26 Haziran 2020 Cuma

KİTAPLI MİM

Canım Leylak Dalı'nın blog alemini canlandıracak muhteşem kitaplı mimi ile ben de güzelim bloguma geri döndüm dostlar. 

Beni güncel olarak instagram'da takip edebilirsiniz; okuduğum kitaplar, izlediğim filmler ve kraliyet ailesi haberlerini oradan yayınlıyorum: instagram.com/hakikimuhabbet

Fakat bu mim o denli güzel ki, dört başı mamur bir blog yazısı için üzerimizdeki ölü toprağını atmayı gerektiriyor. İşte başlıyoruz:


1- Kitaplığınız temelleri ne zaman atıldı, ilk kitaplığınız devam mı yoksa yıllar içerisinde yeni kitaplıklar mı oluşturdunuz?

Kitaplığım için babam sağolsun demeliyim. Okula giderken önce bana o yılların modası, raflı çalışma  masasını sonra da duvarı kaplayan canım kütüphanemi yaptırdı. Yıllar sonra ben de Ikea'dan bir kitaplık aldım ama tabii  marangoz elinden çıkma o güzelim kütüphanenin yanında sönük kalıyor.  Şimdiki hâlde her ikisi de dolup taşmakta, kendimi sık sık "neden bu kadar kitabım var" derken buluyorum. Neden sahi?


2- Kitaplığınızdaki en eski kitap hangisi, fotoğrafını da koyabilirsiniz?

Muhteşem birşey, RÜZGÂR GİBİ GEÇTİ'nin Türkiye'deki ilk baskısı, 1941 senesinde Hilmi Kitabevi basmış. Kitabın ismini orijinaline göre birebir çevirseler Rüzgâr İle Geçen olacakken, daha güzel bir tınısı var diye Rüzgâr Gibi Geçti koyduklarını anlatıyorlar önsözde. İyi ki de öyle yapmışlar.




3- Kitaplığınıza ilave ettiğiniz en son kitap hangisi, fotoğrafını da koyabilirsiniz?

Pandemi sürecinde bile kendime hakim olamayıp 3 kere kitap aldım. 3 koli oluyor yani :))) Kitaplarımı bir süredir Kitap Koala'dan satın alıyorum. Elde ettikleri kârla sokak hayvanlarının bakım ve tedavisini karşılıyorlar. Nişantaşı Şakayık Sokak'daki yerleri de çok güzel. Umarım İstanbul'un imza kitapçısı olarak kalıcı olur. Yaşasın bağımsız kitapevleri!

Aldıklarım:


İlk parti bu, Kaosun Kalbi ile Oyuncu dışındakileri okudum. Yaprak Öz harika.


İkinci partiden Bayan Caliban ile Mekanik'i ve de Rewhat'ın kitaplarını okudum. Mekanik şahaneydi. Arife kedi zaten canım benim. Umberto Arte nasıl tongaya düşüp aldım bilmiyorum, twitter'da bir hesapmış bu arkadaş meğersem. Twitlerini alt alta koyup kitap yapmış, pek laubali bir dili var, nefret ettim.


En son parti de bu, Kosmos'lar ve Isabel Allende dışındakileri okudum/okuyorum. Bir zamanlar bloglarda deliler gibi okuyup anlattığımız Saygın Ersin'in Yedi Kartal Efsanesi'ni April Kitap yeniden bastı. Benim için pandemi döneminin en güzel haberiydi bu. Şu anda serinin ikinci kitabı Erbain Fırtınası'nı okumaktayım. Sonra da Isabel Allende'ye geçeceğim.


4- Kitaplığınızda bir başkasından alıp iade etmediğiniz kitap ya da kitaplar var mı? İsimleri neler?

Kavgam var, Karl Ove Knausgaard'ın meşhur serisinin ilk kitabı. Yıllar önce Euphoric'ciğim ısrarla göndermişti:))) Öyle kaldı bende o:)


5- Kitaplığınızdan bir başkasının isteyip geri getirmediği kitap ya da kitaplar var mı? Hatırlıyorsanız hangileri?

İçime dert olan 2 tane var, Isabel Allende'nin Afrodit'i ve Vasconcelos'un Şeker Portakalı. Özellikle Şeker Portakalı'nın o eski Can Yayın kapağı gitti diye üzülürüm.


6- Kitaplık düzeniniz neye göredir? Yazar adı mı? Yayınevi mi? Kitaplığa giriş zamanı mı? Rastgele mi?

Eskiden yayınevine göreydi. Şimdi nerede yer bulursama göre:( Ama bazı yazarlar, farklı yayınevinden kitapları çıksa da kendilerine ait özel yerlerde.


