7 Şubat 2016 Pazar

Kate Alert : Subay ve Centilmen

Cambridge Düşesi Catherine, yılbaşında, Kraliyet Hava Kuvvetleri Hava Harp Okuluna onursal komutan olarak atanmıştı. Bugün okula ilk ziyaretini yaptı.


Add caption


Kate ziyaret için Alexandre McQueen modaevinden Sarah Burton'ın hazırladığı şık mavi mantosunu giymişti. Bu mavi mantoyu çok beğenmeme rağmen genel görüntüden hoşlandığımı söyleyemem.


Canım broşun çok küçükmüş

Yani göğsündeki bu sefer abartısız kafam kadar broşa bile lafım yok ancak bu mantoya o şapkayı hiç beğenmedim. Mavinin tonları arasında tutarsızlık var, şapka ile mantonun alakaları yok birbirleriyle. Saçlarını dağınık buldum, keşke at kuyruğu yapsaydı!


Havacılar değil de şen denizciler geliyor gibi olmuş:)

Okulun en genç öğrencisi ile pasta keserken

çok güzel bir görüntü ama AYAKLAR NEREDE???

Kate sene boyunca havacılar ile çeşitli organizasyonlara katılacakmış.

Eee, nasıl buldunuz bakalım?


xo xo

Mavi Ay Dedektiflik Bürosu İyi Günler Diler


Arkadaşlar, Ranini.tv'ye pek nostaljik bir Mavi Ay yazısı yazdım. David, Maddie, Bayan Topesto ve tabii Alev Sezer'in harikulade seslendirmesiyle en sevdiğim dizilerin başını çekerdi Mavi Ay. Yazıyı yazmadan önce youtube'da birkaç bölüm izledim, yine eğlendim. Okuyun bakalım yazıyı, siz de benim gibi nostalji rüzgarlarına kapılacak mısınız:)

http://www.ranini.tv/klasik/12098/1/moonlighting-mavi-ay-dedektiflik-burosu-iyi-gunler-diler


Maddie... Maddie.. Maddie...

xo xo

31 Ocak 2016 Pazar

La Capitana ile Müthiş Bir Seksenler Partisi


Yılın son Cumartesi günü La Capitana'nın malikanesinde muhteşem bir şölene davetliydik dostlar. Zaten La Capitana'nın evinde her yemek adeta Asteriks'in köyündeki bölüm sonu ziyafetine benzediği için pek heyecanla gitmiştik küçük toplantımıza.


Eve girişimiz pek şenlikli idi. Kıvır kıvır, kapkara bir schnauzer olan Rex paşa bizi yeri göğü inleten havlamalarıyla karşıladı, La Capitana ise allem kallem ederek minik prensimiz Ertuğ'u odasına sokmuştu. Biz içeri girince oğlanı çağırdık ve "iyi ki doğduuunnn" diye bağırarak sürpriz yaptık. Yavrunun yüzünü görecektiniz, harikaydı:)





Tabii bizim aklımız fikrimiz acaba Kaptan bize ne yedirecek, içirecek? Önce herkesi üst kata kışkışladı Kaptan, sonra bana açılış numarasını gösterdi: Saf çikolatadan ev yapımı doğum günü pastası! Ailecek Star Wars hastasıyız ya, pastanın üzerine bir de Darth Vader şeklinde beyaz bir şablon yaptı Kaptancığım. Nihayet mumları yakıp Star Wars teması bangır bangır çalarken pastayı Ertuğ'a götürdük ve üflettik. Bir sürü fotoğraf da çektikten sonra yumuş pastamıza gömüldük. Sanki bir çikolata şelalesinde yüzdük dostlar, ben böyle pasta yememiştim.


The force is strong with this one...












