romantik komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romantik komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2015 Perşembe

Man From The Stars (2013)

Man From The Stars (diğer ismi My Love From The Stars) izlediğim ikinci Kore dizisi. Tabii yine Sittirella'cığımın tavsiyesi üzerine :) Gayet zevkli bir romantik komedi olan dizimiz yayınlandığında epey sükse yapmış, çılgın reyting almış, hatta diziyi uzatmışlar... Kore dizisi olduğu için sadece 1 bölüm eklemişler tabii, 21 bölüm olmuş. Mazallah bizde olsa 5 sene izlerdik aynı hikayeyi:)


Do Min Joon, 400 sene önce

Dizimiz bundan 400 sene evvel Kore kırsalında başlıyor. Hani eskiden her yer dutlukmuş ya, o hesap. Tahtırevan ile genç bir kızı taşıyan köylüler, gökte apansız bir UFO belirince dehşete kapılıyorlar. UFO'nun rüzgarından insancıklar uçuşmaya başlayınca tahtırevandaki kız da içeride mahsur kalıp, uçurumun kenarında düşeyazıyor. Kahramanımız, işte bu UFO ile yeryüzüne inen sempatik uzaylımız Do Min Joon (Kim Soo-hyun), Do Min Joon zamanı durdurup genç kızı kurtarıyor. Böylece yeryüzündeki hayatı da başlamış oluyor.


Do Min Joon, 400 sene sonra

400 sene sonra, günümüzde, o dutluk kırsal bölge gelişmiş, modern Seul kentine evrilmiş. Kahramanımız kameraya doğrudan bakıp bizimle konuşuyor. Adeta bir günlük gibi, dizi boyunca bize bir şeyler anlatacak zaten. İlk bölümde anlattığına göre, geldiği gezegen dünyaya çok benzemekle birlikte ışınlanma ve zamanı 1 dakikalığına durdurma gibi özel yetenekleri varmış Do Min Joon'un. Ayrıca insanlara çok benzese de bizimle asla sıvı alışverişinde bulunmaması gerekiyormuş. Bu yüzden yemeklerini hep tek başına yiyormuş. Do Min Joon bize çok önemli bir bilgi daha veriyor, 3 ay sonra Dünya'nın yakınından bir kuyruklu yıldız geçecekmiş ve Do Min Joon bu sayede gezegenine dönebilecekmiş.


Cheon Song Yi

Sıra geldi kadın kahramanımıza. Cheon Song Yi (Jun Ji-hyun), Kore'nin en güzel, en aranılan modeli ve oyuncusu. (sanırım bu aktris gerçek hayatta da en güzel ve aranılan oyuncu) Güzel, mağrur ve zengin kızımız epeyce boş kafalı, şımarık ve bencil de tabii. Fakat Jun Ji-hyun öylesine sempatik canlandırmış ki karakteri, ilk dakikadan itibaren çok sevdim Cheon Song Yi'yi.

Cheon Song Yi, yeni taşındığı ultra modern apartmanda tuhaf bir komşusu olduğunu fark ediyor. Bizim zuzaylı Do Min Joon'un ta kendisi! Bu arada attığı saçma sapan bir sosyal medya mesajı yüzünden herkes Cheon Song Yi'yi aptallıkla suçladığından, menajeri kahramanımızın üniversitedeki derslerine devam etmesini istiyor. Peşinde kameralarla okula giden Cheon Song Yi ne görsün, o tuhaf komşu, genç yaşına rağmen profesörmüş meğersem!

Cheon Song Yi
İşte 21 bölüm boyunca maceralarını izleyeceğimiz uzaylı oğlan ve dünyalı kızla böylece tanışmış oluyoruz. Diziyi izlerken oğlana alışmam epey zaman aldı. Duygusuz, don yağı gibi donuk, heyecansız uzaylımız zaten o emo saç stiliyle feci görünüyor. (Kapama saç :) Aklıma sürekli Bülent Ersoy'un gençliği geldi:)

al işte

aynı değil mi?
İşte dizimiz bize bu tuhaf ikilinin hikayesini anlatıyor. Tabii dizi boyu devam eden esrarlı bir cinayet davası, aynı zamanda geri dönüşlerle izlediğimiz Do Min Joon ile 400 sene evvel ölümden kurtardığı genç kızın macerasını da merakla takip ediyoruz. Sonunda bütün hikayeler bağlanıyor tabii.

Man From The Stars, yavaş başlayan ama giderek sarıp temposu hiç düşmeden finale giden bir dizi. Benim için diziyi izleme sebebi Cheon Song Yi idi. Çok güzel, çok sevimli, inanılmaz eğlenceli, müthiş enerjisi ile diziyi taşıyan yıldızdı bence Jun Ji-hyun.


