12 Nisan 2014 Cumartesi

Kate Alert : Yeni Zelanda Maceraları

Koşun dostlar koşun, çok dedikodu malzemesi birikti. Günlerdir devam eden tur yüzünden blogu Kate alert doldurmak istemediğim için birkaç günde bir özet geçip yazmaya karar vermiştim, bu sefer de ipin ucu kaçtı. Konular birikti. Çekiştirecek çok malzeme var küçük kraliyet ailemizde.

Yeni Zelanda turunun ilk organizasyonu Prens George için düzenlenen oyun partisi idi. Kate partiye siyah-beyaz baskılı bir elbise ile katıldı ama zaten George o kadar tosuncuk ve sevimliydi ki, kimsenin gözü Kate'i görmedi. Ayol ben bile ağzımı yamultarak "ayyyy çok tatlı kuzumm" filan dedim bebeye :))))







Bugüne özel seçilmiş 10 farklı bebekle tanışan George, bol bol emekledi, ayrıca küçük bir kızın oyuncağını alıp yavruyu ağlattı, bir diğerinin de kafasına vurdu:)) Daha şimdiden başladı yani kızları üzmeye!


Kııııız, çok tatlı bu tosuncuk yaaaaa


8 aylık bebek bu kadar büyük olur mu miko?






Perşeme günü William ile Kate için çalışma günüydü. Tabii onların çalışmasını bizim sabahtan akşama ofislerde geçen iş hayatımızla karıştırmamak gerekiyor. Onların işi sürekli gülümseyerek halkı memnun etmek, insanlara ilgi alaka gösterip anıta çelenk koymak ve bol bol hayır işi yapmak.

Mavi renkli Alexander McQueen paltosu ve nihayet yüzünün önünden topladığı saçları ile Kate şahane idi o gün.











Kate'in yüzüğü ile takım safir küpeleri gözden kaçmadı tabii. Acaba William annesinin başka hangi mücevherlerini Kate'e verdi ve onları hiç görebilecek miyiz bu kızın üzerinde, merak etmekteyim.

Bunlar bir de antika uçak müzesi mi, havacılık müzesi mi ne oraya gittiler. William pırpırlı minik bir uçağa bindi hatta. Müzedeki koleksiyonun bir kısmı, Yüzüklerin Efendisi'nin yönetmeni Peter Jackson'a aitmiş. William ile Kate'e müzeyi gezdiren meşhur yönetmen, güzel düşesin fotoğraflarını çekmekten kendini alıkoyamadı.





Aynı günün akşamı ise Wellington'da Kraliçe'nin temsilcisi Genel Vali'nin verdiği devlet resepsiyonuna katılan Kate, siyah ve sade bir Jenny Packham elbise tercih etmişti. Elbisenin tek omzunda gümüşten eğrelti otu işlemeleri vardı ki, bu ot Yeni Zelanda'nın simgesi oluyormuş dostlar.








Resepsiyonda, genç bir sanatçının boyadığı yeni Kraliçe Elizabeth portresinin açılışını da yaptı bizimkiler. Fakat portre, Allah günah yazmasın da, Mr Bean boyamış gibi pek çirkindi ahahahah:)))






Bilmem dikkatinizi çekti mi, Kate'in etek boyu epey mutaassıp bir seviyeye düşmüş idi bu turda. Dedikodulara göre, Kate'in habire eteğinin uçup götünün görünmesi, Kraliçe'yi rahatsız etmiş ve bu konuda uyarı gitmiş Düşes'e. Doğru mu bilemem tabii ama ilk kez Kate'i bu boy eteklerle görüyoruz dostlar.


Cuma günü, William ile Kate, George'u çirkin dadıya emanet edip Auckland Limanına gittiler. Yağmur altında bunları bekleyen binlerce insanla selamlaştıktan sonra da yat yarışı yaptılar! Ulan zenginlik böyle bir şey olsa gerek!


