Amannn ölüyorumm ıııhhhhh
Cumartesi sabah bademciklerim şişmiş, sesim bir tuhaftı. Zaten akşamdan kalmayım, o berbat halimle diyetisyene gittim. Gece içtiğim 1 şişe şarap 1 kilo fazla olarak tartıda çıktı yemin ederim. Perihan çok kızdı, meğersem alkol çok şişirirmiş, bi de antibiyotikler. "Ben sizinle ne yapacağımmmm, benim sözümü dinlemeyecekseniz neden bana geliyorsunuzzzzz" diye inlerken ben de salağa yattım, "işte Sinem'in tirbuşonu yokmuştu, mantarı içine ittik, sonra napalım, yazık olmasın diye içivermiştim" diye anlatıyorum, kadın iyi yine "götünüze soksaydınız" demedi, "şaraba acıyor, kendine acımıyorrrr" diye sinirlenmekle yetindi. Bana da şok diyet verdi çünkü 67-68 iloda kalmıştım haftalardır. Ben de Taksim'e gelip Lady Charlotte ile buluştum.
İstiklal caddesinde tanık olduğum en coşkulu, en kalabalık yürüyüş vardı sevgili seyirciler. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş taraftarları biraraya gelmişler, "Akepe'yi istemiyoruz, Tayyip şaşırma sabrımızı taşırma, re re re, ra ra ra Tayyip Erdoğan İstifa" sloganları ile yürüyüş yapıyorlardı, muhteşemdi tek kelimeyle.
Ben de slogan ata ata Midpoint'e gelip Lady Charlotte ile buluştum:)) Pencere kenarındaki masada yemek yerken Hürrem Sultanı gördük, kıpkızıl saçlarıyla İstiklal'de yürüyordu hızlı hızlı, valla çok güzel, oldukça gözalıcı, pek tatlı bir kadın,
Yemekten sonra Terkos pasajını, Bershka'yı gezip şöööyle bir Galata'ya uzandık. Kulenin yanından dar yollara girip oralara saklanmış otantik mağazaları gezdik, herşey o denli otantikti ki, biraz içim kalktı ama minik Japon teyzelerin keyifle alışveriş yaptıklarını görünce sesimi kestim:)))
Gülerek indiğimiz yolları inleyerek çıkıp kendimizi her zaman tercih ettiğimiz Tünel'deki Gloria Jeans'e attık, kahvelerimizi içip dinlendik. Dışarı çıktığımızda ise maalesef yine yağmura yakalanmış idik, biraz daha gezmekten vazgeçip evlere dağıldık.
Ayy aman eve gelince ben bi fena oldum, heryerim ağrıdı, sedergine içip ter boşalttım, gece 2'de uyuyabildim. Pazar sabahı korkunç bir karın ağrısıyla uyanıp tuvalete zor yetitim resmen. Bu ne ya, diyetisyen ayarımı bozdu benim, ya kabız ya cırcır oluyorum hıh:((
Neyse sonra bi tane antibiyotik buldum evde, onu içtim de boğazımın şişi indi, akşama kadar limonlu yeşil çaylar içip terleyince, şimdi epey açıldım sanırım.
Bugün Shantaram okuyacaktım ama canım oyun oynamak istedi. Biblio'nun tavsiyelerinden Return to Ravenhearst isimli gizli obje macerasını oynadım, çok zevkli idi.
Artık Behzat'ı izleyip haftasonunu zevkli bir şekilde bitirme zamanı geldi.
xo xo
sakin bir pazar günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sakin bir pazar günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ocak 2011 Pazar
10 Ocak 2011 Pazartesi
Bu akşam Ezel de yokmuş zaten
Öf ya, neden böyle oluyor? Halbuki hava şahane, Ocak ayının ikinci haftasına günlük güneşlik başladık, mor eteğimi üşümeden giyebildim yani. Fazla keyfim kaçmadan eve gidebilirsem şöyle ayaklarımı uzatıp defteri kalemi alıp Ezel izleyebilirdim amma yokmuş bu akşam yeni bölüm.
