18 Kasım 2018 Pazar

37.İSTANBUL KİTAP FUARI SERÜVENİMİZ

Bu sene Edirne'deki İstanbul Kitap Fuarına, fuarın kapanmaya yüz tuttuğu son Cumartesi günü gidebildik dostlar. Fuarın ilk gününden sizlere indirim haberlerini veremedim. Bir de bu sene etrafımdaki o heyecanı göremedim, twitter'da mesela, haydi fuar açılıyor, imza günleri düzenleniyor coşkusunu hissedemedim. Ancak bu kağıtsızlık ve ekonomik krizde kitap basmaya devam eden yayınevlerine madalya takmalı, onları alabildiğine desteklemeliyiz. Gerçekten kahramanca bir çaba artık kitap yayınlamak.

Beylikdüzü'ne gitmek fikri bende gerginlik yaratıyor. O kadar uzakta ki fuar senelerdir yollarda heba olduğum halde hâlâ inanasım gelmiyor. Bir de metrobüsle gidip dönerken o eşşek yükü ile kitapları taşıma eziyeti var. Yine de on binlerce kitabın arasında dolaşıp o havayı solumaktan manyakça bir zevk alıyor olmalıyız ki inatla fuara seyahat ediyoruz her sene :)

Fifucanlar fuarda

Cumartesi sabahı planlara uygun olarak 9:30'da buluşup yollara döküldük. Arabayla Bebek'ten Beylikdüzü'ne  gitmemiz 1 saat sürdü, yani oldukça iyi. İçeri girer girmez 2.Salona daldık. Geçen seneye göre daha az ziyaretçi vardı sanki. Biraz daha rahat dolaşabildik.

Kitap Fuarı


Bu sene hiç hazırlık yapmamış, liste hazırlamamıştım. Gene de salona girer girmez kitap almayı başardım, ben de hayret ettim bu duruma.

Arkadaya Yayınları


Arkadya Yayınlarından 28 Liralık kitaplar 20 Liraya satılıyordu. 3 kitaba 50 Lira kampanyası vardı. La Capitana ile toplam 3 kitap alınca 50 Lira'ya gellmiş oldu. Ne uyanığız değil mi? :)

Seri katilli polisiye

Bronte kardeşlerin mirasının peşinde koşan bir kızın macerası

Pegasus'tan kitap almayı epeydir bırakmıştım. Aslında sert ciltli kapakları ve kaliteli baskısıyla kitapları güzeldi ama artık gençlik romanı okumak istemiyordum. Fakat o da ne? Senelerdir burnundan kıl aldırmayan Pegasus Yayınları gerçekten indirimli kitap satıyordu fuarda. Benim için bu  senenin sürprizi idi Pegasus indirimleri.

Pegasus Yayınları

Pegasus Yayınları

%50 indirimli olarak Deborah Harkness'ın meşhur Ruhlar Üçlemesini aldım. Senelerdir alsam mı diye düşündüğüm, cadılı vampirli fantastik bir seriydi bu. Kutulu 3 kitap set 75 Liraya geldi.

Harkness Serisi

Buradan sonra zaten devam etmek çok yorucuydu artık. Kitaplar ağır, palto çok sıcak yapıyor. Seneye fuara gidersem belki ben de kabin boy valizle giderim. Bu sene bir sürü bavulla gelen insan gördüm, şaşırdım. Ben en son bavulla Sezgin Kaymaz'ın imzasına gidip bütün kitaplarımı imzalatmıştım.

Martı Yayınlarında her zamanki gibi 10 Lira kitaplar, eminim birşey bulunur. Bu arada logoları değişmiş, kitap sayfalarının kenarlarını da renkli basmaya başlamışlar. Kitaplar sarıi mavi, kırmızı renk renk görünüyor karşıdan bakınca.

Martı Yayınları

Nemesis Yayınlarında %25 indirim vardı, çok birşey değil yani. Ama stant görevlisi hanım bir polisiye cinayet romanı tavsiye edince merakıma ve ilginç kapağına yenik düşenerek almaya karar verdim. Tabii ikincisi de çıkmış, onu da torbaya attık. Gülle gibi kalın gitaplar ikisi de.

