4 Mayıs 2013 Cumartesi

Judy Harikalar Diyarında

Geçen Cuma akşamı, Lady Charlotte'ın kızkardeşinin kınası için Cahide'ye gittik dostlar. Ben daha önce hiç gitmemiştim, o yüzden epey heyecanlıydım, hatta cahide şerefine kendime topuklu ayakkabı bile aldım, o derece yani. Cuma günü de işten erken çıkıp kuaföre gittim, saçımı kestirdim, fönlettirdim. eve gelip yılbaşında Promod'dan aldığım pırıltılı elbiseyi giyince hazırdım.

Ama ah, o topuklu ayakkabılar ne eziyetti, alırken o kadar rahat olamalarına rağmen, şimdi üşüdüm diye mi ne, ayaklarıma büyük geliyorlar, taksi durağına yürürken lap lap ayaklarımdan çıkarak beni deli ediyorlardı. Neyse Zekiş "üzülme, içine ıslak peçete koyarız" dedi de içim rahatladı:))



Maçka'ya gelip mekanın aşırı derecede süslü, baştan aşağı abartılı, rengarenk kapısından içeri girdim. Genç adamlar kapıda karşılayıp vestiyer kullanmak ister miyim diye sordular. Vestiyerdeki oğlan yarı çıplak, pazularını sergiliyordu. "isterimmm" dedim ne diyeyim:))) Bir de teyzeler gibi "maşallah patlattım ve gülerek içeri geçtim.

vestiyer

İçerisi adeta bir masal diyarı gibi, saçmasapan, renkli, kokoş, pırıltılı, tüylü, şaşırtıcı idi:))) Sanki içeride sim, tül, dore ve lame patlaması yaşanmış gibiydi:)) Sanki bir tavuskuşu bütün parlak tüylerini buraya kusmuş gibiydi:)))



Ağzım kulaklarımda  Lady Charlotte'ın yanına koştum, her zamanki gibi pek güzeldi canım arkadaşım o gece:

Lady Charlotte

Müthiş deri elbisesi ile Zekish de gelince Real Fiesta kızlarının çılgın eğlence gecesi başlamış oldu:))


Miss Judy, Zekish, Lady Charlotte

Gelin hanımın arkadaşları kırmızı tüllü duvaklar, komik gözlükler gibi gerekli kına malzemelerini hazır etmişlerdi, masamıza uğrayan mekanın evsahibesi ablalar, "duvak takınnn" deyince hepimiz "tamam abla" deyip ikiletmeden taktık tülleri ama çok güzel oldu:)) Bol bol fotoğraf çektik haliyle:))


Edacık ve Lady Charlotte


Gelin hanım ve Miss Judy Abbott

Saat 21'de şarkılar eşliğinde yemek servisi başladı, masamız evvela mezelerle donatıldı. Hepsi de nefisti, meşhur spesiyalleri orospu mantısını da çok beğendim. Ayrıca ara sıcaklar eksiksiz servis edildi.




Diyetisyenin rızasıyla o gece 3 kadeh şarap hakkım vardı.

Miss Judy Abbott

Biz hapır hupur mezelere gömülürken, gösteriler de başlamıştı. Cahide'nin olayı bu, bol bol şov sergileniyor, arada feci şekilde oynak şarkılar çalıyor ve gerçekten ama gerçekten deli gibi eğleniyorsunuz.




İlk gösteride ten rengi tulumuyla lastik kız, bacaklarını düğüm yapıp kafasını aradan geçirmek gibi enterasan yeteneklerini sergiledi.



Peşinden dans ekibi çıkıp sahnede kudurdu bir güzel.




O ara ben tuvalete gidip Cahide'nin o kısımları nasıl dekore edilmiş, göreyim dedim.


Tuvalet koridoru

Bar

Ben dönerken kız ve erkek dansöz çifti sahneye çıkmış, milleti coşturuyordu.




Sonra da çılgın bakire rahibeler sahneyi bastı, Whoopi Goldberg'ün  Sister Act filmindeki "I will follow him" şarkısını söylüyorlardı:)))



Tabii her büyük eğlencenin finalinde olduğu gibi götlerini açarak şova ara verdiler.




Ana yemek olarak ızgara köfte, tavuk şiş veya somon balığı seçeneklerimiz vardı, ben köfte yedim, mis gibiydi. Yemekten sonra da tatlılar geldi masaya.




Artık eğlence almış başını gitmiş, dananın kuyruğu kopmuş, ben de kendimi kaybetmiştim. Herhalde epeydir hiç içmiyorum ya, o yüzden 3 tane şarap beni pek fena etmişti.








Nihayet kınası yakılacak bütün gelin hanımları sahneye çağırdılar.