Pazar günüm Kürk Mantolu Madonna ile geçti , bi sıkıldım, bi darlandım, zaten 160 sayfa kitap, bitmek bilmedi, madonna taa 55. sayfada ortaya çıktı, sonra ben uyudum uyandım, baktım hala bitmemiş, kendimi sıkıp okudum, bitirdim:))
Allahtan akşam Behzat Ç. vardı da çok eğlendim. Artık resmen gülüp coşayım diye izliyorum Behzat Ç.'yi, o Harun'un tepkileri yorumları beni bitiriyor. Amirim de çok güzel oynuyor zaten, bakışları, kızgınlıklarının altında ekibini kollaması, Şule'ye tavırları şahane.
Dün akşamki cinayet mevzusu umrumda bile değil de, (spoiler var aga), bu Hayalet'in aşık olduğu kadının kocası ortalarda yoktu ya, kadın öldürmüş, arka bahçeye gömmüş meğersem kocayı ahahahaah. Hayalet, Harun, Akbaba da ceseti çıkartıp kimsesizler mezarlığına gömmeye karar verdiler.
Harun'un tepkisi : ne güzel polis vatandaş elele ne güzel ya, siz öldürün, biz saklarız.
Sonra bunlar gittiler kazma kürek hafriyata, Harun : sen affet yaleppim töğbe estağfurullah, ben yine yuvarlandım yerde:))) Kazıp çıkarttılar, ceset kokmuş, bunlar kusuyor, öğürüyor, o koku bizim eve kadar geldi, fena olduk valla. Alıp arabanın bagajına sakladılar tam o esnada bunların ne halt yediğini merak eden Behzat amirim çıktı arabadan HAAHAHAHAH İşte Harun burada yine şahaneydi : ananı bacını s**eyim, ananı bacını, abi, amirim sen napıyon? abi bak herşeyi anlatayım bak, allahııım. Ama büyük harflerle ve çok hızlı düşünün bunları, oyunculuk kusursuz, Harun'un sonraki saçmalamaları filan harikaydı. Yarıldım resmen lan!!! Behzat bunları bi güzel fırçaladı, hepiniz mal mısınız dedi, Harun perperişan anlatmaya çalışıyor : Bu mal aşık oldu, bu mal da kokladı buldu... Behzat'ın cevabı: Bu mal da kazıp çıkarttı. AHAHAHAH. Derken Behzat amirim de mallara katıldı, götürüp gömdüler adamı, Hayalet : Bi elham melham okusak mı napsak?. Tövbeler olsun bunlar yanyana dizilip dua da okudular :))) O esnada Akbaba "ben bilmem" diye kaçmıştı yanlarında, arkadan bi gazeteci çıkıp şakır şakır fotoğraflarını çekti bunların falan filan.
Valla Behzat yazmaya niyetim yoktu ama, o kadar hoşuma gitti ki, o kadar beğendim ki yazmadan duramadım bu ceset çıkartma sahnesini:)))
Sanki Akbaba yine bunları satmış gibi bi hava oluştu ama bence öyle değil. Ayrıca ceset hakikaten Feride'nin kocasına mı ait? Bilmiyoruz çünkü battaniyeye sarılıydı. Siz ne düşünüyorsunuz?
Sonra, bu kafayla ortaçağ melodramı Deniz Katedrali isimli romanı okuyamayacağıma kanaat getirerek, Tarihçi'ye başladım. Vayyy ne kadar insanı içine çeken, akıcı, heyecanlı bir romanmışsın sen Tarihçi. Ha bu bölümü de okuyayım, ha şu 10 sayfacık daha derken saat 1 oldu, sabah kalkamam diye üzülerek kitabı bırakıp yattım. Artık bu akşam Ezel yokmuştu madem, Tarihçi'ye gömülürüm ben de. Vlad Tepeş hala hayatta! Anneee!!!