Yine bir seri katil, boyu devrilesice

4 Maymun'un devamı dediler

Epsilon stantında bol bol Taht Oyunları ürünü vardı.

Epsilon Yayınları

April Yayınları %30 indirim ve güzelim kitaplarıyla fuardaydı gene. April'i severim, onlar da beni sever. Yeni çıkan 2 kitabı hediye ettiler, sağolsunlar:)

Kitabın editörü Murat Menteş

Kurgu dışı bir çalışma

April stantında sevgili Nazlı Berivan Ak ile:)

Sıradaki durağımız Hep Kitap idi, bu yayınevi son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Bu sene içinde okuduğum kitaplardan en sevdiğim Hep Kitap'tan çıkan Kandan ve Kemikten Çocuklar idi. Goodreads değerlendirmem için buraya tıklayabilirsiniz. Hep Kitap %30 indirimle fuara katılmıştı. Önceden planladığım 3 tane kitap aldım.

Hep Kitap

Yerli polisiye

Algan Sezgintüredi tavsiye etti bu yazarı, daha önce hiç okumadım.

Kitabı çal, sihirbazı durdur, sihiri kurtar... Tam benlik sanırım.

Yine pek sevdiğim yayınevlerinden Domingo'da 3 kitap 55 Lira idi. Ama bütün kitaplarını okuduğum için alacak 3 tane yeni kitap bulamadım. Yeni çıkan Zamanı Durdurmanın Yolları'nı alacaktım sadece, bir de tatlış bir hikâye diye köpekli bir roman tavsiye ettiler. Hadi onu da aldım, inşallah sonunda köpek ölmüyordur ha, bak gebertirim.

Domingo Yayınları

Rehber köpek Jules 

Kitabın kahramanı yüzyıllardır hayatta olan bir adam

Can Yayınları da %30 indirim yapmıştı fuarda.



Yitik Ülke'nın stantı çok kalabalıktı, yanaşamadım. Güzel kapakları ile göz dolduran sevdiğim bir yayınevi.



Artık yorulmuştuk, 3.salona geçtik. Burası çok kalabalıktı, yürümek eziyet hâlini almıştı. Everest'e Artemis'e, Oğlak'a uğradık ama kitap almadık. Son olarak her fuar mutlaka kitap aldığımız Koridor Yayınlarına gittik.

Koridor Yayınları
John Verdon'un Dave Gurney serisinden son çıkan polisiyeyi aldım.


Ayaklarımıza karasular inmiş, gözümüz kitap görmez olmuştu. Artık çıkmaya karar verdik, neredeyse 3 saattir geziyorduk aslında. Ama geçen senelere göre çok fazla yorulduğumu hissettim bu sene, belki lodos çarpmıştır, bilemedim.

Tam çıkarken Desen Yayınları stantında birkaç sene evvel almayı düşünüp sonradan unuttuğum çizgi romanları gördüm. Çıkarayak onları da aldım ve bu senenin fuar macerasını tamamlamış olduk.




Bu sene eve dönüşümüz de çok hızlı oldu, 1 saatte geri döndük. Geçmişte saatlerce yolda kalmışlığımız, Mahmutbey gişelerde perişan olmuşluğumuz var ne de olsa. O yüzden çok sevindik.

Eve gelince sofrayı kurup akşama kadar yedik, içtik, muhabbet ettik. Fuara gitmenin en güzel yanı dönüşteki muhabbetlerimiz olsa gerek. Hele bir de La Capitana'nın 4 yıldır dinlendirdiği baharatlı vişne likörünü içince kendimizden geçtik.

Şimdi kitaplara sarılıp yuvarlanıyor, onları sevip okşuyor, okumalara kıyamıyoruz :)

xo xo


25 Ekim 2018 Perşembe

SONUNDA OLDU

Kendimize inanalım, çok istersek ve fotoşop kullanabilen Seval gibi şahane bi arkadaşımız varsa herşey mümkün :)

HRH Judy, Princess of Wales

xo xo

24 Ekim 2018 Çarşamba

HAYALİMDEKİ İŞ VE MESLEK

Dün akşam Londra'da Kraliçe 2.Elizabeth Hollanda kralı şerefine resmi bir ziyafet düzenledi. Philip yoktu bu sefer, mezardan kalkamamış. Charles, Camilla, William ve Kate kraliçemize eşlik ettiler.


