Maceralarla dolu koskoca bir yıl daha geride kalırken geleneksel olarak geriye dönüp bu sene neler yapmışız bir bakalım istedim benim canımdan çok sevdiğim izleyenlerim.
2012'de blog performansım yarı yarıya düşmüş, geçen senenin yarısı kadar post yapmışım. Ben bunu artık gün içinde hiç bir şekilde bloga giremeyip, akşam iş dönüşü de hep yorgun olmama bağlıyorum. Çoğu günler bilgisayarı açmıyorum bile, kocaman Galaxy Note ile internette gezinirken sızıp gidiyorum zaten. O zaman 2013 için hedefim, bloguma en az haftada 2 kere yazı yazmak olsun. Aynı durum kitaplar için de geçerli, geçen sene 70 tane kitap okumuşken bu sene 60'da kaldım. O da son aylarda, evde kapandığımız kış günlerinde gerçekleştirdiğim atak sayesinde.
Ocak
Ocak ayı haliyle indirimleri sömürdüğüm, bir sürü elbiseler aldığım ay oldu 2012'de. Aynı geleneği 2013'te de sürdürmek boynumuzun borcu olsun:))
Ocak ayında 6 tane kitap okumuşum, en güzelleri
Amcam Oswald ve
Zindan Adası idi.
Şubat
Nedense günlük hayatımda hep Aralık'la karıştırdığım cüce Şubat'ta bir alarm krizi yaşamıştım
hatırlarsanız. Meğersem eski musibet cüzdanımın içinde zıkkım bir alarm etiket kalmış, defalarca rezil olmuşum o yüzden mağazalara girip çıkarken. Bunun dışında Oscar heyecanı, 3 boyutlu Yıldız savaşları, kızçelerle kutladığımız Sevgililer Günü derken dolu dolu geçmiş bu kısa ay.
Bu kadar gezmeye bir tane kitap okumuşum :
Kedi Hikayeleri
Mart
Kutlu doğumgünümü kutladığımız bu güzel ayda dillere destan 32 kısım tekmili birden
hayat hikayemi yazmış idim:)) Ayrıca emektar pasaportumu yenileyip yeni, 10 yıllık pasaportlardan almıştım.
Mart ayında okuduğum 7 kitaptan en çok
Travma ve
Tatlı Rüyalar'ı sevmiştim.
Nisan
2012 için 2 hedefimden ilkini Nisan ayında gerçekleştirdim ve kendime Samsung Galaxy Note telefonu
aldım. Fakat hala taksitleri bitmedi mendeburun, banka bunun taksitlerini bana sormadan 6 ay ötelemesin mi, bunun taksitleri 6 ay sonra başlayıp yaz tatili taksitleriyle çakışmasın mı, abovvvv hala ödüyorum, iflahım sikildi dostlar:))
Bu güzel bahar ayında Lady Charlotte ve Zekish ile bol bol
sergi gezip, Terkos pasajını da talan etmiş idik.
Nisan ayının kitabı ise tabii ki Ahmet Ümit'in yeni romanı
Sultanı Öldürmek idi.
Mayıs
Havanın ısınıp şahane bir İstanbul baharı yaşadığımız bu güzel ay, Denizo'nun evindeki
mangal partisi ile başlamıştı. Sonra Smash dizisini izleyip çok sevmiştim. Nihayet blogda bol bol yer verdiğim Cambridge Düşesi Kate'in rüya gibi kıyafetine
ayılıp bayılmıştık.
Bu ayın tek kitabı ise gayet eğlenceli bir çocuk kitabı :
Gizemli Benedict Derneği
Haziran
Haziran ayı muhteşemdi. İstanbul yazı doyumsuzdu. İstiklal caddesinde
şu günü unutamam. Haziran'da, İngiltere kraliçesi İkinci Elizabeth, tahta çıkışının 60. yılını yani elmas jübilesini kutladı
muhteşem törenlerle. Ekrana yapışıp izlediğimi söylemeye gerek var mı? Tabii İstanbul'un aksine Londra'da hava götüm gibiydi, Thames nehrinde yapılan efsanevi tekne geçişinde yağmur hiç durmadı. Neyse, jübile konserinde yağmur yağmadı ve ağzım açık izledim o müthiş organizasyonu. Haziran'ın unutulmaz olayı ise Lady Charlotte ve Zekish ile gittiğimiz
Madonna konseri idi.
Haziran'da okuduğum 2 kitabı da sevdim :
22/11/63 ve
Gece Sirki
Temmuz
Temmuz ayında Londra'da
şahane törenlerle Olimpiyat Oyunları başladı.