Şimdi yarım saat geçse de öğle yemeğine çıksam. ne yiyeceğimi düşünüyordum: 4 köfte + 1 kase çorba mı? 1 tabak kurrru fasulya ile 4 kaşık pilav mı? Ya da bakalım ne pişirmişler bugün lokantada. Sonra güneş gözlüklerimi takıp Kurtuluş mahallesinde yürüyüş yapacağım. Şirkete dönerken de markete uğrayıp Activia yoğurduyla muz takvimini kurmak için gerekli malzemeleri alacağım. (Gerekli malzemeler : 5 adet muz)
Bu şirin ruh halimin sizlere de sirayet edeceği güzel bir gün dilerim dostlar. Hayret ben de şaştım, bugün hiç gamlı baykuşluğum yok üstümde tü tü tü maşallah:))
Bu haftanın planı : Eyyvah Eyvah 2'ye giderek anıra anıra gülüp eğlenmek.
xo xo
Pazar günüm Kürk Mantolu Madonna ile geçti , bi sıkıldım, bi darlandım, zaten 160 sayfa kitap, bitmek bilmedi, madonna taa 55. sayfada ortaya çıktı, sonra ben uyudum uyandım, baktım hala bitmemiş, kendimi sıkıp okudum, bitirdim:))
Allahtan akşam Behzat Ç. vardı da çok eğlendim. Artık resmen gülüp coşayım diye izliyorum Behzat Ç.'yi, o Harun'un tepkileri yorumları beni bitiriyor. Amirim de çok güzel oynuyor zaten, bakışları, kızgınlıklarının altında ekibini kollaması, Şule'ye tavırları şahane.
Dün akşamki cinayet mevzusu umrumda bile değil de, (spoiler var aga), bu Hayalet'in aşık olduğu kadının kocası ortalarda yoktu ya, kadın öldürmüş, arka bahçeye gömmüş meğersem kocayı ahahahaah. Hayalet, Harun, Akbaba da ceseti çıkartıp kimsesizler mezarlığına gömmeye karar verdiler.
Harun'un tepkisi : ne güzel polis vatandaş elele ne güzel ya, siz öldürün, biz saklarız.
Sonra bunlar gittiler kazma kürek hafriyata, Harun : sen affet yaleppim töğbe estağfurullah, ben yine yuvarlandım yerde:))) Kazıp çıkarttılar, ceset kokmuş, bunlar kusuyor, öğürüyor, o koku bizim eve kadar geldi, fena olduk valla. Alıp arabanın bagajına sakladılar tam o esnada bunların ne halt yediğini merak eden Behzat amirim çıktı arabadan HAAHAHAHAH İşte Harun burada yine şahaneydi : ananı bacını s**eyim, ananı bacını, abi, amirim sen napıyon? abi bak herşeyi anlatayım bak, allahııım. Ama büyük harflerle ve çok hızlı düşünün bunları, oyunculuk kusursuz, Harun'un sonraki saçmalamaları filan harikaydı. Yarıldım resmen lan!!! Behzat bunları bi güzel fırçaladı, hepiniz mal mısınız dedi, Harun perperişan anlatmaya çalışıyor : Bu mal aşık oldu, bu mal da kokladı buldu... Behzat'ın cevabı: Bu mal da kazıp çıkarttı. AHAHAHAH. Derken Behzat amirim de mallara katıldı, götürüp gömdüler adamı, Hayalet : Bi elham melham okusak mı napsak?. Tövbeler olsun bunlar yanyana dizilip dua da okudular :))) O esnada Akbaba "ben bilmem" diye kaçmıştı yanlarında, arkadan bi gazeteci çıkıp şakır şakır fotoğraflarını çekti bunların falan filan.
Valla Behzat yazmaya niyetim yoktu ama, o kadar hoşuma gitti ki, o kadar beğendim ki yazmadan duramadım bu ceset çıkartma sahnesini:)))
Sanki Akbaba yine bunları satmış gibi bi hava oluştu ama bence öyle değil. Ayrıca ceset hakikaten Feride'nin kocasına mı ait? Bilmiyoruz çünkü battaniyeye sarılıydı. Siz ne düşünüyorsunuz?