Geleceğin Galler Prensesi canımız Kate'miz bu davete Alexander McQueen modaevinin hazırladığı bir kıyafet giymişti. Kıyafetin üst kısmı hoş ve zarif, alt kısmı ise fırfırıklarla bezeli 80'li yıllardan kalma bir tasarımdı.

Cambridge Düşesi Catherine

Ama belden yukarısı o kadar gösterişli ve prensesvariydi ki, elime makas alıp eteklerini kesmek arzumu bile bastırdı. Fotoğraflara bakarak hayalimdeki tek iş ve mesleğe bu çırpiş kızın sahip olacağını düşündüm: Galler Prensesliği!


Müstakbel Galler Prensesi Catherine

Kate o gece Prenses Diana'nın Galler Prensesi iken sık sık taktığı, Diana ile özdeşleşmiş Queen Mary's Lovers Knot Tiara'yı takıyordu. İnci ve elmas küpeleri Prenses Diana'dan miras kalan küpelerdi. Harikulade kolyesi ise Kraliçe Alexandra'nın düğün takımından geliyordu. 

Kraliçe Alexandra

Kate'in üzerindeki en göze çarpan aksesuvar ise göğsüne iliştirdiği Royal Family Order idi. Bu nişanı takmak demek kraliçe size madalya taktı demek. Kraliçeden alınacak en yüksen onur nişanesi bu. Sadece kraliyet ailesinden kraliçenin seçtiği kadınlara ve Elizabeth'in kişisel arzusu üzerine veriliyor bu nişan. Mesela Prenses Diana'ya vermiş, York Düşesi Sarah'a vermemiş :) Kraliçenin hiç bir kız torununda bu nişan yok. O yüzden Kate'nin bu nişana layık görülmesine çok sevindim.


Yaa keşke ben Galler Prensesi olsaydım :(

O yüzük de benim olsaydı

13 Ekim 2018 Cumartesi

BİR YORK PRENSESİ'NİN DÜĞÜNÜ

Yüzyıllar boyunca İngiliz hükümdarlarının  2.oğullarına York Dükü ünvanı verilmiştir. (En büyük oğlan Cornwall Dükü ve Galler Prensi ünvanlarını alıyor). Kraliçe 2.Elizabeth'in babası da York Dükü idi zamanında. Modern çağın York Dükü ise Elizabeth'in ortanca oğlu Prens Andrew idi. Gençliğinde bence Elizabeth'in çocuklarından en güzeliymiş, bu yere bakan yürek bakan Andrew.

Prens Andrew

Andrew 1986 senesinde, yani Seksenlerin doruk noktasında Galler Prensesi Diana alemleri kasup kavururken Sarah Ferguson diye bir kızla evlenmişti. Kız bir kadın diğerinden ne kadar farklı olabilirse o kadar farklıydı Diana'dan. Zaptedilmez kırmızı saçları gibi ateşli bir kişiliği vardı, klasik bir güzel değildi, üstelik yapılı bir kızdı.




Ne Andrew ne de Sarah o dönemde Diana gibi popüler olabildi. İngiliz halkı bunları hiç mi hiç sevmiyor, basın Sarah'ı her fırsatta yerden yere vuruyordu. Sürekli rüküşlüğü ile, hatta hamile olup doğurduğunda bile, kilosuyla dalga geçtiler.


Sarah ve Andrew 1991 senesinde ayrıldılar, 1996'da resmen boşandılar. Bu arada Sarah'ın Teksaslı bir adamla çarşaf çarşaf fotoğrafları yayıldı ortalığa. Fotoşlarda Sarah'ın üstsüz olması, adamın Sarah'ın ayak parmaklarını emmesi çılgın bir skandala yol açtı. O zamandan beri Sarah'ın kraliyet ailesinde en nefret edilen kişilerden olduğu söylenir.


İşte bu çiftin zamanında 2 tane kızları olmuştu, birbirinden çirkin 2 York prensesi dünyaya getirmişlerdi. Mazallah ben prenses olsam ama bu kadar çirkin olsam prenseslikten vazgeçer, üzerime duvar ördürüp manastıra kapanırdım.