7- İmzalı kitaplara önem verir misiniz? Kitaplığınızda imzalı kitaplar var mıdır, hangi yazarların imzalı kitaplarına sahipsiniz?

Algan Sezgintüredi ve Sezgin Kaymaz'ın tüm kitapları, yeni kapaklarla çıkan farklı versiyonları dahil imzalıdır. 

Minâ Urgan'ın Bir Dinozor'un Anıları'nı amcam gittiği bir seminerde imzalatmıştı benim için. Babam da Binbir Gece Masalları'nın ilk cildini Âlim Şerif Onaran'a imzalatmıştı. 


8- Açık düzen kitaplık sevenlerden misiniz, yoksa camekanlı ve kapaklı kitaplıkları mı tercih edersiniz?

Kitaplığım açık düzen ama camekanlı olsa güzel olurmuş, çok tozlanıyor bu kitaplar öf.


9- Kitaplığınızdaki en değer verdiğiniz kitap ya da kitaplar hangileridir?

Sevdiğim yazarların her versiyonu imzalı  kitapları, Harry Potter'in resimli baskıları, seyahat ettiğim ülkelerden aldığım kitaplar, babacığımın hediyesi İlahi Komedya seti, İspanya'dan aldığım Rose of Versailles manga seti.


10- Kitaplığınızda henüz okumadığınız kitaplar için ayrı bir raf var mıdır, yoksa karışık mı koyarsınız ya da okunmamış kitapları ayrı bir yerde mi muhafaza edersiniz?

Ayrı bir rafa sığmıyor okunmamış kitaplar,. O yüzden okumadığım kitapları öne, okuduklarımı rafların arkasına koymaya çalışıyorum ama arada karışabiliyor.


11- Son olarak bir oyun yapalım, kitaplığınızın ilk rafına gidiyor ve sol baştan başlayarak kitapları sayıyor, yaşınıza denk gelen kitabın adını yazıyorsunuz.

Hikmet Hükümenoğlu, Körburun



Harika bir mimleme oyunuydu, çok sevdim. Katılmak isteyen yorumlara yazsın, sayfasında paylaşsın. Haydi dostlar, make blogger great again!
:))))

Xo Xo

17 Kasım 2019 Pazar

THE CROWN ÜÇÜNCÜ SEZON

İki sene süren bekleyişimiz bugün sona erdi ve sabah 11'de Netflix The Crown üçüncü sezonu tüm bölümleriyle yayınladı. Daha en baştan Netflix'e abone olma sebebimdi The Crown. Bugüne dek adeta gün saymıştım. Ve hayal kırıklığına uğramadım, çok güzeldi 3.sezon. Olivia Colman harikaydı. Dizi başlamadan çok önyargılı olsam da, mavi gözlü olmamasına saydırıp dursam da, ilk sahneden kalbimi çaldı. Kraliçem diye eteğini öpecek kıvama getirdi 10 bölümde. Tobias Menzies de Philip rolünde mükemmeldi. Genel olarak tüm kadro çok başarılıydı. Tek itirazım Camilla'ya :) Camilla'yı bu kadar güzel, seksi, tatlı bir kadının oynamasını anlamadım. Camilla güzel değildi. Charles onu başka bir sebepten sevmiş olmalıydı. Bilemedim.

Ayrıca instagram sayfamda izlenimlerimi yazdım

Prens Charles

Camilla

9 Kasım 2019 Cumartesi

İKİNCİ KİTAP FUARI ZİYARETİM

Merhaba Dostlar!

Bu seneki kitap fuarına ilk ziyaretimi okumak için buraya tıklayınız : 
http://hakikimuhabbet.blogspot.com/2019/11/38istanbul-kitap-fuari-maceramiz.html

Instagramda blog yayınlarımı takip etmek için buraya tıklayınız:
instagram.com/hakikimuhabbet


Cuma günü öğle vakti işten kaçıp bir kere daha kitap fuarına gittim. Aklımda Domingo'nun o müthiş Atlas'ını almak vardı. Tabii yine aklımda olmayan bir sürü kitabı alıp eve döndüm:)

Giderken metrobüste oturdum diye seviniyordum. Meğersem Söğütlüçeşme - Avcılar metrobüsüymüş, Avcılar'da tekrar aktarma yaparak sıkış tepiş vardık Beylikdüzü son durağa. Hava da Mayıs gibi, bir kere daha hayret şaşırdım.

