polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2016 Pazar

221B Dergi Lansmanı


Geçenlerde işyerinde bilgisayar başında tosun tosun otururken Mylos Kitap'tan gelen gelen email ile 221B Derginin lansmanına davet edildim.


Mylos Kitap, sadece polisiye basan Labirent Yayınları'nı bünyesine kattığı gibi, bir de polisiye dergi çıkartıyor: 221B. Dergi 2 ayda bir yayınlanıyor ve şu anda ikinci sayısını kitapçılarda, marketlerde, her yerde bulabilirsiniz. Bizim işyerinin bulunduğu Cevizlibağ'ın ara bir sokağındaki Migros'ta bile dergiyi görüyorum ve seviniyorum.




Derginin kadrosu evlere şenlik, hemen hemen tüm polisiyeciler burada yazıyor, bence Esmahan Aykol ve Mehmet Murat Somer de kadroya eklense harikulade olacak : Algan Sezgintüredi, Sevin Okyay, Esra Türkekul, Suphi Varım, Celil Oker, Ahmet Ümit, Erol Üyepazarcı, Seval Şahin...


Ben açıkçası en başta Algan Sezgintüredi'nin yepyeni Vedat ile Tefo hikayesi için dergiyi almıştım. Ama dergi sadece polisiye hikaye dergisi değil. Filmler, diziler, kitap tanıtımları, çok ilginç araştırmalar (misal dedektifler ne yer ne içer?) ile dopdolu, zengin bir içeriği var derginin. İlk sayısı 64 sayfa idi, ikinci sayı 96 sayfa, yani çok daha dolu.


Lansmana gelince, Salı akşamı işten çıkıp Taksim dolmuşuna binerek kolayca geldim, Şişhane'deki Nan diye hoş bir mekanda idi kokteyl. Hava pek güzeldi, bütün yazarlar ve davetliler kaldırıma dökülmüş, mekanın mükemmel içki servisinden faydalanıp sigara ve pipolarını tüttürüyorlardı. Pek enteresandı atmosfer, sanki her an bir çığlık kopacak, biri şangır şungur yere düşecek ve yazarlarımız bu cinayeti çözmeye çalışacaklardı. (Öyle bir şey olmadı)





Arka arkaya gelen kokteylleri, votkaları dikleyerek müthiş sohbetli ve eğlenceli bir gece geçirdim:

Esra Türkekul

Kapalıçarşı Cinayeti'nin harika yazarı Esra Türkekul ile çok keyifli bir sohbet ettik. Hatta kitabımı imzaladı :) Yeni kitap Cadıbostanı Cinayeti de çıktı bu arada.


Algan Sezgintüredi

Vedat ile Tefo serisinin kıymetli yazarı Algan Sezgintüredi, yeni kitabın seneye çıkacağını müjdeledi. Facebook'dan ve imza günlerinden tanışıklığımız var sağolsun, tabii o beni Judy Abbott diye biliyor:))) Eh, 1991'den beri kullandığım mahlasım, bence sıkıntı yok :) Bu arada lansmanda hakiki Tefo ve Seyfo ile tanıştığımı da söyleyeyim :)


Esmahan Aykol

Kati Hirşel polisiyelerinin müthiş yazarı Esmahan Aykol ile ilk kez tanıştım. Çok candandı, gece boyu epey sohbet ettik.


Sibel Gür Sezgintüredi

Ve tabii ilham perisi, şahane kadın Sibel ile bütün gece muhabbet ettik, bir sürü yazarı nefis bir şekilde çekiştirdik. Sohbetine doyum olmadı :)


Harika bir geceydi, çok eğlendim, epey de içmişim farketmeden:) Mekanı da tebrik etmek gerek, hiç durmadan içki servis ettiler, hiç boş bırakmadılar :)

Bence Türkiye için gayet ütopik bir hayali gerçekleştiren 221B derginin, upuzun bir yayın hayatı olur umarım.



xo xo

3 Ekim 2010 Pazar

Polisiye sever misiniz?

Ben bayılırım polisiyeye, kitabına da filmine de, dizisine de... Hemen her polisiye sever gibi ben de bu türe Agatha Christie okuyarak başladım. Cinayet kraliçesi diye ünlenen bu yaşlı İngiliz hanım, dünyada en çok satan yazar aynı zamanda.




Agatha teyzenin en meşhur karakteri tabii yumurta kafalı, pos bıyıklı, ufak tefek cin Belçikalı detektif Hercule Poirot. Şeytanın aklına gelmeyecek fikirlerle en acayip vakaları çözen bu egzantrik detektife zaman zaman Ariadne Oliver ya da Arthur Hastings gibi ekürileri eşlik eder maceralarında.

