulup haritaları takip ederek Gençlik Pınarını bulmaya çalıştı.


Bu macerada kırıtık Kaptan Jack'e erkek fatma bir kadın korsan eşlik ediyordu : Angelica. Penelope Cruz bu rolde hem güzel ve şahaneydi, hem de Johnny Depp ile ikisinin kimyaları mükemmel tutmuştu, çok sevdim bu ikiliyi beyazperdede.

Canımız, hastası olduğumuz haşmetli Kaptan Barbossa, bu macerada yine bizlerle birlikteydi. (Geoffrey Rush çok yaşlanmış ama hüü). Barbossa ve Jack'in  ikili sahneleri filmden en çok zevk aldığım anlardan oldu.


Filmin kötü adamı ise lanetli ve de efsanevi kaptan Karasakal idi! Karasakal'ı da Ian McShane canlandırmış ve görmelere seza bir performans vermiş. Adamın perdede belirdiği her sahnede gözlerine kilitlendim, gözleriyle oynadı resmen Karasakal'ı.  Ya da ben çirkin ve karizmatik İngiliz aktörlerden çok etkilendiğim için bana öyle geldi, bilemeyeceğim.


Filmimiz baştan sona oldukça curcunalı, zengin görüntülü ve hareketli idi. Özellikle engin denizlerde yelkenler fora tam yol ileri giden muazzam kalyonların manzarasına bayıldım. En çarpıcı kısımlardan biri de tabii ki meşhur denizkızları sahneleriydi. Denizkızlarını oynayan acayip güzellikteki ablalar nefes kesiciydiler. Yuh ya çüş, bu kadar güzel olunmaz ki diye isyan ettirdiler.


Sonracığıma korsan gemilerinin ihtişamlı karmaşası, bol kılıç şakırtılı düellolar, tuhaf bir hazine haritasını çözüp gerçek üstü bir ödülü bulmaya çalışan serüvenciler, hepsi bu filmde bol bol mevcuttu. Özellikle bu son bahsettiğim sahneler aklıma Indiana Jones filmlerini getirdi, Kaptan Jack'i biraz Indy'e benzettim bu filmde.

Filmle ilgili bir şikayetim, her sahneye bol bol döşenmiş müziği oldu, o bildik Karayip Korsanları melodisi her çatışma sahnesinde bam bam çalmasa daha hoş olurdu. Eve gelince ağrı kesici içtim, sinemada başm tuttu resmen, ben size öyle söyleyeyim.

Bir de bu son filmde yönetmenin değişmesiyle, Karayip Korsanları tam bir Disney filmine dönmüş.  Filmin havası farklı sanki. Jack ve Angelica arasındaki hikayeyi de biraz abartı buldum. Yani Jack bu kadar da romantik bir adam değildi sanırsam?


Sinemada izlemek gereken evlere şenlik Johnny Depp gösterisi, şakırtılı korsan eğlencesi, etkileyici manzaralı egzotik memleket serüvenleri... Tavsiye olunur.

DİKKAAAAAATTT!!! Film bittiğinde paldır küldür çıkıp gitmeyin, bekleyin yazılar aksın geçsin, yazılardan sonra filmin GERÇEK FİNAL SAHNESİni göreceksiniz. Biz bekledik ve izledik, o sahneyi sadece biz görmüş olduk koca sinemada, diğer herkes kaçıp gitmişti.

BİR DEEEEEEE : Papaz'a dikkat! :)

xo xo