Cheon Song Yi

Yaz günlerinde tatlı tatlı vakit geçirtecek pek keyifli bir dizi. Tavsiye ediyorum dostlar:)

xo xo

17 Mayıs 2015 Pazar

Fated To Love You (2014)

Fated To Love You, 20 bölümlük bir romantik komedi dizisi, ya da şöleni diyebilirim. Benim de izlediğim ilk Kore dizisi oluyor kendisi. Malum, ülkemizde ve dünyada böyle bir Kore dizisi salgını var, ben de mikrobu kaptım. Kore uzmanı arkadaşım, Sittirela'cığım sağolsun, diziyi bana o önerdi. Tabii benim uykuyu boş verip sabahlara kadar izleyerek tek bir hafta sonunda diziyi bitireceğimi tahmin edememişti. Ne yapayım çok sevdim Fated To Love You dizisini:)


Dizimizin kahramanları; kimya devi şirketlerin sahibi, köklü bir sülalenin son erkek evladı olduğu için aile tarafından evlenip üremesi için habire baskı gören Lee Gun ile; 

Jang Hyuk, Lee Gun rolünde


küçük bir adadan Seul'e çalışmaya gelmiş, kendi halinde, kimseye hayır diyemeyen, utangaç Kim Mi Young

Jang Na Ra, Kim Mi Young rolünde


Dizimiz bir reklam çekimi ile başlıyor. Güzel manken, reklama konu olan şampuanı beğenmeyince çekim duruyor, herkes şaşkın derken bir kahkaha duyuluyor ve genç bir adam sete dalıp artistik hareketlerle saçlarını yıkıyor. Bu adam, Jangin kimyasallarının patronu, Jeonju klanının 22 kuşaktan 9. oğlu Lee Gun'ın ta kendisi! Lee Gun, ürünü ile, mirası ile gurur duyuyor. Dolayısı ile şampuanı beğenmeyen mankeni oracıkta kovup reklam filmini kendi çekiyor, sonra da ardına bakmadan, herkesi etkileyen pek karakteristik kahkahaları ile setten ayrılıyor.

Koreli adamlar böyle, illa döşü kıllı olsun diyorsanız sizi Adanalı dizisine alalım:))))

Pervasız ve cüretkar Lee Gun, şirketi çok iyi yönetmesine rağmen evlenip çocuk yapması için klandan sürekli baskı görmekte. Nihayet, New York'ta çalışan balerin sevgilisi Se Ra'nın Kore'ye döneceğini klana bildiriyor ve Se Ra'ya evlilik teklif etmek için Macau'da bir tatil planlıyor.


Salyangoz kahramanımız:)

Kim Mi Young, bir hukuk ofisinde asistan gibi çalışıyor. Herkese sürekli kahve getiriyor, patronun özel işlerine koşturmaktan gocunmuyor. O adeta bir post-it kız, kullanışlı ama iş bitince buruşturulup çöpe atılan bir post-it. Mi Young, şirket çekilişinde Macau tatili kazanınca başına geleceklerden habersiz tatile gidiyor.

Kahramanlarımız Macau'da bir takım komploların kurbanı olup bir geceyi beraber geçiriyorlar ve Mi Young hamile kalıyor. Babaannesi Lee Gun'ı evlenmeye zorlayınca ikilinin müşterek hayatları da başlamış oluyor. 

Lee Gun (Jang Hyuk) ve Kim Mi Young (Jang Na Ra)


Dizimizin özellikle ilk 10 bölümü feci derecede eğlenceli ve romantik. Başroldeki Jang Hyuk bir harika. Lee Gun'ın çılgın kahkahalarını, sert görünüşü altında iyi kalpliliğini mükemmel yansıtıyor. Kendisi dişlek bir adam, tabii bir Freddie Mercury haşmetinde değil ama hafif dişlek işte:) Bu özelliğini de Lee Gun'ın o unutulmaz kahkahasında çok iyi kullanmış . Komedi duygusu çok başarılı, fiziksel komik sahnelerde de kendini salak durumuna koymaktan da hiç çekinmemiş, bayıldım adama! Kesinlikle dizinin lokomotifi:)

Lee Gun'ın çılgın kahkahaları

Lee Gun işini bilir:)

Lee Gun kahkahası:)

hafif dişlek:)

