dvd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dvd etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2012 Salı

İki Film Birden : Meryl Streep

Meryl Streep'i sevmeyen var mı? Varsa da ben görmedim. Benim bu kadını sevmemin salt sebebi gençlik yıllarında oynadığı muhteşem dramlar değil. Doksanlarda "Death Becomes Her - Ölüm Kadına Yakışır" ile kariyerinde bir kırılma yaşaması ve komedi oynaması; yaşlandığı halde diğer aktristler gibi anne rolleriyle kısıtlanmaması, farklı farklı rolleri canlandırması ve ödül törenlerindeki esprili, samimi konuşmaları Meryl Streep'i sevme nedenlerim. Bir de ilk aşkı ve nişanlısı John Cazale kanserden ölürken herşeyi, yeni başlayan kariyerini bir kenara koyup sonuna kadar yanından ayrılmamış olması beni çok etkiler. Daha etkileyici olanı,  hayata küsmeyip yeniden aşkı bulup evlenerek mutluluğu yakalamasıdır hatta.

Geçenlerde, bu şahane kadının bir dram bir komedi filmini üstüste izledim. İkisinde de müthişti. Filmlerden ise komedi olanını tercih ettim:

It's Complicated (İlişki Durumu Karmaşık) (2009)

Meryl Streep, Alec Baldwin, Steve Martin

Hiç beklentisiz başına oturduğum bu romantik komedi beni gerçekten güldürdü ve eğlendirdi. Umduğumdan daha komik çıktı açıkçası. Filmimiz Jane'in eski kocası ile yeni tanıştığı mimar sevgili adayı arasında kalmasını anlatıyor. Jane kocası Jake'den 10 yıl önce boşanmıştır. Büyük oğulun üniversite mezuniyeti için ailecek New York'da buluştuklarında, Jane ve Jake başbaşa yiyip içip sarhoş olup, geceyi beraber geçirirler ve gizli bir ilişki yaşamaya başlarlar. Jake bu esnada yeni genç karısı ile tüp bebek çalışmaları yapmaktadır. Bu stresten bunaldığı için eski karısının tanıdık konforu onun hoşuna gitmekte, Jane ise durumdan rahatsızlık hissetmektedir. Evini yeniden düzenleyecek olan mimar Adam ile tanışınca, kahramanımız iyice arada derede kalır.

Başarılı oyuncuları ile eğlenceli bir romantik komedi izlemek isteyenlere tavisye ederim, ben çok sevdim bu filmi hatta bir kaç sahnede sahnede sesli güldüm:)) Sadece, mimar Adam'ı oynayan Steve Martin çok çirkin yaşlandığından, eski koca Alec Baldwin ile Meryl daha güzel görünüyorlardı birlikte:) Alec Baldwin de bencil ama şeytan tüylü bu adama cuk oturmuş. Çok beğendim.



The Iron Lady (Demir Leydi), 2011

Meryl Streep, Jim Broadbent

Demir Leydi, marketten süt alan yaşlı bir kadının hikayesi gibi başlıyor. Kadıncağız zor bela sütünü alıp ayağını sürüyerek evine yürüyor, kocasıyla karşılıklı kahvaltı ederken içeri giren yardımcısı "Leydi Thatcher?" diyor ona. Ve kahvaltı masasında kadının tek başına oturduğunu anlıyoruz. Alzheimer hastalığının pençesndeki bu kadın, 20. yüzyılın en etkili politikacılarından, batı aleminin ilk kadın başbakanı, Margaret Thatcher'ın ta kendisi. Yıllar önce ölmüş kocasının hayali ile yaşamakta, kendini hala başbakan zannetmekte, gelgit akıllı olmuş bir zamanların demir leydisi.

Film, yaşlı Maggie'nin bölük pörçük geçmişi hatırlaması yoluyla gelişiyor. Keşke böyle olmasaymış, keşke lineer bir zaman akışıyla bakkal çocuğu Maggie'nin azmini, erkek dünyasıyla mücadelesini, politikada yükselmesini, verdiği kararların sebep ve sonuçlarını ve Thatcher'ın düşüşünü izleseymişiz. Yaşlılık yıllarına fazlaca ağırlık verilmiş, kariyerinin en önemli meseleleri (Falkland savaşı, madenci grevi) kısa kısa geçilmiş. Açıkçası ben sıkıldım bu filmi izlerken. İyi ki sinemada izlememiş dedim.