Bir de Agatha teyzenin vazgeçemediği klişeleri vardır, mesela her kitabın başında önce karakterler tanıtılır

Olaylara karışanlar:
Ramiz Karaeski : yaşlı bir adam, eski bir suçluydu ve hiçkimseyi umursamaz bir hali vardı
Kenan Birkan : Oldukça zengin ve kültürlü bir lord, Hindistan'da kaplan avlarken esrarengiz şekilde öldürülmüştü
Eyşan Atay : Lord Kenan'ın metresi, çok güzel ve soğuk bir kadındı
Ezel Bayraktar : Ramiz'in avukatı, genç ve heyecanlı bir adamdı

vs vs böyle bütün tipler anlatılır, sonra detektifin elindeki ipuçları sayılır dökülür

Poirot'nun elinde şu ipuçları vardı:
Ramiz'in bıçağı
bir bigudi
küçük dantel bir don

ve sonra da cinayetin çözlmesi için cevap bulunması gereken sorular sıralanır:

Poirot cinayeti çözmek için şu soruları cevaplamalıydı:
Küçük dantel don kimindi?
Lord Kenan'ın sırtındaki kurşun yarası nereden çıkmıştı
Ramiz o gece gerçekte ne kadar içki içmişti

vs vs, böylece Agatha teyze kitabın başında bize ipuçlarını verir, detektifimizle beraber olay yerinde dolaşır; şüphelileri sorgular, olayların içine gireriz. Ama ben hiç bir kitapta katili doğru tahmin edemedim, açıkça söyleyeyim:)))

Sonracığıma, Agatha teyzenin kitaplarında kızıl ya da sapsarı saçlı muhteşem güzellikteki kadınlar ya ahlaksız ya da kuşbeyinlidir. Bundan da Agatha'nın biraz kıskanç olduğu fikrine ulaşıyoruz:) Daima bir Albay vardır, Hindistan'dan gelmiştir ve cinayeti çözmeye yadımcı olur. Veya şişman, bıyıklı bir polis müfettişi olayın başından sonuna kadar katili yanlış tahmin eder ve sonunda Poirot katili ortaya çıkartınca şaşıp kalır. Her kitabın sonunda, olaya karışan herkes bir odada toplanır, Poirot cinayeti baştan sona anlatarak gerçekte olanları bir bir açıklar. Bize de "anaa katil bu muymuş" diye apışıp kalmak düşer.

Bugüne dek okuduğum tüm Agatha Christie romanlarını Kitap Muhabbeti'nde listeledim. Merak etmeyin, hiçbirinde kesinlikle spoiler, ipucu filan yok:) Elimde 5 tane okumadığım kaldı, onları da haftaya kadar okumuş olur ve eklerim.

Kitap Muhabbeti

Sizin favori polisiyeleriniz hangileri?

20 Eylül 2010 Pazartesi

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Dün bayılana kadar "Son Şövalye" kitabını okumaya niyetliydim amma fazla okuyamadım kitabı, çünkü maalesef Dumas'nın diğer romanları gibi hem tarihi hem maceralı değil, salt tarihi idi kendisi. Şövalyelerin kılıç tokuşturmalaı yerine bol bol tarih dersi anlatmış Dumas bu kitabında, Fransız tarihini sevmesem herhalde hiç okuyamazdım. O yüzden gece vakti sıkılıp TV'yi açtım ve bir yerli polisiye dizi ile karşılaştım dostlar : Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Benim yeni dizim budur.

Dizinin başrolünde Erdal Beşikçioğlu oynuyor (Köprü, Vali) Ama ne oynamak, dengesiz küfürbaz sorunlu yaralı başkomiser rolünde döktürüyor resmen. Telefonu HAAA diye açması mı, hapçı olduğunu düşündüğü adamlara tekme tokat dalması mı, tepesinin tası attı mı ana avrat düz gitmesi mi, ne isterseniz var.



Komiserin bir de yardımcısı var, Harun. Fatih Artman oynuyormuş. O da harika, habire abur cubur yiyen, kaba saba amma işinde kurt gibi bi polis. Bir sahnede üniversitede bi hocayı sorgularken, rastlantı bu ya, kavga çıktı okulda, bu da öğrenci kavgasını ayırmaya koştu amma azar işitti öğrencilerden "çek ellerini katil faşist" Cevabı şu idi "ne faşisti lan?? cinayet büro!?" Süperdi:))))




Çok enteresan başka karakterler de var, Hayalet olsun, Akbaba olsun. Dizinin görüntü kalitesi , renk skalası asıl ilgimi çeken unsurdu sanırsam, film kalitesinde idi diyeyim. Polisiye çok severim, ilk kez oturup heyecanla bir Türk polisiyesi izledim. Dahası bir Ankara polisiyesi, nihayet İstanbul dışında çekilen bir dizi. Ankaralı dostlar bayılır eminim.

İşin güzel yanı ise, bu dizi kitap uyarlaması imiş. Fuarı beklemeden koşup alınacak bu kitaplar : Emrah Serbes'den Son Hafriyat ve Her Temas İz Bırakır.


Tam polisiye gibi bir yerli yapım polisiye izlemek de nasipmiş şu hayatta. Tavsiye olunur.

xo xo