kombi patladı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kombi patladı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2010 Cuma

Gece vakti doğalgaz krizi

Dün akşam eve gittim, yürümüş olduğum için deliler gibi ter boşaltmıştım tahmin edersiniz ki. Zaten İstanbul'da nem oranı almış başını yürümüş, neredeyse %100 olmuş, nefes aldırmıyor. Bu halde kendimi duşa attım... Hiç buz gibi soğuk suyla yıkananam , azıcık ılıtırım suyu. Fakat dün akşam su ılınmamakta direniyor, gittim baktım kombi de sönmüş zaten. Ulan soyunmuşum, kesseler bu vıcık halimin üzerine bişey giyemem, anca havluya sarınıp annemi aradım. Annem üst katta ben alt kattayım bu arada. Aman anneciğim demesin mi, "bizim doğalgazı kestiler" eh açarsın buz gibi suyu ah uh bağıra çağıra bi güzel yıkanırsın.


Soğuk duşumu alıp annemin yanına çıktım, tabii ocak da çalışmadığı için küçük tüp almış, onun üzerinde çay yapıyor! Açtım internetten İGDAŞ'ın sitesini, fatura mı var acaba ödemediğimiz kontrol ettim, e yok! Aradım İGDAŞ'ı, dedim öyleyken böyle... Sayacınızın vanası açık mı diye sordu, bilmiyorum dedim, herhalde yanımla sayaçla dolaşmıyorum. Gidip bakayım da sizi arayayım dedim. "Bakın, eğer vana açıksa 187 Doğalgaz Acik İhbar Hattını arayın" dedi. "Tamam" dedim, ben önde ,annem arkada, meraklı melahat kedi de çıngır çıngır peşimizde indik bahçeye. Şimdi sayacın yeri çok acayip. Bahçede kocaman bi raf gibi bi duvar var. Bu duvarın üzerine yerleştirmişler sayaç kutusunu. O duvara çıktım, zar zor kutuyu açıp içine baktım, vana "açık" tarafına çevrili. İndim duvardan paldır küldür , yukarı çıktım , 187'yi aradım "hemen bi ekip gönderiyoruz" demesinler mi "aaa şimdi mi" diye sorum salak salak geceni körü olmuş, yorgunum, bacaklarım ağrıyor, yatasım var. "Evet hemen geliyorlar" dedi 187 numara ve kapattı. Aradan 10 dakika geçti geçmedi, zırrr, ekip arıyor "eviniz 2 katlı mı" , "evet" , "ahşap mı" , "evet" , "o zaman sayaç kutusunda sayaçtan tarafa küçük siyah bi düğme var, onu çekin, o atmıştır, ben sizi 10 dakila içinde arayacağım" Haydiii, yine ben önde annem arkada, kedi de çıngır çıngır peşimizde bahçeye indik, kediye de kızdım, meraklı şey yahu, azarlayıp yatmaya yolladım :))

Bahçeye inince duvara çıktım, o sayaç kutusunu tekrar açtım.... Annemmmm , kutunun içi örümcek ağları, ağaç dalları, pislikler ve süprüntülerle dolu. Korkuyla elimi o pisliğin içine uzattım, ağları deldim, ulan resmen Indiana Jones gibi olmuştu diye düşünüyorum beri yandan:)))) Ama tutup da çekecek siyah bişey bulamadım. Üstüm başım da batmış oldu. Temizlenip tekrar yukarı çıktım, 187 aradı, dedim öyleyken böyle. "Tamam geliyoruz" dediler, gerçekten 10 dakika sonra ekip yetişti, çıktılar duvara, kutumuzu açtılar :)))) Meğersem sayaç bozulmuş, yarım saat mı artık ne tangır tungur onu tamir ettiler, oy ama sonunda kombi de çalıştı, ocak da yandı. Adamlara teşekkür edip yolladık.

Akşam akşam yorgunluk oldu ama servisten de memnun kaldım. Ayrıca bu kediler ne kadar meraklılar değil mi, çok gülüyorum şapşalın hallerine, nereye gitsek tırrr peşimizde:))



xo xo

10 Kasım 2009 Salı

Olmak ya da olmamak işte bütün mesele, eyy keseci keseci, GEL SIRTIMI KESELEEE

işte eve geldim ki, kombinin içini açıp öyle bırakmışlar, babacığımın siniri burnunda, tamircinin arkasından yakası açılmadık küfürler savuruyor, adamın ne orçoluğu kaldı, ne godoşluğu

Bu zezevenk tamirci babama parça aldırmıştı ya, bugün tamire geldiğinde, kombinin güzelce çalışması için bi parça daha lazım demiş! Yaşlı başlı babacığım bütün gün Eminönü'nde dolanıp o parçayı da yaptırmış; eve dönmüş, beklemiş, beklemiş... ama tamirci olacak herif gelmemiş tamire... Dolayısıyla şimdi su kaynatıyorum, eski usül tasla kafama su dökerek yıkanicim dostlar, üzerinize afiyet. Ay yok mu sırtımı keseleyeeennn diye pencereden bağırsam, keseci bulur muyum acaba, allaaahhhhhhh

Bütün bunların üstüne, babama dedim ki demin, (annem Akçay'a kaçtı bir haftalığına) , hani annesi yok, kedicikle gündüzleri konuş, 2 çift tatlı laf söyle dedim. babam gözlerini berkelterek "konuşuyorum zaten bugün 2 saat bahçede yanımda oturdu" demesin mi??? Meğer tamirciye beraber beklemişler, babam küfürleri sallarken kedinin ahlakı bozulmamıştır inşallah ahhahaahahahaaa . Fakat görüyorsunuz annemden sonra babam da "kediyle görüşme"lere başladı, evlere şenlik... Ailecek bizde bir hoşluk var ama:))

7 Kasım 2009 Cumartesi

oysa hayallerim vardı

Günlerdir yağmurun bitmesini, havanın açmasını, Cumartesinin gelmesini bekliyor idim, çünkü babam annemi Balata Fenere götürüp gezdirecek, ben de peşlerine takılacaktım.Beraber gezecektik, herhalde 20 senedir ilk kez... O kadar heveslenmiştim ki, fotoğraf makinesinin pilini şarj ettim filan. Sonra dün gece geç saatte yorgun argın leş gibi eve geldim, duşa koştum ki anaaaa, kombi mi patlamış, boru mu çürümüş ne olmuşsa olmuş, evin arka kısmında Niagara Şelalesi oluşmuş, kombinin arkasından şarıl şarıl sular akıyor, havuza dönmüş her yer. Üleeen, hadi koştum babama haber verdim, annem geldi, cümbür cemaat gecenin pir puçuğuna kadar suları temizlemekle uğraştık, ama suyu kesemedik bir türlü. Leğenleri koyup yattık, gece babam kalkıp boşaltmış 2 kere... O kadar korktum ki anlatamam, yani annemle babamın yorulmalarından çok korktum, ikisi de maşallah yetmişlik insanlar, bana da hiçbir işe el sürdürmezler... kendilerini tüketip dururlar... tabii uykum kaçtı endişeden, sabahın da köründe kalktım ayağa, kahvaltı hazırladım... sonra su kesildi çok şükür. Tabii evdeki komple su ile beraber.

Neyse işte öğlene doğru kombici gelip kombide sorun olmadığını, su borusunun patladığını, tesisatçı çağırmamızı söyledi, 20 lira alıp gitti... tesisatçı da çatı yapıyormuş, akşam gelirim dedi... hala bekliyoruz . Neredesin tesisatçı?