22 Kasım 2005 Salı

biz

biz,
koca bir aferini hakettik.
yepyeni bir başlangıç yaptık ve sanki aradan çok zaman geçti.
yaratılmış zaman kavramının her milisaniyesini yıllar boyutunda yaşadığım(ız) çok , çok zaman.
herşeyi sildik ,
yeniden başladık ,
kazandığımız herşey bizde kaldı , kaybettiklerimize hiç üzülmedik.
aslında hiçbirşey de kaybetmedik.
kendimizi kaybetmedik.
kendi yolumuzu çizebilme savaşında bir adım daha attık.
koca bir adım.
hayatta sahip olduğumuz en önemli ve tek değerimiz kendimiz isek eğer ,
tüm çabamız bunu korumak üzerine olmalıdır.
gerisi hikaye.
yaşasın real fiesta bloggerları , yaşasın hayat!

19 Kasım 2005 Cumartesi

Daniel Powter - Bad Day

Where is the moment we needed the most
You kick up the leaves and the magic is lost
They tell me your blue skies fade to grey
They tell me your passion's gone away
And I don't need no carryin' on

You stand in the line just to hit a new low
You're faking a smile with the coffee to go
You tell me your life's been way off line
You're falling to pieces everytime
And I don't need no carryin' on

Cause you had a bad day
You're taking one down
You sing a sad song just to turn it around
You say you don't know
You tell me don't lie
You work at a smile and you go for a ride
You had a bad day
The camera don't lie
You're coming back down and you really don't mind
You had a bad day

17 Kasım 2005 Perşembe

Star Wars hatıralar geçidi


You want to see an Oasis?
"One day, I was walking along the street, there was no pavement, it was all dirt, and Alec Guinness came along in a Mercedes and said, 'What are you doing?' And I said, 'Nothing.' He said, 'You want to see an Oasis?' I said, 'Yeah,' so I jumped in the car and I went with he and his wife to see an oasis. That was a nice trip."
- Kenny Baker, on filming Star Wars in TunisiaStar Wars Insider #23

11 Kasım 2005 Cuma

Londra Madame Tussaud’s taki Atatürk heykeli Koç Grubu tarafından gerçeğine uygun hale getirildi

Londra Madame Tussaud’s taki Atatürk heykeli Koç Grubu tarafından gerçeğine uygun hale getirildi

Yıllardır süren bi geyikti bu, meşhur mumya müzesindeki Atatürk heykelinin ne kadar fena olduğu yazıldı, çizildi.Sonunda Koç Grubu  düzgün bir heykel yaptırmış. Teşekkürler Koç Grubu.

5 Kasım 2005 Cumartesi

fotoğraf


Radikal gazetesindeki Mine G. Kırıkkanat'ın köşesindeki fotoğraflara ithafen naçizane bir çalışma

eski mektuplar

bu bayram evde oturunca temizlik yapmak geldi içimden ve ne zamandır anahtarını bulamadığım kilitli çekmecemin anahtarını bularak maziye balıklama dalıverdim.
eski mektuplar...
taa lise arkadaşlarımdan gelmiş 1990 yılına ait mektuplar.
eski sevgililerin mektupları.
adını unuttuğun insanların ingilizce mektupları.
uzak diyarlardan atılmış posta kartları.
e-mail olmayan çağlardan kalan sararmış sayfalar.
büyük hatıralar.
ya da benim öyle zannettiğim.
hem gülerek hem ağlayarak okuduğum mektuplar.
hem okudum hem de yırtıp attım çoğunu.
bu kadar hatıranın beni yorduğu gece yarısı çoğunu yırtıp attım evet.
neden mi?
anlatması o kadar zor ki.
eski mektuplar geçmişten bir yara gibiydi sanki ve görmek istemedim daha fazla.
unutmak istediğim geçmişimden kurtulmaktı sanki.
yırtıp attığıma daha sonra üzüleceğim biliyorum ama gittiler işte.
uçuuuup gittiler.
tüm yazanlara selam olsun
tüm eski arkadaşlara
tüm eski sevgililere
tüm sevgilere