Kızlara kına yakıldı, sonra da Cahide'den düğün hediyesi geldi:






Bunun üzerine yine dansöz kızlarla kıvrak oğlan çıkıp iyice kudurttular bizi. Bu noktada herhalde ben "yeter artık, dayanamıyorum, bu kadar eğlenilmez" demiştim. Ama gerçekten bu kadar eğlenmeyi ben bilemedim, çatladım yahu kudurmaktan.








Ama dur, yeter, bittim yoktu Cahide'de, tam biz ter akıta akıta oynarken bir de dansöz ekibi çıkmasın mı?




Fakat ben artık fena olmuştum, dünyam dönüyordu, önce masaya çöktüm, sonra "ben eve gidiyorum"  diyerek kendimi dışarı attım, hemen taksiye bindim ve Dolmabahçe'den inerken, kafamı camdan çıkartıp bööaarrggg diye kustum:))) O kadar utandım ki anlatamam, dilim dolanarak şöföre "afidirsin" filan dedim. Gerçekten şaşkınım dostlar. En son 15 sene önce böyle birşey yapmıştım ama o zaman bir fıçı bira içmiştim Andon'da, Taksim Meydanından kusa kusa geçmiştim taksiyle. Şimdi ise birkaç kadeh şarap beni bitirmişti. Kader utansın üleyynnn.

Eve gelip nasıl yattım bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Sabahın 6'sında karga sesleriyle uyanınca halimi farkettim. Işığı kapatmadan yatıp sızmışım. Pijamanın üstünü giymişim ama altı yok:))) Fakat makyajımı silmişim inanılır gibi değil :)))) Kendime tebrik koyup dişlerimi fırçalayarak tekrar yattım. Öğlene kadar uyumuşum.

Cumartesi duş alıp kahvaltı, sederjin, alka seltzer içe içe kendime geldiğimde saat 3 olmuştu:) Ben de kalkıp Topshop'a gittim ki, şu Kate'in önceki yazıda giydiği elbiseyi bulurum belki diye, ama bulamadım:(  Neyse ki  Mudo'dan iki önceki yazıdaki yeşil elbiseye benzer, pambıklı mis gibi bir yazlık elbise aldım. Pazar günü nikaha yeşil elbiseyle gittim.



İşte böyle dostlar. Dünya gözüyle Cahide'yi de görmüş olduk. Pahalı bir yer Cahide ama insan gerçekten "ohh değdi, helal olsun, çok eğlendim" diyor. Ne bileyim, fiks menü diye bardağı boş bırakmak filan yok, habire dolduruyorlar. Müzikler kudurtucu, şovlar komik ve gaza getirici. Bence gitmeye değer.

xo xo



28 Nisan 2013 Pazar

Expelliarmus: Kraliyet Ailesi Harry Potter Dünyasında

Gelmiş geçmiş en şahane Kate alert ile karşınızdayım benim canımdan çok sevdiğim izleyenlerim. Cuma günü sabahtan akşama kadar kıskançlıktan çatlayarak Kate'i izledim.

Cuma günü, Cambridge Düşesi Catherine; kocası keltoş William ve kaynı portakal Harry ile; Londra'daki  Leavesden Warner Brothers stüdyalarını ziyaret ettiler ve Harry Potter dünyasının açılışını yaptılar. Serinin yaratıcısı, biricik J.K. Rowling de oradaydı. Jo Rowling'le tanıştı diye Kate'i mi yoksa Kate, Wills ve Harry ile tanıştı diye Jo Rowling'i mi daha çok kıskandım bilemedim ahahahah:)))))

Düşes Kate, stüdyo ziyaretine bu sefer binlerce liralık tasarımcı kıyafetlerin yerine Topshop'dan 38 pound'a aldığı puantiyeli bir yazlık elbise ile katıldı ve tek kelime ile harika görünüyordu. Vallahi bayıldım, hatta cumartesi günü kalkıp Nişantaşı Topshop'da aynısından aradım. Benzerini buldum ama hem boyu kısaydı hem de pahalıydı, almadım ben de.






Selama bak selama, reverans yapılıyor Kate'e 



Stüdyoda önce Batman Dark Knight sergisini gezdi bizimkiler. Meğersem Prens William Dark Knight hastasıymış. "Christian Bale yaşlı ve yorgun, yerine isterseniz ben geçebilirim" diye önerdi stüdyo görevlilerine. Sonra Batpod'u görünce hemen atladı üzerine, bu esnada Harry'e "bunu haftasonu için ödünç almamız lazım" diyordu:)

Bebek'te üç beş tur atalım mı yavruuum?