Prenses Beatrice, Sarah Ferguson, Prenses Eugenie


İşte bugün bu kızlardan ufak olanı, Prenses Eugenie Windsor Kalesinde evlendi. Kocası Jack Brooksbank ile 8 senedir berabermiş. Pek yakıştılar maşallah:

Çifte kumrular


Düğün geleneksel olarak sabah saatlerinde yapıldı. Windsor Kalesindeki St George Şapeli harikulade çiçeklerle bezenmişti, düğünün renk skalasına, çiçek düzenlemelerine bayıldım.

@The Duke of York Twitter

@The Duke of York Twitter


Şapelin kapıları açıldığında en önce çiftin konukları gelmeye başladılar. Bir sürü ünlü düğüne davet edilmişti, hava çok rüzgarlıydı, hepsi şapkalarına yapışıp kiliseye koştular.


Naomi Campbell'ı görünce önce tanımadım, "kim bu güzel kadın?" diye düşündüm, sonra dank etti. Çok gösterişli ve şıktı sabık süpermodel.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images


Ricky Martin'in botoksları patlamış, suratı patetese dönmüş, onu da zor tanıdım. Ya da bu kraliyet ailesine dil uzata uzata çarpıldım, bunama geldi bana:

Embed from Getty Images


Prens Harry'nin eski kırığı Chelsy Davy bu düğüne de koşa koşa gelmişti. Hatırlarsanız geçen düğünde bunların godoşluğundan dem vurmuştuk :))) Chelsy'nin yanındaki diğer sosyetik ablanın ispanyol paçaları köşeleri önden dönüyordu. Şöför Nebahat Abla kılığında düğüne gelmişti resmen, o neydi kız?

Embed from Getty Images


Düğünde bu ablanın arkasına oturana da çok acıdım ahaha, ne koydun kız kafana? Sirklerdeki zavallı atlara taktıkları süslü sorguçlar gibiydi aynen şapkası. Kesin birinin gözünü çıkarmıştır :)

Embed from Getty Images


Rüküş İngilizlerin ardı arkası kesilmiyor, rabbim verdikçe veriyordu dostlar.

Embed from Getty Images


Bu da kesin çok kızmış, "neden sabahın köründe düğün yapıyorsunuz münasebetsizler! güzellik uykumu alamadım, ağzım yüzüm tövbe estağfurullah birşey oldu!" diyor:

maşallahlarca


Cara Delevigne hakiki şöför Nebahat benim dercesine smokin pantül takımıyla bu pek renkli düğüne katılmış. Bence Oz Büyücüsü filmindeki korkuluğa benzemiş. Aman herkesler pek bayıldı.

Embed from Getty Images


Kate Moss ise tarihleri karıştırmış, Harry'nin düğününe giyeceği yazlık takımla gelmiş yazık. Yanındaki katana da Liv Tyler. O da coğrafya öğretmeni kılığında düğüne katılmayı uygun bulmuş. Liv Tyler'ın kıyafetini Victoria Beckham hazırlamış dostlar. Kadının tasarımları bile suratsız görüyorsunuz.

Embed from Getty Images



Ayy bu kadar konuk yeter, kraliyet ailesine geçelim. Konuklar şapele girip oturduktan sonra aile yürüyerek gelmeye başladı, ne olsa dükkan onların, kaleden düz ayak iniverdiler şapele :)

Wessex Kontesi Sophie koyu renk tercih eden birkaç kadından biriydi. Çoğunluk capcanlı patlayan tonlarda giyinmişti.

Embed from Getty Images


Prenses Anne altın takılarla yeşil elbise giymişti.

Embed from Getty Images


Kızı Zara Philips ise nedense mavi mantosunun üzerine gri şapka takmıştı. Oldu mu şimdi!

Embed from Getty Images


William ve Kate, Harry ve Meghan ile berar geldiler düğüne. Ayy o Meghan'ın sıkıcı Givenchy'sinin sünepeliğine inanamıyorum, nasıl çirkin nasıl çirkindi. Bir de bütün parmaklarına altın yüzük takmış, dirseğine kadar bileziklerini takıp sergileyen kızlardan ne farkın kaldı?