Ceket Zara'dan, hemen koşa koşa gidip alıyor muyuz dostlar?




Tabii günün sportif temasına uygun olarak pek rahat giyinmişlerdi.



Yat yarışında ise Kaptan Kate, 2 kere üstüste kazanıp keltoroş kocasını adeta ezmişti.









Tabii yarıştan sonra zavallı William'ı teselli etmek de Kate'e düşmüştü:))




Ay artık devamını başka yazıya bırakıyorum, çok uzun oldu bu post, destan gibi.


Nasıl buldunuz Kate'i?


xo xo


10 Nisan 2014 Perşembe

Kızçeler'in Bebek Partisi

Geçtiğimiz Cumartesi, kızçeler için bir dönüm noktası idi sevgili izleyiciler. Grubumuzda ilk kez bir bebek partisi düzenledik. En küçük kızçemiz Seval, minik bebesini kollarına almadan evvel görkemli bir kutlama yaptık.


Bebek partimizi Deniz'in evinde düzenledik. Deniz hazırlıklara bir gece önceden başlamıştı. İlk iş hepimize mesaj atıp terliklerimiz yanımızda getirmek gerektiğini söyledi. Ayyy, tam Vasfiye teyzeye döndük böylece, bir elimizde terlik torbası, öbür elimizde örgü torbamız olaydı, tamamdı:))


Parti sabahı  Arzu ile Lady Charlotte koşa koşa gidip evi süslediler bir güzel. Biz de Seval'i ve sevdiği arkadaşlarını alıp geldiğimizde, rüya gibi bir manzara ile karşılaştık :)



Valla artık çocuğun ismi Atlas kalacak, yapacak bir şey yok:)







Özellikle sofra şahaneydi, bir kere herkes birşey pişirip getirmişti. Denizler de her şeyi süslemişlerdi, ama her şeyi:)



Lady Charlotte'ın muhteşem kısırı


Bunlar da benim kurabiyelerim. Ellerimle gittim aldım Pelit'ten :)))


Her şey mavi ve beyazdı, su şişeleri, Coca Cola şişeleri bilem süslenmişti:







Kapkekler, efendime söyleyeyim su böreği bile süslemelerden nasibini almış idi:)





Sofraya son rötuşu güzel anne yaptı :)

Seval anne:)



veee, işte muhteşem baby shower şöleni masamız!!!



Sofraya oturmadan önce bu harika manzara ile bir Kızçeler fotosu çektik. İnanılır gibi değil, yıllar nasıl da akıp geçti ve belki bir daha ki fotoğrafımızda yanımızda minik bir bebe olacak:)

Miss Judy, LAdy Charlotte, Minik Sinem, Seval, Arzu, Denizo

Fotoğrafları da çektikten sonra, tüm davetliler masanın etrafına çöreklendik. Ayy, ondan sonra abartmıyorum akşama kadar yemişizdir. Kaç demlik çay içtik sayamadım. Öyle yedik ki, artık tatlıdan içimiz bayılınca, Arzu'nun mercimek salatasından iki kaşık tıkalıyor, sonra çay içip kek yiyorduk. Minik şekerlerden tadıp yine içimizi bayıltıyor, üzerine kıymalı börekle midemizi rahatlatıyorduk. Yani nasıl anlatayım, bi tatlı bi tuzlu, bi tatlı bi tuzlu derken akşamı etmişiz. Özellikle Beypazarı usülü salçalı zeytinyağlı dolmalar benim favorimdi, her tatlı yediğimde üstüne bir tane dolma attım ilaç niyetine oh! Tabii muhabbeti hiç saymıyorum, hanım kadına epey gülüp eğlenmiştik:)

Arada biraz hareket edip nefes almak adına, havuz başına inip havalandık. Ben de hemen fotoğraf çektirdim, bakınız ev terliklerim ne güzel değil mi:)