Filmi tamamen tek başına Meryl Streep götürüyor. Yaşlılığını da, bizim bildiğimiz başbakan haliyle de Maggie'yi yaşatıyor adeta. Aksanı, ses tonu mükemmel. Makyaj da ona yardmcı olaca derecede kusursuz. Ondan başkası oynasa film batardı kesinlikle. O yüzden Meryl Streep seviyorsanız izleyin derim, yoksa sıkılabilirsiniz benim gibi.



xo xo

29 Ocak 2012 Pazar

Prête-moi ta main (2006)

Bu haftasonu birikmiş kitapları okumayı bir kenara bırakıp, birikmiş ucuz dvd'lerimi izlemeye karar verdim dostlar. Bunlardan biri de Prete-moi ta main idi, tam bir pazar günü romantik komedisi!


Filmin yönetmeni Eric Lartigau, senaryoyu Alain Chabat yazmış ve baş erkek rolü de kendisi oynuyor. Baş kadın oyuncu rolünde ise efsanevi Serge Gainsbourg-Jane Birkin aşkının biricik meyvesi; ne yazık ki annesinin güzelliğinden ziyade babasının çirkinliğini almış olan harika Charlotte Gainsbourg var.

Filmimizin konusuna gelince, Luis 43 yaşında bekar bir adamdır. Babası yıllar önce ölmüş, evin hakimiyeti annesi ve 5 kızkardeşine geçmiştir. Ve bu kadınlar artık Luis'in çamaşırlarını yıkamaktan bıktıkları için, onun evlenmesi için baskı yapmaya başlarlar. 31 tane sıkıcı kızla görüşen Luis, aile baskısından kurtulmak için parayla Emma'yı kiralar. Emma 2 ay Luis'in sevgilisi rolünü oynayacak, sonra düğün günü Luis'i terkedecek, Luis bunalıma girecek ve de evlilik bahsi sonsuza kadar kapanacaktır.

Charlotte Gainsbourg - Alain Chabat

Haliyle olaylar beklenmedik şekilde gelişir, Luis'in planları ters teper. Düğünün ertelenmesini Luis'in hatası olarak gören ailesi, Emma'yı geri getirmesini emreder. Luis bu sefer Emma'nın iğrenç davranmasını ister , böylece ailesi bu kızdan nefret edecek ve evlilik bahsi kapanacaktır. Ama Emma ne yapsa, Luis'in ailesi hep onu hoş görmektedirler.


Gayet eğlenceli, türün tüm kurallarına uyan, izlemesi zevkli bir film Prête-moi ta main (Sahte Gelin). Özellikle filmin baş kısımları epey şenlikli, Luis'in o anaerkil, kocaların sesi çıkmayan ailesi çok eğlenceli, klasik olarak sonlara doğru film biraz duygusallaşıyor ve kaçınılmaz mutlu son ile bitiyor.

Romantik komedi sevenler kaçırmasın:)

xo xo

6 Ekim 2010 Çarşamba

İdefix paketim geldi

Pazartesi sipariş vermiştim, Çarşamba kutum geldi. Ne kadar sevinçliyim. İşte kutumu açtım ve şunlar çıktı :

Çavlan'cığımın tavsiyesi, Roger Ackroyd Cinayeti

Yine bir Hercule Poirot polisiyesi , Büyük Dörtler

Agatha Christie DVD Seti, 4 adet film içeren harika bir box set, fiyatı 21,50 TL . Bence 4 dvd için süper fiyat.

1.Film : Doğu Ekspresinde Cinayet. Kadro dehşet : Albert Finney (Poirot), Lauren Bacall, Ingrid Bergman, Sean Connery...

2.Film : Nil'de Ölüm. Oyuncular: Peter Ustinov (Poirot), Bette Davis, Mia Farrow


3.Film : Ölüm Oyunu. Oyuncular : Peter Ustinov (Poirot), Jane Birkin, Maggie Smith

4.Film : Ve Ayna Kırıldı. Oyuncular : Angela Lansbury (Miss Marple), Elizabeth Taylor, Rock Hudson, Tony Curtis, Kim Novak (oha demek istiyorum bu kadroya)



Haftasonu yağışlı olacak diyorlar:) Evde kediye sarılıp yuvarlanmalı, eski detektif filmleri izlemeli, bol bol kitap okumalı.

