behzat ç. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
behzat ç. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2011 Cumartesi

Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm

Dizisini bayılarak izlediğim Behzat Ç'nin nihayet çekilen uzun metraj filmini de izleyebildim dostlar. Filmimiz, Emrah Serbes'in yazdığı ikinci Behzat macerası Son Hafriyat'dan uyarlanmış. Gayet de güzel olmuş. Ekip televizyondaki kısıtlamalardan kurtulmuş, amanın film boyu dere tepe düz giderek bütün bildik bilmedik küfür kombinasyonlarını özgürce kullanmışlar. Filmin 13 yaş ve üzerine yönelik olmasını doğru buldum o yüzden.


Filmimizin konusuna gelecek olursak, Ankara'da ruh hastası bir seri katil türemiştir. Kendine Red Kit adını veren bu adam kurbanlarını canlı canlı gömmekte, sonra da cinayet büroyu arayıp haber vermektedir. Gençlik Parkına bir anne gömdüm, çok az zamanınız var gibilerden. Ekip de koskoca parklarda bahçelerde harıl harıl tabut aramaktadır. Bu arada Behzat Ç. hala kızının ölümüyle başa çıkamamakta, beri yandan da Red Kit'i yakalamaya uğraşmaktadır. Gömülen insanların polis yakını olmaları ise Behzat'ın yine teşkilat içi üzeri örtülmüş derin meselelere bulaşmasına sebep olacaktır.

Filmde pek çok detay çok hoşuma gitti. Misal dizinin jenerik müziğiyle başlayan çok hızlı açılış sahnesine bayıldım, daha filmin başında enerjim yükseldi. Sonra, Behzat'ın vaka ile uğraşırken dengeleri bozulan elemanlara verdiği öğütler çok hoşuma gitti. Red Kit'in gömdüğü tabutları ararken asabı bozulan Akbaba'ya "eve git, bol bol bira iç" ; bizzat tabutun alındığı yeri bir türlü bulamayan Hayalet'e "günde 5 kere votka, bi sabah, bi öğlen, 3 tane de akşam" :))) Hayalet'in tabut peşinde bu başarısız girişimlerini anlattığı geri dönüş sahnelerini ayrıca çok sevdim.

Filmin anlatımında bolca flashback kullanılmış. Hatta flashback için flashback bile gördük. Bu da bana Ezel'in film ve dizi sektörüne yaptığı büyük bir katkı olarak göründü açıkçası. Hatırlarsak Behzat Ç dizisinin de finali Ezel gibi ters köşeli ve flashbackli bir şekilde yapılmış idi.


Behzat, Hayalet, Harun, Akbaba'nın oyunculukları her zamanki gibi keyif verdi. Çok özel bir tip olan Pembo'yu ise Rıza Kocaoğlu oynamış, Allah razı olsun, harikaydı bayıldım:)) Tahsin müdürümüzü de diziden daha aktif gördük filmde, Eray Eserol'u çok sevdim, çok samimi bir oyuncu. Behzat'ın Şevket abisi Ege Aydan ise ufacık bir sahnede, hani ayıp olmasın diye filme eklenmiş gibiydi, yazık.

Nedense sözlükde eğreti bulunan Cansu Dere'yi filmde çok iyi buldum, neden beğenmemişler anlamadım. Songül tipi ile misal Eyşan'ın hiç alakası yoktu, aferin diyoruz. Kendini Ahmet sanan Süleyman'ı oynayan Hakan Boyav da ustalığını konuşturdu, çok doğru bir seçim olmuş gerçekten.

Bugüne dek hiç ısınamadığım Tardu Flordun ise filmin yıldızı idi şüphesiz, mükemmeldi oyunculuğu. Keşke film Behzat'ın bitmek bilmeyen bunalımından ziyade Red Kit'e daha çok adansa ve bu film bir Red Kit filmi olsa idi.


 Sonuç olarak Behzat Ç. seviyorsanız, ya da polisiye müptelası iseniz gidin izleyin. Yoksa hassas kalplerin pek hoşlanacağını sanmıyorum bu filmden. Ben filmi çok sevdim, ama dürüst olmak gerekirse bir noktada film bizi küfürlerle güldürmeye çalışıyormuş gibi hissettim.. tabii öyle değildi ama ben çok güldüm:))))

Yazan : EMRAH SERBES

Yöneten : SERDAR AKAR

Erdal Beşikçioğlu - Behzat Ç.
Fatih Artman - Harun
İnanç Konukçu - Hayalet
Berkan Şal - Akbaba
Tardu Flordun - Red Kit
Cansu Dere - olay yeri inceleme amiri
Hakan Boyav - Kendini Ahmet sanan Süleyman
Ege Aydan - Şevket Ç.
Canan Ergüder - Savcı Esra
Hazal Kaya - Berna Ç.
Ayda Aksel - Tübitak uzmanı
Rıza Kocaoğlu - Pembo

10 Ocak 2011 Pazartesi

Bu akşam Ezel de yokmuş zaten

Öf ya, neden böyle oluyor? Halbuki hava şahane, Ocak ayının ikinci haftasına günlük güneşlik başladık, mor eteğimi üşümeden giyebildim yani. Fazla keyfim kaçmadan eve gidebilirsem şöyle ayaklarımı uzatıp defteri kalemi alıp Ezel izleyebilirdim amma yokmuş bu akşam yeni bölüm.