Sonra, bu kafayla ortaçağ melodramı Deniz Katedrali isimli romanı okuyamayacağıma kanaat getirerek, Tarihçi'ye başladım. Vayyy ne kadar insanı içine çeken, akıcı, heyecanlı bir romanmışsın sen Tarihçi. Ha bu bölümü de okuyayım, ha şu 10 sayfacık daha derken saat 1 oldu, sabah kalkamam diye üzülerek kitabı bırakıp yattım. Artık bu akşam Ezel yokmuştu madem, Tarihçi'ye gömülürüm ben de. Vlad Tepeş hala hayatta! Anneee!!!
Şimdi yarım saat geçse de öğle yemeğine çıksam. ne yiyeceğimi düşünüyordum: 4 köfte + 1 kase çorba mı? 1 tabak kurrru fasulya ile 4 kaşık pilav mı? Ya da bakalım ne pişirmişler bugün lokantada. Sonra güneş gözlüklerimi takıp Kurtuluş mahallesinde yürüyüş yapacağım. Şirkete dönerken de markete uğrayıp Activia yoğurduyla muz takvimini kurmak için gerekli malzemeleri alacağım. (Gerekli malzemeler : 5 adet muz)
Bu şirin ruh halimin sizlere de sirayet edeceği güzel bir gün dilerim dostlar. Hayret ben de şaştım, bugün hiç gamlı baykuşluğum yok üstümde tü tü tü maşallah:))
Bu haftanın planı : Eyyvah Eyvah 2'ye giderek anıra anıra gülüp eğlenmek.
xo xo
7 Kasım 2010 Pazar
Güzel bir Pazar
Evde balık pişiyor, tahmin edersiniz ki kedi kudurdu, kapılara atlıyor, kapının kolunun çevirebilse açar kapıları:)) Onun bir düzüye miyavlamaları eşliğinde ben de kitap okumaya çalışıyorum. Bilgisayara hala fazla bakamıyorum, net değil. TV de iç sıkıcıdır çoğunlukla, en iyisi kitaplar yine.
Yeni kitaplarımdan önce Kaos'u okuyacak idim ama yazıları çizgiroman gibi pek minik, gözlerim birbirine girdi, okuyamadım. Ben de bari aldığım bütün kitapların başından bir kaç sayfa okuyayım dedim. Bir Gün ile başladım, amaaan 50 sayfa okuyuvermişim bir kaç sayfa derken. Agatha Christie'nin Gizli Defterleri'nden de 30 sayfa okudum. Yani birkaç sayfada bırakamıyorum kitapları elimden, onu anladık:) Sonra Şenlikli Bir Cinayet'i aldım elime, bayıla bayıla okudum hemen sonuna kadar, harika bir kitap, inanılmaz eğlenceli ve zevkli bir cinayet romanı, Agatha teyze parodisi ve saygı duruşu aynı zamanda. Hemen kitap kulübüne de ekledim hatta kendisini. Buradan bakabilirsiniz.
Tam kitabın sonunda, katilin adını okuyacağım, annem salatayı yapayım diye mutfağa çağırdı, olacak iş değil, "tamam geliyorum" diye seslendim ama valla kesseler kitabı bırakabilecek halde değildim, yutarcasına son sayfaları okuyup bitirdim, anca ondan sonra gittim salataları doğramaya. (katili yine doğru tahmin edememişim). Kitaptaki tipler o kadar eğlenceliydiler ki, tam manasıyla şenlikli bir cinayet romandı bu. Hararetle tavsiye ediyorum.
Şimdi önce tek kitapları okumaya karar verdim, sonra Açlık Oyunları ve Millennium serisi, onlar bitince Deniz Katedrali (pek kalındı o) , en son da İstanbul Hatırası'nı okuyacağım, çünkü yazıları pek minikti onun. Fakat kendimi tanıyorsam eğer, yılsonunda ya da yeni yılın başında sıkılıp bir tur daha tüm Harry Potter serisini okurum zannediyorum.