Fuarda öğrenci sürüleri epey kalabalıktı, içeri girip 12. Salonu aradım. Taa arkalardaymış. Buraya gelince ağzım açık kaldı. Sanki fuardan içeri bir fuar daha vardı. Devasa uçsuz bucaksız bu hangarda, çok satar yayınevleri ikinci hatta üçüncü stantlarını açmışlar. Ufak yayıncılara da burada stant vermişler. Bomboş bu salonda o kadar çok stant var ki hayret edersiniz.

12.Salon

Bu salonda Mundi Kitap'ı ziyaret ettim. Bu yayıncıdan Bence Katil Öldürdü isimli eğlenceli polisiyeyi okumuştum, diğer romanları da bana enteresan geldi. İşte aldıklarım:





Bu salondan sonra gene daha önce hiç girmediğim 4. salona gittim. Aaa, burada sahafları görünce oldukça şaşırdım, epey de kalabalıktı bu stantlar. Ben de beş parasız bir öğrenciyken Beyoğlu sahaflardan eve az roman taşımadım:)

4. salonda Tekir Kitap stantını buldum, çünkü Bobo'nun ikinci kitabı çıkmıştı :)


Bundan sonra ana salonlara geri döndüm. Oğlak Kitap stantında müthiş bir imza günü vardı, polisiye yazarları Oğlak Kitap'ta toplanmışlardı : Yaprak Öz, Çağatay Yaşmut, Ercan Akbay. Yaprak'ın ödüllü son kitabı Farahnaz'ın Çiçeği'ni yanımda götürmüştüm. Diğerlerini de oradan alıverdim:

Çağatay Yaşmut, Judy, Yaprak Öz, Ercan Akbay




Oğlak Kitap'dan Kerime Nadir'in otobiyografisini de aldım. Aşk romanları yazdığı için küçümsenen yazarımız, oldukça üretken ve çalışkan bir kadındı. Hiç evlenmemiş ve eserleriyle geçinmeyi başarmıştı. Bence kesinlikle küçümsenmeyecek bir başarı.


Yabancı Yayınları'ndan merak ettiğim iki kitabı aldım.



Unutulmuş Kızlar bir polisiye seri, beğenirsem devam ederim.

Nemesis'e tekrar uğradım, yine bir kitap tavsiye ettiler, tabii benimle eve gelmesine karar verdim :



Epsilon'dan epeydir merakla beklediğim fantastik polisiye Londra Nehirleri'ni aldım:



Can Yayınları'ından Sevgili Arsız Ölüm'ün ciltli versiyonunu aldım. Can Yayınları klasik kitaplara şahane ciltler yapmış, çok beğendim.



Son olarak Domingo'ya uğradım ve elle çizilmiş güzelim ATLAS'ı aldım. Atlas'ı özel bir poşete koyuyorlar, sağsaim eve getirebiliyorsunuz, çok hoş.





Patrick Dewitt'in yeni romanı da çıkmış:



Ama bence aldığım en şahane kitap, Domingo'dan yeni çıkan Leonardo Da Vinci biyografisiydi. Bu muazzam eseri çevirmek, kaliteli basmak ve yayınlamak müthiş bir başarı. Teşekkürler Domingo!




İşte bu kadar kitabı yüklenip fuardan çıtığımda üst geçidin yürüyen merdivenleri çalışmıyor idi! Ay o merdivenleri inleye inleye nasıl çıktım ah ah. Ama geçitte manzara ve hava mükemmeldi.

Bu seneki kitap fuarı maceralarım burada sona erdi, seneye görüşmek üzere sevgili dostlar.



xo xo

3 Kasım 2019 Pazar

38.İSTANBUL KİTAP FUARI MACERAMIZ

Uzun bir aradan sonra, MERHABA DOSTLAR!


Tabii ki 2019 Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı izlenimlerimi yazmak için canım bloguma geri döndüm!

Blog yayınlarımı instagram.com/hakikimuhabbet adresinden sürdürüyorum, bilginiz olsun. Ama kitap fuarını burada geniş geniş yazmak istedim doğrusu.

Yıllardır La Capitana ile devam ettirdiğimiz fuar geleneğimizi bu sene tek başıma sürdürmem gerekti çünkü La Capitana'cığım ailesiyle Vancouver'a göç etti. Sabah erken kalkıp hazırlanırken kaptancığımın bana Kore'den getirdiği mineral far ile makyaj yaptım ki, o da bir şekilde bugünün bir parçası olsun.

Sezgin Kaymaz


Yine de fuara yalnız gitmedim:) Sabah erkenden Hale'ye gidip canımız yazarımız ve dost Sezgin Kaymaz ile kahvaltıda buluştum! Hale'ciğin hazırladığı kuş sütü eksik sofrada mükemmel bir kahvaltı yaptık ve fuara doğru yola çıktık. Şansımıza boş bir metrobüs gelince otura otura Tüyap'a geldik.