Jang Na Ra ise Kim Mi Young rolünde mükemmel. Zaten ufacık tefecik bir kız. Yüzü kaşık kadar, gözleri iri iri, minik dudakları da kiraz gibi olunca, Kim Mi Young ile gülüyor ve onunla ağlıyorsunuz. (Ben bazı bölümlerde ağladım diziyi izlerken) . Tabii arada "yeter kızım eziklenme bu kadar" diye sarsmak istiyorsunuz omuzlarından tutup ama o kadar tatlı bir konuşması var ve o denli sevimli ki pek kıyamıyor insan:)








Dizide sevdiğim o kadar şey var ki hangi birini anlatsam bilemedim. En başta komployu kurup bizimkilerin başını yakan Hamo Hamo ikilisi dizi boyunca biz güldürüyorlar:)

hamo hamooo

Lee Gun'ın sekreteri Tak, aynı şekilde, özellikle dizimizin drama kısmı ağırlaştığında komedi unsurunu devam ettiriyor.


Sekreter Tak :)

Dizide saçma sapan kötü karakter olmamasını da çok sevdim. Yani bu tarz filmlerde veya dizilerde, esas adamın eski sevgilisi manasızca kötü olur ya, bu kötü kadınların ev yakanından çocuk düşürtenine neler gördük :)) Bu dizide eski sevgili Se Ra, gayet normal tepkiler veriyor :)  Sonra Lee Gun'ın üvey annesi de kötücül bir tip gibi ara sıra komplolar kursa da, komik sevimli bir hali var. 


Lee Gun'ın babaannesi ile Mi Young'ın annesi de dizinin eğlenceli unsurlarından. Kafaları attı mı Lee Gun'ı pataklamaktan çekinmemeleri ile gönlümüzü kazanıyorlar.


hahahahah adam süper gülüyor!


Fated To Love You, aşık olmanın heyecanını, ilk aşkın coşkunu pek tatlı anlatan harika bir dizi. "Hadi öpsene kızı!", "kızım, yumul şu adama!" diye tezahürat yaparak seyredebilirsiniz benim gibi. Dizi birer saatlik 20 bölümden oluşuyor. Bizim diziler gibi bir bölüm saatlerce, hikaye de yıllar boyu sürmediği için gönül rahatlığıyla öneriyorum. 



xo xo


29 Ocak 2012 Pazar

Prête-moi ta main (2006)

Bu haftasonu birikmiş kitapları okumayı bir kenara bırakıp, birikmiş ucuz dvd'lerimi izlemeye karar verdim dostlar. Bunlardan biri de Prete-moi ta main idi, tam bir pazar günü romantik komedisi!


Filmin yönetmeni Eric Lartigau, senaryoyu Alain Chabat yazmış ve baş erkek rolü de kendisi oynuyor. Baş kadın oyuncu rolünde ise efsanevi Serge Gainsbourg-Jane Birkin aşkının biricik meyvesi; ne yazık ki annesinin güzelliğinden ziyade babasının çirkinliğini almış olan harika Charlotte Gainsbourg var.

Filmimizin konusuna gelince, Luis 43 yaşında bekar bir adamdır. Babası yıllar önce ölmüş, evin hakimiyeti annesi ve 5 kızkardeşine geçmiştir. Ve bu kadınlar artık Luis'in çamaşırlarını yıkamaktan bıktıkları için, onun evlenmesi için baskı yapmaya başlarlar. 31 tane sıkıcı kızla görüşen Luis, aile baskısından kurtulmak için parayla Emma'yı kiralar. Emma 2 ay Luis'in sevgilisi rolünü oynayacak, sonra düğün günü Luis'i terkedecek, Luis bunalıma girecek ve de evlilik bahsi sonsuza kadar kapanacaktır.

Charlotte Gainsbourg - Alain Chabat

Haliyle olaylar beklenmedik şekilde gelişir, Luis'in planları ters teper. Düğünün ertelenmesini Luis'in hatası olarak gören ailesi, Emma'yı geri getirmesini emreder. Luis bu sefer Emma'nın iğrenç davranmasını ister , böylece ailesi bu kızdan nefret edecek ve evlilik bahsi kapanacaktır. Ama Emma ne yapsa, Luis'in ailesi hep onu hoş görmektedirler.


Gayet eğlenceli, türün tüm kurallarına uyan, izlemesi zevkli bir film Prête-moi ta main (Sahte Gelin). Özellikle filmin baş kısımları epey şenlikli, Luis'in o anaerkil, kocaların sesi çıkmayan ailesi çok eğlenceli, klasik olarak sonlara doğru film biraz duygusallaşıyor ve kaçınılmaz mutlu son ile bitiyor.

Romantik komedi sevenler kaçırmasın:)

xo xo