Bayram tatilinde kitaplığımdaki Kitap Kulübünde listelenmeyi bekleyen kitaplarla ilgilenmeyi planlıyorum. Mesela Paris kitaplarımı, onyılları anlatan fotoğraflı seriyi, sanat kitaplarımı listelemek istiyorum, güzel olacak diye düşünüyorum.
Bu yıl fuardan aldığım kitaplar hep okunmuş, denenmiş, tavsiye edilen kitplardı, hiç fantazi yapmadım. Geçen senelerde ise bir sürü duyulmamış, bilinmedik yazarın kitaplarını almıştım dostlar, işte bu son aldığım best seller romanlar bitince inşallah onları da okumak istiyorum, geleceğe dair en büyük planım bu.
Sizin de alıp alıp okuyamadığınız çok kitabınız var mı?
xo xo
Yeni kitaplarımdan önce Kaos'u okuyacak idim ama yazıları çizgiroman gibi pek minik, gözlerim birbirine girdi, okuyamadım. Ben de bari aldığım bütün kitapların başından bir kaç sayfa okuyayım dedim. Bir Gün ile başladım, amaaan 50 sayfa okuyuvermişim bir kaç sayfa derken. Agatha Christie'nin Gizli Defterleri'nden de 30 sayfa okudum. Yani birkaç sayfada bırakamıyorum kitapları elimden, onu anladık:) Sonra Şenlikli Bir Cinayet'i aldım elime, bayıla bayıla okudum hemen sonuna kadar, harika bir kitap, inanılmaz eğlenceli ve zevkli bir cinayet romanı, Agatha teyze parodisi ve saygı duruşu aynı zamanda. Hemen kitap kulübüne de ekledim hatta kendisini. Buradan bakabilirsiniz.
Tam kitabın sonunda, katilin adını okuyacağım, annem salatayı yapayım diye mutfağa çağırdı, olacak iş değil, "tamam geliyorum" diye seslendim ama valla kesseler kitabı bırakabilecek halde değildim, yutarcasına son sayfaları okuyup bitirdim, anca ondan sonra gittim salataları doğramaya. (katili yine doğru tahmin edememişim). Kitaptaki tipler o kadar eğlenceliydiler ki, tam manasıyla şenlikli bir cinayet romandı bu. Hararetle tavsiye ediyorum.
Şimdi önce tek kitapları okumaya karar verdim, sonra Açlık Oyunları ve Millennium serisi, onlar bitince Deniz Katedrali (pek kalındı o) , en son da İstanbul Hatırası'nı okuyacağım, çünkü yazıları pek minikti onun. Fakat kendimi tanıyorsam eğer, yılsonunda ya da yeni yılın başında sıkılıp bir tur daha tüm Harry Potter serisini okurum zannediyorum.
Bayram tatilinde kitaplığımdaki Kitap Kulübünde listelenmeyi bekleyen kitaplarla ilgilenmeyi planlıyorum. Mesela Paris kitaplarımı, onyılları anlatan fotoğraflı seriyi, sanat kitaplarımı listelemek istiyorum, güzel olacak diye düşünüyorum.
Bu yıl fuardan aldığım kitaplar hep okunmuş, denenmiş, tavsiye edilen kitplardı, hiç fantazi yapmadım. Geçen senelerde ise bir sürü duyulmamış, bilinmedik yazarın kitaplarını almıştım dostlar, işte bu son aldığım best seller romanlar bitince inşallah onları da okumak istiyorum, geleceğe dair en büyük planım bu.
Sizin de alıp alıp okuyamadığınız çok kitabınız var mı?
xo xo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Eksik kalan 69. ve70. bölümleri valla yazacağım, seriyi tamamlayacağım diyerek Ezel'in 71. ve de en sonuncu bölümüne geçelim. DİKKAT...
-
***Dikkat! Bu yazı Ezel dizisi hakkında spoiler içermektedir*** Birinci Kısım burada: Ezel, Bir retrospektif - 1.Kısım Ezel, romanı andır...