Embed from Getty Images


Biricik Kate'miz ise vişne çürüğü Aleander McQueen elbisesi ve Philip Tracy şapkasının içinde nefes kesiyordu. Elbisenin rengi çok yakışmış, güler yüzü ve Kraliçe'den aldığı elmas küpeleri ile parlıyordu adeta.

Embed from Getty Images


Embed from Getty Images

Embed from Getty Images


Royaller de yerlerine geçtikten sonra gelin hanımın annesi ile ablası şapele geldiler. Sarah'ın yeşil elbisesi iyiydi ama şapkası çok komikti, Asteriks'in şapkası gibiydi aynen :)))

Embed from Getty Images




Kadın arabadan inince şapelin önünde bekleyen kalabalığa koşup insanlara sarılmaya başladı ahahaha asla bir damlacık royallik yok bu Sarah'da, ne yapsın elinde değil.

Onların hemen peşinden, Lady Louise eşliğinde minikler geldi, nedimeler ve içoğlanlar. Sonra bir felaket oldu, genç Lady Louise bir sürü veletle şapelin basamaklarındaydı, oracıkta bin kişi, online'da bütün dünya onu izliyordu. Çocuklar rüzgardan yürüyemiyor sırayla biri sonra diğeri yere düşüyordu. Tam merdivenler bitti, şapele kadar geldiler, bu işkence bitti derken Louise'in eteği şak diye kafasına geçmesin mi? Ayy kızın donlar fora oldu ahahahah, bir de Erşan Kuneri donu giymiş yazık, kocaman çirkin birşey. Bütün dünya bu sahneyi izledi. Yazık genç kız, üzülmüştür. Yine de soğukkanlılığını korudu, veletleri başarıyla içeri soktu. Ben hâlâ yazık kıza deyip gülüyorum, allah affetsin ahahahah.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

uçtu havaya eteği, ortaya çıktı yeteneği

Gelinden önce son olarak hükümdarın şapele girmesi gerekiyordu. Kraliçe bu torunun düğününde açık mavi renk giymeyi uygun görmüştü. Prens Philip de gene yanındaydı, baston gibi dimdirek yürüyüp geldi. Hani 2 gün önce ölmüş haberi yok, mezardan kaldırmışlar filan diyoruz da; Philip Elizabeth'den daha dinç. Kadıncağız törende hep sıraya yaslandı, Philip kazık gibiydi maşallah.


Kraliçe demişken, Sema arkadaşım bir yerlerde okumuş. Bu kraliyet düğünlerine gelenlere güvenlik sebebi ile tuvalete gidemezsiniz, bez takıp gelin diyorlarmış. Ahahahah, yaa olamaz böyle bir şey. Düşünsene orada papaz dua okuyor, burada kraliçe şarıl şarıl işiyor, ooohh, ooohh, sıcacık da oturuyor ondan sonra ahahahah

Embed from Getty Images



Kasabanın ucundan gelin hanımla babası York Dükünü taşıyan araba belirdi. Ben tabii Eugenie'ye laf sokacağım diye heyecanla bekliyorum. Daha ilk gördüğüm anda nefesim kesildi, arabanın içinde bile harika görünüyordu prenses.

Embed from Getty Images


Embed from Getty Images


Sonunda şapele geldiler ve Eugenie kesinlikle olağanüstü görünerek merdivenleri tırmandı. Gelinliği ömrümde duymadığım Peter Pilotto hazırlamış. Çok ama çok beğendim. Kraliçe babaannesinden kokoşnik tarzda zümrütlü bir tiara ödünç almış, şahaneydi tiara. Zümrütlü küpeleri ise yeni kocası hediye etmiş. Ay bayıldım kıza, bu dünya çirkini kız gözüme bir içim su göründü. Harikuladeydi.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images


Eugenie çocukluğunda skolyoz hastasıymış, yani omur eğriliğinden muzdaripmiş. 12 yaşında 8 saat süren bir operasyonla iyileşmiş. Gelinliğini hazırlatırken sırtındaki yara izi görünecek şekilde tasarım yapılmasını istemiş.