Once Upon A Time dizisni keşfettim ve çok sevdim. Ayrıca 2 ay önce mangal partisi yaptığımız Denizo'nun malikanesnde bu sefer havuz partisi yaptık ve nihayet karpuzum suya girdi!
Temmuz'da ayrıca eski kitap okuma hızıma kavuşup 9 tane romanı bitirdim. En sevdiğim kesinlikle
Kar Kuyusu olurken,
Kitap Hırsızı unutulmazlar arasına girdi.
Ağustos
Ramazanın Ağustos'a denk gelmesi tabii bu ay hızımızı kesti. Yine de gökdelenlere tırmanıp 4 boyutlu simülasyonlar izlemekten
geri kalmadık. Olimpiyatlarda ise 2 gencecik Türk kadını, harikulade bir başarıya imza atıp hepimizi ağlattılar. Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut, 1500 metre kadınlar finalinde birinci ve ikinci olup
tarihe geçtiler. Ayın sonunda Lady Charlotte ile Bodrum'da 2 haftalık bir tatile çıktık:)
Rodos senin,
Kos benim, deli gibi gezdik, Bodrum koylarını
fethettik:) . Bu
tatil 2012'de gerçekleşmesini istediğim 2. dileğimdi:)
Ağustos ayının en güzel kitabı, Ferhan Şensoy'un
Başkaldıran Kurşunkalem'i idi.
Eylül
Eylül ayında William ile Kate'in uzakdoğu
turunu takip ettik keyifle. Tur esnasında Kate'in çıplak fotoğraf skandalının patlaması ayrı bir eğlence oldu. İtalya ve Fransa'daki müşterilerimizin yolladığı dergiler sayesinde Kate'in yalın ayak götü kabak fotoğraflarıyla ofisimiz epey şenlendi. Fotoğrafları tarayıp bloga koyma önerilerini reddettim:)
Bu ayın kitabı :
Hiç Kımse Sıradan Değildir
Ekim
Ekim ayına damgasını vuran hadise, iş için gittiğim Paris'te geçirdiğim
haftasonu ve de Emine'nin kınasında dehşet biçimde
dağıtmam olmuştu. Paris'te daha önce
hiç gitmediğim yerleri yağmura aldırmadan arşınlamış; Montmartre'daki üzüm bağını bile
keşfetmiştim. Kınada kendimi kaybederek pistin tozunu atmamın ardından ise adım şirkette dillere düşmüş idi yaleppim:)))
Ekim ayı boyunca bin küsur sayfalık bir başyapıtı okudum :
Monte Cristo Kontu
Kasım
Kasım ayına damgasını vuran gün kesinlikle
Tüyap Kitap Fuarında Sedef ve Nihan'la tanışmamız; Sittirella ile Euphoric kuzuların da bize telefonla katılması olmuştu. 2013'teki dileğim hepimizin bir araya gelerek toplanmamız. Bakalım, olacak inşallah:) Nihan bize kitaplarını imzaladı, çizimlerini hediye etti. Ne kadar mutlu bir gündü anlatamam.
Kasm ayında okuduğum kitaplardan en etkileyici olanı
Tavan Arasındaki Buda idi
Aralık
Yılın son ayına uçuk çıkartarak
girdim, yine uçuk çıkartarak bu ayı
kapatıyorum. Demek ki en çok sıkıldığım günler bu kısa ve karanlık kış günleriymiş:( Bu ay ekseri
gezip tozma ve
yeme içmeyle geçti, ayrıca kitap fuarının ardından başlayan İdefix sanal fuarından bolca kitap aldım. Çoğunu da
okudum.
Yılın son ayının unutulmayacak hadiselerinden biri de, Düşes Kate'in nihayet
hamile kalması olmuştu:)) Aman gözümüz aydın:)
İnşallah içimize attığımız sıkıntılarımız da eski yılla birlikte geçip gider. Dermansız derdimiz olmasın, sağlığımız sıhhatimiz yerinde olsun yeni yılda. Sevdiklerimiz, dostlarımız hep bizimle kalsınlar, etrafımızı çevirsinler. Ve her mahalleye bir hayvan barınağı açılsın. Sokaktaki kedilerin köpeklerin hep mamaları olsun ve kışın ıslanıp üşümesinler. 2013'den isteklerim bunlardır.
Herkese mutlu seneler,yeni yılda yeni maceralarla görüşmek üzere:)
xo xo
tabii annemle sekiz olup kedinin geleneksel pozunu da çekmiş idik :
 |
| MUTLU SENELER:)))) |