Pazar günüm Kürk Mantolu Madonna ile geçti , bi sıkıldım, bi darlandım, zaten 160 sayfa kitap, bitmek bilmedi, madonna taa 55. sayfada ortaya çıktı, sonra ben uyudum uyandım, baktım hala bitmemiş, kendimi sıkıp okudum, bitirdim:))

Allahtan akşam Behzat Ç. vardı da çok eğlendim. Artık resmen gülüp coşayım diye izliyorum Behzat Ç.'yi, o Harun'un tepkileri yorumları beni bitiriyor. Amirim de çok güzel oynuyor zaten, bakışları, kızgınlıklarının altında ekibini kollaması, Şule'ye tavırları şahane.


Dün akşamki cinayet mevzusu umrumda bile değil de, (spoiler var aga), bu Hayalet'in aşık olduğu kadının kocası ortalarda yoktu ya, kadın öldürmüş, arka bahçeye gömmüş meğersem kocayı ahahahaah. Hayalet, Harun, Akbaba da ceseti çıkartıp kimsesizler mezarlığına gömmeye karar verdiler.
Harun'un tepkisi :  ne güzel polis vatandaş elele ne güzel ya, siz öldürün, biz saklarız.
Sonra bunlar gittiler kazma kürek hafriyata, Harun : sen affet yaleppim töğbe estağfurullah, ben yine yuvarlandım yerde:))) Kazıp çıkarttılar, ceset kokmuş, bunlar kusuyor, öğürüyor, o koku bizim eve kadar geldi, fena olduk valla. Alıp arabanın bagajına sakladılar tam o esnada bunların ne halt yediğini merak eden Behzat amirim çıktı arabadan HAAHAHAHAH İşte Harun burada yine şahaneydi  : ananı bacını s**eyim, ananı bacını, abi, amirim sen napıyon? abi bak herşeyi anlatayım bak, allahııım. Ama büyük harflerle ve çok hızlı düşünün bunları, oyunculuk kusursuz, Harun'un sonraki saçmalamaları filan harikaydı. Yarıldım resmen lan!!! Behzat bunları bi güzel fırçaladı, hepiniz mal mısınız dedi, Harun perperişan anlatmaya çalışıyor : Bu mal aşık oldu, bu mal da kokladı buldu... Behzat'ın cevabı: Bu mal da kazıp çıkarttı. AHAHAHAH. Derken Behzat amirim de mallara katıldı, götürüp gömdüler adamı, Hayalet : Bi elham melham okusak mı napsak?. Tövbeler olsun bunlar yanyana dizilip dua da okudular :))) O esnada Akbaba "ben bilmem" diye kaçmıştı yanlarında, arkadan bi gazeteci çıkıp şakır şakır fotoğraflarını çekti bunların falan filan.

Valla Behzat yazmaya niyetim yoktu ama, o kadar hoşuma gitti ki, o kadar beğendim ki yazmadan duramadım bu ceset çıkartma sahnesini:)))

Sanki Akbaba yine bunları satmış gibi bi hava oluştu ama bence öyle değil. Ayrıca ceset hakikaten Feride'nin kocasına mı ait? Bilmiyoruz çünkü battaniyeye sarılıydı. Siz ne düşünüyorsunuz?

Sonra, bu kafayla ortaçağ melodramı  Deniz Katedrali isimli romanı okuyamayacağıma kanaat getirerek, Tarihçi'ye başladım. Vayyy ne kadar insanı içine çeken, akıcı, heyecanlı bir romanmışsın sen Tarihçi. Ha bu bölümü de okuyayım, ha şu 10 sayfacık daha derken saat 1 oldu, sabah kalkamam diye üzülerek kitabı bırakıp yattım. Artık bu akşam Ezel yokmuştu madem, Tarihçi'ye gömülürüm ben de. Vlad Tepeş hala hayatta! Anneee!!!


Şimdi yarım saat geçse de öğle yemeğine çıksam. ne yiyeceğimi düşünüyordum: 4 köfte + 1 kase çorba mı? 1 tabak kurrru fasulya ile 4 kaşık pilav mı? Ya da bakalım ne pişirmişler bugün lokantada. Sonra güneş gözlüklerimi takıp Kurtuluş mahallesinde yürüyüş yapacağım. Şirkete dönerken de markete uğrayıp Activia yoğurduyla muz takvimini kurmak için gerekli malzemeleri alacağım. (Gerekli malzemeler : 5 adet muz)

Bu şirin ruh halimin sizlere de sirayet edeceği güzel bir gün dilerim dostlar. Hayret ben de şaştım, bugün hiç gamlı baykuşluğum yok üstümde tü tü tü maşallah:))

Bu haftanın planı : Eyyvah Eyvah 2'ye giderek anıra anıra gülüp eğlenmek.

xo xo

23 Aralık 2010 Perşembe

Anket sonuçlarına göre Behzat Amirimi kime verdik?