Geçen senelerde metrobüsten Tüyap'a giderken üst geçitte hep izdiham olurdu, hatırlarsınız. Bu sene yeni bir üstgeçit daha eklenmiş, geliş ve gidiş ayrılmış birbirinden. Üstgeçitlerdeki bütün yürüyen merdivenler de çalışıyor! Rahatça metrobüsten fuara geçebildik, Ekrem Başkan çalışıyormuş herhalde ne bileyim. Yürüyen merdivenler hayat kurtarıyor ve enerjinizi fuara saklayabiliyorsunuz.

Geleneksel fuar hatırası fotoğrafımızdan sonra içeri girdik. Giriş ücretinde artış yok, 10 Lira devam.

2019 Fuar Hatırası

Fuarda bu sene geçen seneye göre biraz daha kalabalık artmıştı ama eski yılların o tıkış tıkış izdihamı yine yoktu. İndirimler düşük, %25 - %30 bandında. Yani indirim için değil yayınevlerinin kampanyaları için gidilebilir.

Fuarda ilk gördüğüm 6:45 stantı idi. Aaa bunlar senelerdir fuara gitmeyiz, kahrolsun fuar filan diye twitler atmıyor muydu? Yanlışım varsa söyleyin. %30 indirimleri vardı ama ilgimi çeken birşey görmedim. Yaylıbacak Jack serisini yarıda bıraktıkları için küsüm zaten.

Can Yayınlarında %30 indirim vardı. Mahir Ünsal Eriş'in Sarıyaz ve Kara Yarısı kitaplarını aldım. Bunlar yeni değil ama alamamıştım bir türlü, fuara kısmetmiş.

Can Yayınları


Can Yayınları

Yitik Ülke fiyatları çok uygundu, kitapları 10, 15 liradan satıyorlar. Epeydir aklımda olan Gürgen Öz'ün Karanlık Köy romanını aldım. Bir de yayınevi tavsiyesiyle Mehtap Erel'in Yatır diye bir korku romanını aldım. Tohım da verdiler, çok tatlı bir yayıncı Yitik Ülke. Aklımda 80'ler Kitabı kaldı, alsa mıydım?

Yitik Ülke

Domingo'nun yıldızı tabii ki muazzam ATLAS idi. O kadar kocamandı ki, taşıyamam diye almadım. Çünkü fuardan eve değil Kadıköy'e gidecektim. Cuma günü yeniden fuara gitmeyi planlıyorum, gidecek olursam alacağım.

Domingo Yayınevi

Domingo'dan çıkan kitapları düzenli olarak aldığım için fuarda yeni birşey yoktu benim için.

Domingo Yayınevi

Domingo'da fuara özel 3 kitap 58 Lira :

Domingo Yayınevi


Ephesus'da 5 Lira, 10 Lira kitaplar:

Ephesus
Ephesus

Kırmızı Kedi'de %25 indirim vardı, bence fuar için son derece yetersiz. Fuara geliyorsak en az %30 , %40 indirimi hakediyoruz bence.

Kırmızı Kedi

Sezgin Kaymaz'ın yeni hikâye kitabı Benyusuf ile müthiş Geber Anne'nin yeni basımını aldım. Sezgin Kaymaz, yeniden basılan romanlarını elden geçirip eklemeler yapan, yenileyen bir yazar, o yüzden her yeni basım tekrar okunası.

 Kırmızı Kedi'nin çok güzel bir  SANAT serisi var, bu seriden Nazım Hikmet ile Semiha Berksoy'un yazışmalarını almıştım Abidin Dino'nun Fikret Mualla için yazdığı "Gören Göz İçin Fikret Mualla" kitaplarını almıştım. Fuardan da Semiha Berksoy ile Fikret Mualla'nın yazışmalarını aldım.

Kırmızı Kedi

Sezgin Kaymaz imzası


Sel Yayıncılık'da 5 Lira - 10 Lira kampanyalı kitaplar vardı:)

Sel Yayıncılık

Sel Yayıncılık

İletişim Yayınları klasiklerde %30 indirim yapmış, diğer tarafa bakmadığım için genel indirim oranını göremedim.

İletişim Yayınları

Ahmet Ümit bütün külliyatı ile Yapı Kredi'ye geçmiş, Yapı Kredi mutat %25 indirimini veriyor fuarda. Yapı Kredi'nin Beyoğlu'ndaki o şahane kitabevine gidip alışveriş yapmak çok daha zevkli.