bayram bayram

ilk defa evdeydim bu bayram.ya yurtdışında olurdum ya da buradaysam da eve gitmezdim. amca oğulları, yeğenler, kuzenler geldi. ne güzel şeymiş bu bayram ziyaretleri. biraz geç geldiler de hemen sıkılmaya başladım gelmeyecekler mi yoksa diye.kimi kimsesi gelmeyen insanları düşündüm ve hüzünlendim yine. bekleyip de kimsenin kapını çalmaması, yan komşulara torun torba gelenlere bakarak ve iç geçirerek bir bayramı daha yalnız geçirenleri. ne üzücü ve katlanılası zor bir durum. yine empati yaptım ve yine üzüldüm yalnız ınsanlara bir kez daha. allah bizi kimsesiz, ziyaretsiz. akrabasız komasın.
amin

4 Kasım 2005 Cuma

Forever Madonna

Madonna MTV Europe Müzik ödülleri törenini kelimenin tam anlamıyla sallamış, yıkmış geçmiş. Bu günkü yazımızı Maddy'e ithaf ediyoruz, Long Live Maddy! ya da God Save Maddy!

http://www.madonna.com/



Seksenli yıllarda , yani ben çocukken, hep bir Madonna vs. Michael Jackson durumu vardı. Sonra bigün bunlar beraber Oscar törenine gittiler, dumur olmuştuk.Şahsen Madonna'yı daha çok severim ,  en azından bi felsefesi vardı kadının.

2 Kasım 2005 Çarşamba

ho ho ho bayram

Bayram demek tatil demek, dışarıda yağmur yağarken evde olmak, uyumak, yemek, okumakla avare geçecek günler demek. Bizde ilk gün bütün aile toplanır, Sicilyalılar gibiyizdir, halalar, amcalar, bir sürü kuzen, ortalıkta koşan her boy, yaş ve cinsten çocuk... Ağlayan bebekler, sürekli kaka ve bebe podrası kokusu... Şimdi şunu düşünüyorum, benim yaş grubu kuzenlerimle biz birlikte büyüdük, şimdi meyhanelere gidiyor, beraber serserilik yapıyor, Jedi konseyi kuruyoruz. Birkaç yıldır bizden sonraki kuşak oluşmaya başladı, benim yeğenlerim ve kuzenlerimin yeğenleri... Şimdi onlar bir grup oluşturacaklar. Biz de büyüklerin yerine geçeceğiz. Yani halamın koltuğunda ben, amcamın yerinde yakışıklı Tolga oturacak. Allah gecinden versin tabii büyüklerimiz hep yanımızda olsunlar. Ve fakat zaman akıp geçecek. Ben bir anda şişko hala olacağım, Zehra halamın yerine. Oy oy oy. Şimdi altlarına dolduran çişli veletler de meyhanelerde sürtüp bizimle dalga geçecekler. Piçiriklere bak sen! Bizim kadar şanslı ve şanslarının farkında olacaklar mı bilemem? Bu arada kafama takılan bir mevzu var. Şimdi ben de evlenip pırtlatırsam üç beş tane, benimki en ufak olacak, ya da o kadar ufak olacak ki şu anda büyümekte olan kuşaktan dışlanacak. Ada-Ege-Ertuğ-Pelinsu grubundan bahsediyorum. Daha yakışıklı Tolga ve Obi-Wan Burak'ta tık yok ama... Eh iyi benimki de onlarınkiyle takılır. Biz de huzurevinde kıs kıs gülerek gizlice viskimizi yudumlarız ne bileyim ya. Of farkettim de ne kadar çok bayram bahşişi vermem gereken ufaklık var. Ay ne yapacağım? Yılbaşı da geliyor. Yılbaşında da böyle bir yazı patlatırım ben, istifayı basıp rahatladım ya kalemim açıldı dostlar, kendime geldim ooohhhhhh.