Ya siz, haftasonu evdeyseniz nasıl zaman geçirmeyi seversiniz dostlar?

23 Eylül 2010 Perşembe

Peki kitap bulamazlarsa ne alsınlar?

Akşam işten çıktım, Beyoğlu Sahaf Şenliğine bir uğramak istiyordum aslında amma , hava soğuktu ve yağmur çiseliyordu ; ben de Cevahir AVM'deki D&R mağazasına gitmeye karar verdim, amacım Emrah Serbes'in Ankara polisiyelerini almak idi tabii, iki tane kitap alacak, eve dönüp okumaya başlayacaktım, niyetim bu idi.

Maalesef, koskoca D&R'da istediğim kitaplar yoktu. Bilgisayardaki listelerine baktılar, var; rafları aradılar, yok! Ne yapayım, ben de mağazada dolandım, fırsat reyonundan 2 tane dvd aldım:

1)Titanic : hee evet, James Cameron'ın bildiğimiz kırk yıllık Titanik :))) hazır fırsat reyonuna düşmüş, arşivde bulunsun diye aldım

2)Dick Tracy : taa 1990 senesinden bir çizgi roman uyarlaması, Warren Beatty gerçekten de filmi çizgi roman renkleri ve görüntüsüyle çekmiş idi, Al Pacino kötü adamı oynuyordu filmde, tipi tanınmaz halde:) Sevgilisi de Madonna. Şimdi böyle yazınca şaşırdım yahu, ne acayip kast yapmışlar . Sinemada izlemiştim ilk çıktığında, bi de Madonna'nın bu filmin soundtrack kasetini almıştım hey gidi. Neyse yani çok eğlenceli filmdir dostlar.

Sonra bir de grafik roman aldım : STAR WARS : Darth Vader , Türkiye özel cildi. Gerçekten enfes bir şey, Star Wars grafik romanlarındaki Kara Lord ile alakalı hikayeleri biraraya getirip müthiş bir cilt hazırlamışlar.




D&R'dan çıkınca "madem asıl istediğim kitapları bulamadım ya, bir de Watsons'a uğrayayım" dedim. Garnier roll on göz altı kapatıcı aldım, artık gözlerim yaşlı ve yorgun görünüyor; bu da cilt bakımı için bitkisel içerikle hazırlanmış hem nemlendiren hem kapatan ince bir ürün, denemek istedim. Hazır gelmişken de her zamanki göz çevresi ve günlük yüz bakım kremlerimi aldım Loreal'den. Bi de aseton aldım, artık nedense ev aseton doldu, sanki her gün oje sürüp siliyorum dostlar yahu, tutuşmayız inşallah aseton deresinde ne diyeyim.

Torbalarımı yüklenip durağa koştum Etiler otobüsüne atladım, eve inmeden bir Akmerkez'e bakayım, ulan kesin burnumun dibinde bulurum kitapları diye içimden geçirdim. Ama heyhat, Remzi kitabevinde de yoktu benim Ankara polisiyelerim. Fakat Remzi'ye girince gözüm döndü, kitap, kitap, kitap; o kadar çok kitap vardı ki almak istediğim, gece gündüz işe gitmek yerine kendimi kaybedercesine okumak istediğim... Of ya, ne kadar az zamanımız var yaşamak için aslında? Bütün gün çalış, gece evde kendine ayırabildiğin bikaç saat kitap mı okuyacaksın, internette mi gezeceksin, oyun mu oynayacaksın yoksa kediye şefkat mı göstereceksin, ne yapacaksın? Hele çoluk çocuk varsa herhalde 100 kat daha zordur... Ooof of dostlar.



Her neyse, hikayemizin bu noktasında kitapları yine bulamadığıma göre artık omuz silkip eve dönüş yapmalıydım ammaaa, hazır Remzi'ye gelmişken 46 dergisini alayım diye düşündüm, Haluk Bilginer'in etkileyici röportajını okurum, hem devasa Ezel posteri hediyeli dedim:)) Kasaya vardığımda ise bal dudaklı Benicio Del Toro'nun Kurtadam filminin DVD'si ile karşılaştım.....

Nihayet kendime geldiğimde, 2 kitap almaya çıkıp; onun yerine 3 dvd, 1 dergi, 1 çizgi roman, 1 göz altı kapatıcısı, 1 göz kremi, 1 gündüz kremi, 1 aseton ile eve dönmüş idim sevgili seyirciler:)

xo xo