Yapı Kredi Yayınları

Hep Kitap %25 indirim yapmış. Güzel kitaplar yayınlıyorlar, birazcık daha yüksek indirim beklerdim. Ama 3 kitap 20 Lira kampanyası da yapıyorlar. 

Hep Kitap'dan Taisia Kitaiskaia'nın Edebiyatın Cadıları kitabını aldım. Çizimlerle bezeli, baskısı mükemmel, şahane bir kitap.

Hep Kitap

Hep Kitap
Yabancı Yayınları'ndan Darağacı Dansı'nı alacaktım ama elim çok ağırlaşınca alamadım :( Erika Foster polisiyelerine devam edeceklerini söylediler, doğrudur inşallah, sevdiğim bir polisiye serisi.

Yabancı Yayınları

Yabancı Yayınları

Martı Yayınları da 5 - 10 - 15 - 20 Lira etiketlerle fuarın hakkını veriyordu bu sene.

Martı Yayınları

Martı Yayınları

Nemesis Yayınları'dan geçen sene J.D. Baker'in tüyler ürpertici iki kitabını almıştım 4 Maymun ve 5.Cinayet. Stanta gidince görevlilere özellikle teşekkür ettim, bu müthiş cinai yazarı tanımamı sağladıkları için. Serinin üçüncü kitabını da seneye göreceğiz inşallah fuarda.

Nemesis'den J.D. Barker'in Dacre Stoker ile yazdığı Dracul romanını aldım. Bir de yine tavsiye ettiler, Michael Connely'nin Şair romanını aldım. Müthiş bir polisiye yazar keşfetmek üzereyimdir umarım.

Nemesis Yayınları

Nemesis Yayınları

Pegasus Yayınları geçen seneki indirim furyasını bu sene de devam ettiriyor, eksik setlerinizi %40, %50 indirimlerle alabiliyorsunuz. Ben geçen sene Deborah Harkness'in Ruhlar Üçlemesi'ni yarı fiyatına almıştım.

Bu sene Sandra Cisneros'un Mango Sokağındaki Ev romanını aldım.

Pegasus Yayınları

Pegasus Yayınları

Pegasus Yayınları

Artemis Yayınları da %25 indirim veriyor, fuara niye gelelim o zaman?

Artemis Yayınları

İş Bankası Kültür Yayınları, %25 indirim :(

İş Bankası Kültür Yayınları

Alfa Kitap %25 indirim :(
Alfa Kitap


İthaki Yayınlarında özel setler ve indirimler vardı, genel indirim oranını yakalayamadım.

Joanne Harris'in Loki'nin Müjdesi ile Unutulmuş Fantastik Klasikler serisinden çıkan William Morris'in Dünyanın Ötesindeki Orman kitaplarını aldım.


İthaki yayınları

İthaki Yayınları

Altın Kitaplar'da %30 indirim var.

Altın Kitaplar


April Kitap stantından 5 Liraya 10 Liraya çok güzel kitaplar alabilirsiniz. Bana Vejateryen'den tanıdığımız Han Kang'ın  Çocuk Geliyor romanını hediye ettiler, teşekkürler Nazlı'cığım.


April Kitap

April Kitap

April Kitap

Epsilon stantını çekmemişim, Epsilon'dan çıkacak Londra Nehirleri romanını almayı çok istiyordum ama fuarın ilk gününe yetişmemiş maalesef. Fuara tekrar gidersem mutlaka almak istiyorum bu kitabı da.

Oğlak Yayınları stantı da çok güzeldi, neden fotoğraf çekmemişim anlamadım. Oğlak Yayınları Klasik Maceraperestler diye bir seriye başlamış. Kerime Nadir'in Dehşet Gecesi romanı ile Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kesikbaş romanını aldım.

Elim kolum kitap dolunca daha fazla gezemedim dostlar. Koridor Yayınları ile Mundi Kitap'ı kaçırdım bu yüzden. Onları görmeyi istiyordum.

Ve işte kitaplarım :

Fuar ganimetleri

Tabii serüven burada bitmedi, bu kitaplarla fuardan çıkıp metrobüse geldim. Metrobüste oturduk hepimiz allahtan, Zincirlikuyu'ya kadar otura otura geldik, oradan karşı metrobüsüne aktardık. Köprüyü geçtikten sonra Akasya AVM durağında inerek metroya aktarma yaptık. Metrodan Kadıköy meydanda inerek en sevdiğimiz Neva'ya yürüdük. Orada bütün gece yedik, içtik. Bence şahane bir gündü bu seneki fuar günü. Çok yorulsam da değdi:) seneye gene gideriz umarım.

Sezgin Kaymaz ekibi fuar yorgunluğunu atıyor

xo xo