Embed from Getty Images

Baba kız şapele girip mihraba ilerlediler. Gelinle damat çok heyecanlı ve çok aşık görünüyorlardı, çocuklar eğlenmelerine bakıyor, büyükler gülümsüyordu. Çok sevecen, güleryüzlü bir havası vardı bu düğünün.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images


Nikâh kıyıldı, konuşmalar yapıldı. Meşhur Andrea Bocelli aryalar söyledi. Dua edip ilahi de okudular. Ben bu kısımlarda sıkıldığım için gidip yemek yedim. Ben yemekten döndüğümde Prenses Eugenie de Mrs Brookbanks olarak kocasının kolunda şapelden çıktı.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images



Adet olduğu üzere bunları atlı arabayla Windsor köyünde gezdirdiler, zafer turu attırdılar yani. Yağmur yağacak diye kapalı bir araba seçmişlerdi, bu arabanın içinde Eugenie gerçek bir masal prensesi gibi görünüyordu.

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images

Embed from Getty Images


Bu gerçekten favori royal düğünüm olabilir, çok eğlendim, inşallah size de anlatırken eğlencemi yansıtabilmişimdir. Bir daha kimbilir ne zaman bir kraliyet düğünü izleyeceğiz? O vakte kadar, Charlotte size selam söylüyor:

Embed from Getty Images


Embed from Getty Images


xo xo

11 Ekim 2018 Perşembe

Kraliyet Düğünümüz Var Dostlar

Merhaba dostlar. Yarın Prenses Eugenie'nin kraliyet düğünü yapılacak. Eugenie Kraliçe 2.Elizabeth'in torunu, yani William'ın kuzeni. Babası York Dükü Andrew, annesi de Seksenlerde rüküşlüğü ve Andrew'u fena halde boynuzlaması ile meşhur kızıl afet Sarah Ferguson.

Sarah ile Andrew 


Eugenie bunların iki çirkin kızından küçük olanı. Hatırlarsınız seneler evvel bu iki kız kardeş William ile Kate'in düğününe Sinderella'nın çirkin üvey kızkardeşlerigibi gelmişlerdi. Hatta Beatrice kafasına klozet kapağı takmıştı. İşte bu kızlar:

Çirkin kardeşler

Düğün Windsor'da yapılacak. Eugenie'nin bütün minik kuzen ve kuzen çocukları düğünde nedime ve iç oğlan olarak geline eşlik edecekker. Tabii Charlotte ve George da! Pek şenlikli bir düğün olacak bence. Minik nedimelerden biri Robbie Williams'ın yüzünü kimselere göstermediği kızıymış. Instoş'ta çocuğun suratına nazarlık yapıştıran Türk anaları gibi o neydi kız! Al işte bütün dünya çarşaf çarşaf görecek şimdi kızın suratını.

Eugenie 1973'te evlenen Prenses Anne'den sonra evlenen ilk prenses. Artık uzun zaman İngiliz kraliyet ailesinde royal wedding göremeyiz, William'ın kuşağı hep evlendi, onların çocukları da küçük.

Düğünü yarın ofiste yütüp'ten izlemeye çalışacağım. Prens Andrew'un kanalından canlı yayın yapılacak. Yarın akşam da İstanbullu Gelin izlemem, royal gelini  yazarım.


Watch the Wedding of Princess Eugenie and Jack Brooksbank LIVE this Friday, 12th October, 2018. The service will be live streamed from St George’s Chapel, Windsor Castle, on The Duke of York’s official YouTube channel from 10am BST on Friday: https://t.co/wWUBsuT35A #RoyalWedding https://t.co/5x4IsOWt0F


Kanalımdan güle güle :)

Xo xo


9 Temmuz 2018 Pazartesi

Kate İş Başında : Minik Prens Lui'nin Vaftiz Töreni

Yaz sıcaklarıyla kavrulan Londra'da bugün kraliyet ailesi yeni cicilerini giyinip Kate'in yeni bebeğinin vaftiz törenine katıldı. Hepsi de açık renk giyinmiş, ter lekesi olmamıştır inşallah koltuk altları.

Doğum izni sebebiyle aylardır göremediğimiz biricik düşesimiz Kate, diğer evlatlarının vaftiz törenindeki gibi Alexander Mc Queen modaevinden Sarah Burton'un hazırladığı harika bir kıyafetle gözlerimize bayram ettirdi. Çiçek şeklinde yeni incili küpeleri ve şapkasıyla parlıyordu adeta. Kate bu bebeği çok sevdi sanki, çok mutlu görünüyor. Üç doğumunda da internetten canlı yayında hastane kapıları seyrettim, Kate bu bebeği doğurduğunda bir başka sevinçli çıktı hastaneden. Bugün de gözlerini oğluşundan alamıyordu adeta.

