Bu haftasonu evdeydim. Cep telefonuma gelen hava durumu mesajları bile "İstanbul'da hava çok güzel, dışarı çık, dışarı dedim" minvalinde idiler. Hatta aklımdan Bebek parkındaki şenliğe gitmeyi geçirdim, iki adım yürüme mesafesinde, bütün bloggerlar orada, aman pek üşendim. Kalabalıktan da gözüm korktu açıkçası, haftasonu kafamı dinleyeyim dedim. Ama annem gitmiş, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği standından birşeyler almış, duyarlı annem benim.
Cumartesi evde yalnızdım, epeydir ilk kez oldu bu, ama hiç sıkılmadım, hatta çok keyifli bir gün geçirdiğimi söyleyebilirim. Önce kedişi furminatörile bir güzel fırçaladım, yavrucak bu mevside tüy boşaltıyor biliyorsunuz, evin içi tüyden geçilmiyor. Epey tüyünü temizledim kedinin. Sonra yeni aldığım
Yakala Chet! 'i okudum, harikaydı, çok keyiflendim:) . Sonra şukela BBC dizisi Sherlock'un DVD setini almıştım, onu seyrettim.
Bu versiyonda Sherlock Holmes ve Doktor Watson günümüz Londrasında suçluların peşinde koşuyorlar, dizi geçen aylarda CNBC-e'de yayınlamıştı. O kadar beğendim ki, setini aldım. Ah, ne acıdır ki ilk sezonu sadece 3 bölüm bu mükemmel uyarlamanın. Karakterleri günümüze kusursuz şekilde adapte etmişler. En çok hoşuma giden, cep telefonlarına gelen mesajlarıni aramaların ekranda bize de gösterilmesi... Sherlock olay yerini incelerken görüdğü ipuçlarının ekranda yazması, geri dönüşlü açıklayıcı çekimler, bir de tabii Londra manzaraları. Oyuncular da kesinlikle görmelere değer, hele Sherlock Holmes rolündeki Benedict Cumberbatch tam rolünün adamı olmuş. O tekinsiz, açık mavi gözler; o Alan Rickman-vari nefis ses tonu! Vasiyet ediyorum, ilerde Harry Potter baştan çekilecek olursa Snape'i Benedict oynasın!
Sonra bir de omlet yaptım, evde yalnızsam kendime daima omlet yaparım:) Eskiden yumurtaları kırdığım çanağa bolca kaşşar rendeler, salam sucuk ne bulursam doğrar, omleti bu şekilde pişirip bir nevi pizza elde eder idim. Ya da yumurtaları bolca tulum peyniri ile çırparak nefaset bir omlet yapabilirdim. Bu sefer salt yumurta çırptım ama 30 gram peynir hakkım daha vardı, 2 incecik dilim taze kaşarı tam pişmek üzereyken omletin üstüne koyup erittim. Biraz da sumak serpince bence çok lezzetli bir omlet oldu.
Bu omletin üstüne acayip kallavi bir de Türk kahvesi pişirdim, amanın çok güzel olmuştu, ellerime sağlık:)) Sonra da uyuyakalmışım zaten:)))
Pazar günü bildiğiniz gibi , kitap okuyarak, kediyle oynayarak geçti. Birazdan Behzat'ı izleyeceğiz ve haftasonu toptan bitecek. Haaa, bir de bu gece MTV Movie Awards töreninde Breaking Dawn 1. Bölüm teaser trailer yayınlanacak (Fragmanın fragmanı yani). Bunca zaman Twilight yazısı yazmışlığımız var, bahsetmeden geçmeyeyim dedim. Ödül töreninde yayınlandıktan sonra, teaser'ı
bu adresten izleyebilirsiniz:))
xo xo