Batmobile'i gördüklerinde ise iki kardeşin akılları çıktı resmen, William hemen arabaya girip oturdu, sonradan resmi açılış konuşmasını yaparken, "Batmobile'e bebek koltuğu ekleyebilir miydiniz?" diye sordu, çok sevimliydi:))




Hele Batsuit'i görünce her yanını kurcalayıp memelerini filan mıncıkladılar. Bildiğin Batman delisiymiş bunlar annem. Ben de Batman'i çok severim, oldu o zamaaaann:




Veee nihayet sıra Harry Potter dünyasına girmeye gelmişti. Canımız J.K.Rowling, nasıl becermişse aynen Kate gibi puantiyeli bir elbise giymişti. Kate, Rowling'le epey sohbet etti çünkü kitapları okumuş. William ise sadece filmleri izlemiş, hıh.

koşa koşa, uça uça gidip puantiyeli elbise almamız lazım ahahahah:)))

Haftasonu gezdim tozdum, her yerde hiç sevmediğim siyah-beyaz ÇİZGİLİ kıyafetler vardı, hiç PUANTİYELİ elbise yoktu dostlar, ne yapacağız ah vah eyvah, puantiye giymezse ölecek hastalığına mı yakalandım yoksaaa?




William, Kate ve Harry; o muhteşem kapıdan geçerek Hogwarts Büyük Salonuna giriş yaptılar. Ben bunların videosunu izlerken ağlamaklı oldum. Ulan Kate benim hayallerimi yaşıyor resmen, önce kraliyet mücevherlerini taktı, sonra da J.K. Rowling ile tanıştı, offf beee:))))

Harry, kızıl saçlarımdan ben suçluyum diyerek Weasleyler'in evine bir ziyarette bulundu:))




William ile Kate ise ASA DERSİ alarak düelloya tutuştular ühühühhü. Expelliarmus!!!!




Kate bu işi iyi öğrendi , savul Voldemort! Cadı Kate geliyorrrrr

 It's LeviOsanot LevioSA.

Hagrid'i görünce Kate'cik biraz tırstı sanırım:



Nihayet üç kafadar Diagon Alley setini gezdiler ve hep beraber asa kullandılar. Bugüne kadar gördüğüm en şahane Kraliyet Ailesi fotoğrafı bu olsa gerek. (Diğeri de olimpiyatlarda Kraliçe'nin James Bond ile helikopterden atlaması idi)

Expecto patronuuuummmmm

 William'ı kurbağaya çevirdiiimmm ahahahahah

Turun sonunda bizimkilere el oyması birer asa hediye edildi, hırff hüngüüürr


burnumuzu karıştırırız artık asayla, di mi canımm?


Üç acemi büyücü, sihirli Ford Anglia ile uçarak Buckingham Sarayına geri döndüler.




Bense Harry Potter'ı tekrar okumak için dayanılmaz bir istek duymaktayım...

Sevdiniz mi bu geziyi?


xo xo

25 Nisan 2013 Perşembe

Kate Alert : İşte Beklediğimiz Prenses

Düşes Kate dün gece National Portrait Gallery'de onuruna verilen bir davete katıldı sevgili izleyiciler. Nihayet kendisini paltosuz mantosuz, hoş bir akşam kıyafeti içinde görebileceğimiz için ben de uyumadım, açtım twitter'ı, daily mail'i, tumblr'ı; sizler için merakla online takip ettim Londra'yı :))

Kate bu sefer hayal kırıklığı yaşatmadı ve prensesler gibi geldi galeriye. İlk fotoğraflardan birşey anlamamıştım ama sonra kaliteli fotolar alemlere düştü ve elbisenin konstrüksiyonu ortaya çıktı.

Emilia Wickstead'in özel olarak hazırladığı parıltılı bebe mavisi kokteyl elbisesi ile Kate'e bayıldım! Ayrıca sapsade oluşu, sadece ikonik safir yüzük ile elmas küpeler takmış olması da hoşuma gitti. Ben olsam artık Allah bilir, kraliçeden yürüttüğüm bütün elmasları takardım Mr T gibi boynuma. İşte o yüzden biliyor da vermiyor yaleppim:)))


O yüzük her zaman Diana'nın yüzüğü olacak sanki, değil mi?




Makyajı beğenmedim, parlak farlar yorgun göstermiş

göbeği görenler oğlan bu deyollar:))

Saçını arkadan yarım toplaması pek iyi olmuş, topladığı saç kütlesi ile de sırtındaki pencereye perde yapmış. Eh ona da peki diyecektim ama çenemi tutamadım be : Madem kapatacaksın niye oraya pencere açtırdın demezler mi insana?




Bundan sonraki Kate alarmımız Cuma günü, hem de Kate-William-Harry, üçü beraber Harry Potter stüdyosuna gidecekler! İşte en güzel Kate alert bu olacak sanırım!


Kimler beğendi, beğenmeyenler nesini sevmedi bakalım?

xo xo