Real Fiesta kullanıcılarına sorduk; Behzat Amirim kiminle beraber olsun?

Tatlısu devrimcisi Bahar mı?
Alev alev yanıyorum Savcı Esra mı?
Mini etekli taş gibi mülkiye müfettişi mi?

Allah razı olsun 13 kişi oy verdi, yoksa bir ben, bir Lady Charlotte  kendi kendimize anket yapmış olacaktık:))) Fakat zevkliydi yine de anket yapmak, tekrar yapabilirim.

Sonuçta, 11 oyluk ezici çoğunlukla ateş parçası savcı Esra anketimizi birinci sırada kapattı. Canan Ergüder'in harika oyunculuğu sayesinde beğenimizi kazanan Esra hanım, Behzat Ç.'ye en uygun kadın seçildi. Bakalım dizide neler olacak.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Behzat Ç.'ye sahip çıkalım

Sabahtan beri mail atıyorum, Star tv'ye, Adam Film'e, Serdar Akar'a... Dün geceki Behzat Ç inanılmazdı, meğersem 10. bölüm şerefine Emrah Serbes yazmış senaryoyu. O kadar ciddi , polis teşkilatında dönen dolapları anlatan bir bölüm olmasına rağmen, Behzat amirimin tepkileri, Harun'un mallıkları ile kahkahalarla güldürdü resmen. O konserveden kahkaha efekti veren iğrenç dizileri toplasan bu kadar güldürmez. Tek kelimeyle inanılmazdı. Ama gelin görün ki, rating ölçümlerine göre izlenmiyormuş bu dizi. Bunu da anlayabilene aşkolsun. Yalan ya o ratingler. Hay ben o ratinglerin yüzünü gözünü xxxx!

Tabii Star kanalı Behzat Ç.'yi bitirme kararı almış. Ulan tarihinizde ilk kez bi tane doğru iş yaptınız, onun da arkasında duramadınız, gerzekçe yayın politikalarınızla dizinin içine ettiniz.  İnşallah bir daha gün yüzü görmezsiniz, bütün dizileriniz batar, sıfır rating çekersiniz.

Behzat Ç. dizisine destek vermek için :


Serdar Akar'a mail atın

Star kanalına mail atın

Adam Film'e mail atın


Sırıtma la cikcik!



***** O zaman biraz da havamızı bulalım. Küfkedime sevgilerimle:)))

 Hayrettin Ç. :))))





20 Eylül 2010 Pazartesi

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Dün bayılana kadar "Son Şövalye" kitabını okumaya niyetliydim amma fazla okuyamadım kitabı, çünkü maalesef Dumas'nın diğer romanları gibi hem tarihi hem maceralı değil, salt tarihi idi kendisi. Şövalyelerin kılıç tokuşturmalaı yerine bol bol tarih dersi anlatmış Dumas bu kitabında, Fransız tarihini sevmesem herhalde hiç okuyamazdım. O yüzden gece vakti sıkılıp TV'yi açtım ve bir yerli polisiye dizi ile karşılaştım dostlar : Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Benim yeni dizim budur.

Dizinin başrolünde Erdal Beşikçioğlu oynuyor (Köprü, Vali) Ama ne oynamak, dengesiz küfürbaz sorunlu yaralı başkomiser rolünde döktürüyor resmen. Telefonu HAAA diye açması mı, hapçı olduğunu düşündüğü adamlara tekme tokat dalması mı, tepesinin tası attı mı ana avrat düz gitmesi mi, ne isterseniz var.



Komiserin bir de yardımcısı var, Harun. Fatih Artman oynuyormuş. O da harika, habire abur cubur yiyen, kaba saba amma işinde kurt gibi bi polis. Bir sahnede üniversitede bi hocayı sorgularken, rastlantı bu ya, kavga çıktı okulda, bu da öğrenci kavgasını ayırmaya koştu amma azar işitti öğrencilerden "çek ellerini katil faşist" Cevabı şu idi "ne faşisti lan?? cinayet büro!?" Süperdi:))))




Çok enteresan başka karakterler de var, Hayalet olsun, Akbaba olsun. Dizinin görüntü kalitesi , renk skalası asıl ilgimi çeken unsurdu sanırsam, film kalitesinde idi diyeyim. Polisiye çok severim, ilk kez oturup heyecanla bir Türk polisiyesi izledim. Dahası bir Ankara polisiyesi, nihayet İstanbul dışında çekilen bir dizi. Ankaralı dostlar bayılır eminim.

İşin güzel yanı ise, bu dizi kitap uyarlaması imiş. Fuarı beklemeden koşup alınacak bu kitaplar : Emrah Serbes'den Son Hafriyat ve Her Temas İz Bırakır.


Tam polisiye gibi bir yerli yapım polisiye izlemek de nasipmiş şu hayatta. Tavsiye olunur.

xo xo