Cambridge Düşesi Catherine

Düşes ve küçük prens

Yine incecikti

Louis Arthur Charles

Kate hayran hayran bebeğine bakarken William da papucu damlara atılan büyük çocukları ellerinden tutmuş şapele getiriyordu.

Cambridge Ailesi

Zavallı George, İngiltere tahtına oturmak üzere kaderi yazılarak doğmuştu. Charlotte ise George'un kendi varisi doğana kadar onun yedeği görevini taşıyacaktı. Üstelik annesinin güzelliğini alacağı yerde babasının çirkinliğini alan şanssız kızlardandı, ama prenses olduğu için yolunu bulurdu bir şekilde. Minik Lui ise annesine aitti, belki de Kate o yüzden daha düşkündü bu bebeğe. Kraliyete değil ona ait olan bir çocuk istemişti belki.


Ayy yazık prenses Charlotte, George'un perükalı hâline benziyordu

Bu vaftiz törenine nedense Kraliçe 2.Elizabeth katılmadı. Yoksa öldü mü diye merak etmeyin, ölse de 2 gün sonra kalkıp düğün törenine katılıyor bunlar biliyorsunuz. Geçen hafta çok yoğunmuş, Londra'ya bugün gelmiş ve bu hafta da Londra'da çok yoğun olacakmış. Kadın 92 yaşında, kadın bunların alayından daha çok çalışıyor. Rahat bırakın kadın anamı.

Galler Prensi ve Cornwall Düşesi

Tabii Elizabeth olmayınca ortalık kamış kafa Camilla'ya kalmıştı. Törenin en kıdemlileri Galler Prensi Charles ise tepsi kadar şapkasından asla vazgeçmeyen Camilla idi. Elizabeth ölüp tahta Charles geçtiği anda Camilla da kraliçe olacak, bakalım Prenses olarak mı kullanacak ünvanı? Babası kral olduğu anda William'ın Cambridge Dükü ünvanı sona erecek. Tahtın varisinin gelir kaynağı olan Cornwall Dükalığına sahip olacak. Ama hemen Galler Prensi olmayacak William, bu ünvan otomatik değil, onun için kralın bu ünvanı resmen William'a vermesi gerekecek ve nihayet Catherine de Galler Prensesi olacak. Diana'nın ardından onun titrini kullanmaya cesaret edemeyen Camilla'nın aksine Kate bu ünvanı rahatça kullanacak.

Michael ve Carole Middleton

Kate'in ailesi tabii törene katıldı. Annesi her zamanki gibi çok şıktı. Carole daima zarif ve klas giyinmeyi başarıyor. Şapkasıyla biraz Camilla'ya özenmişti sanki, ayol bu kocaman çiçekli şeyler Camilla'nın işleri.

Pippa ve kocisi
Pippa da kocişiyle katılmıştı törene. Bunların düğün töreni Prens Harry ile Meghan'ın düğününden daha güzeldi valla inanmayan buraya tıklasın. Nedense Pippa kezban gibi hemen de hamile kaldı ve bu rüküşlüğünü de hormonlara bağlıyorum. Ay çok çirkin giyinmişti Pippa'cım.

Sussex Dükü ve Düşesi

Gelgöt Meghan gelmez mi ayol, tabii o da çırpiş bacakları, beton kalıp gibi beli ve şaşı bakışlarıyla törene katıldı. Oldukça sade bir Ralph Lauren tasarımı giymişti, elinde eldiven var sanki, kız delirdin mi royal olacağım diye, hava 30 derece?


Böylece 40 dakikalık törenle Lui vaftiz edildi, törenden sonra da davetlilere vaftiz keki sunuldu. Bu kek William ile Kate'in düğün pastalarından sakladıkları bir kat imiş. Anammm. Pinti köpekler. 8 sene nasıl sakladınız o pastayı, pessss! Bütün kraliyet ailesi cırcır olmazsa iyidir. Kraliçem de bu yüzden katılmamıştır törene kesin.

Xo Xo