Bu arada fırsattan istifade, Deniz'in minnak kedisi Minnoş'u da epey sevdim, mıncıkladım. İncecik sesiyle mivvleyerek protesto etti ama nafile. Öpücüklere boğdum Minnoş'u:)






Veee akşam olduğunda Seval anne pastayı keserek ilk lokmayı yedi, böylece bebek partimizin sonuna gelmiş olduk. Tabii pastayı yedikten sonra içimiz ezildi tatlıdan, minik kıymalı böreklerden yuttuk, üzerine biraz daha bebek çikolatası yiyebildik böylece:)))




Misafirler gidip bizbize kaldığımızda Deniz bir şişe Fransız şarabı açtı . Unutulmayacak bir güne müthiş bir final yaptık böylece:)



xo xo

7 Nisan 2014 Pazartesi

Kate Alert : 2014 Kraliyet Turu Başladı

Koşun dostlar koşun! 3 hafta sürecek 2014 Kraliyet Turu başladı! Evliliklerinin ilk yılı Kanada'ya, ikinci yılı da Uzakdoğu'ya giden Prens William ile güzel karısı Düşes Kate; bu sene Yeni Zelanda ve Avustralya turuna çıktılar. Hem de yanlarına 8 aylık tosun bebelerini de aldılar.Ya da çocukcağızı bavullarla karıştırıp yanlışlıkla getirmiş olabilirler, orasını bilemedim:)

Yaklaşık 30 saatlik aktarmalı uçuşlardan sonra Yeni Zelanda'ya gelen çekirdek Cambridge ailesi valla taş gibi görünüyordu. Biz şuradan bi köprü geçmeye kalksak muşmulaya dönüyoruz. Oradan bir kere ezdi bunlar bizi.



Kate 60'lar esintili bir palto, aynı renk elbise ve de şapka giymişti. Tabii o şapkayı görende, hepimiz aynı anda Jackie Kennedy'i anımsamıştık.



Fakat Kate o uçaktan çırılçıplak da inse, kimse umursamazdı. Çünkü herkesin gözü nihayet insan içine çıkan minik prens George'da idi.



İşte zamanında maymunlar prensi Charles'ın genlerini nasıl Diana ile düzeltmeye çalıştılarsa, şimdi de at suratlı keltoş William'ın genlerini, Kate'in güzel genleriyle yontmaya çabalamış ve hayret, başarmışlardı. Minik prens George'un babasından daha çok saçı vardı şu bebe haliyle! Eee, ne olsa üzerinde güneş batmayan imparatorluk. 


Hık demiş, babasının pipisinden düşmüş.



Tenten saçı vardıııı:)))


Dombili prensi çirkin dadısına teslim ettikten sonra, bizimkiler geleneksel karşılama törenine katıldılar. Ama dadı efsane çirkin, herhalde William'ı kaptırmamak için Kate özellikle seçti:))

Karşılama töreni de evlere şenlikti. Maori usülü kılıç kalkan karşılaması yaptılar Prens William ile karısına. (Aah, bu noktada aklıma hemen Jules Verne, Kaptan Grant'ın Çocukları, Maoriler, dövme hikayesi, Aland-Aland-Zealand muhabbeti geldi.)

Hanım kadıncık Katie


Bu arada, tur başlamadan önce "Kraliçe Elizabeth kıyafetlerine müdahale etti, Kate'in eteklerinin uzamasını istedi" dedikodusu çıkmıştı. Kate'in mutaassıp dizaltı etek boyunu görünce hem şaşırdım, hem de "Annah! kocakarıya bak sen, kaynanalık edesi tuttu!" dedim içimden.


Maori burun öpüşmesi


Hüloğğğ


Bu sahneden sonra, Kate de şu hayatta herşeyi gördüm der artık ! Ahahahahah



Cambridge ailesi yarın bütün gün gizli bir mekanda kalıp yatacaklar. Çarşamba günü de asıl gezi başlayacak.

Evet nasıl buldunuz Kate'i bakalım?


xo xo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...