Pastadan sonra biz büyükler mutfağa inip mini bir likör tadımı yaptık. Her birini kaptancığım elleriyle hazırlamıştı : Portakallı kahveli, güllü vanilyalı, bergamutlu ve nihayet votkalı... O zarif kadehlerden yudum yudum, tadına vararak içtik likörlerimizi. Ben en çok bergamutluyu sevdim. Sibel de güllüyü. Abim hepsini:)






kadehlerin de güzelliği, zarafeti likörün tadını iki kat arttırıyor


Artık sofra hazırlama zamanı gelmişti. Ana yemek kızarmış tavuk ve mis kokulu safranlı pilav idi. Ah o pilavın içine düştük. Mezeler ise rüya gibiydi : Pastırmalı humus, patlıcan salatası, haydari, acılı ezme, deniz börülcesi, baharat turşusu, kırmızı biber salatası...








Güzeller güzeli ev sahibemiz



Kırmızı şarap ve bol kahkahalı muhabbet eşliğinde uzun uzun yedik, içtik... Muhabbettin bir kısmını videoya kaydettim, saklıyorum:)

Ahahah kayıt ettim:)

Bir kadeh şarabın arkasından bakınca hayat pespembe görünür

Güzelce demlendikten sonra ise çocukları oynamaya gönderip müzik dinlemeye başladık. Birden ortam değişti, 80'ler partisine döndü bizim toplantı. Babylon'un Oldies & Goldies gecelerine rakip olabilecek kadar eğlenceli bir geceydi. Sırayla herkes kendi seçtiği şarkıları çaldı, bir baktık pötikareli pijamalarımızla kurtlarımızı döküyoruz. Saatlerce eski günleri andık, eski şarkıları dinledik ve dans ettik! Çok güzeldi be!


İşte 80'ler çocuğu:))


Şarkılardan bir kaç tane şuraya koyayım, yazıyı okurken dinlersiniz.


















Tabii sabah en geç ben uyandım, zorla kaldırdılar yataktan. İyi ki de kalkmışım, az kalsın La Capitana'nın muhteşem İspanyol omletinden bana kalmayacakmış! Yanında yine Kaptancığımın ellerinden tazecik, çıtır simitler, peynirler, bahçe mahsülü reçeller... 

Pes doğrusu:)

Unutulmayacak, şimdiden efsane buluşmalarımızın arasına katılan; gelecek yıllarda kuracağımız sofralarda bahsedeceğimiz harikulade bir gece yaşamıştık. En kötü günümüz böyle olsun dostlar.

xo xo


29 Aralık 2015 Salı

Star Wars The Force Awakens

Arkadaşlar,

Ranini TV'ye Star Wars'ın tarihi ve The Force Awakens hakkında uzun mu uzun bir yazı yazdım. Aynen bloga yazarmış gibi sayfalar doldurdum, sonra küfürleri sildim tabii:))) Ranini de yayınladı sağolsun.


Buradan okuyunuz lütfen, çok güzel bak, George Lucas'ın ilk Star Wars'u nasıl yaptığından girip J.J.Abrams'dan çıktım:)





Episode VII
THE FORCE AWAKENS

Luke Skywalker has vanished.
In his absence, the sinister
FIRST ORDER has risen from
the ashes of the Empire
and will not rest until
Skywalker, the last Jedi,
has been destroyed.

With the support of the
REPUBLIC, General Leia Organa
leads a brave RESISTANCE.
She is desperate to find her
brother Luke and gain his 
help in restoring peace
and justice to the galaxy.

Leia has sent her most daring
pilot on a secret mission
to Jakku, where an old ally
has discovered a clue to
Luke's whereabouts....

18 Aralık 2015 Cuma

SPOILER İÇERMEZ : Star Wars The Force Awakens


Çarşamba gece yarısına doğru evden çıkıp bir taksiye atladım. Taksi şöförü de Yoda'dan halliceydi, neyse adamcağız Force'un rahmetine kavuşmadan İstinye Park'a getirdi beni. Sinemaya indiğimde fuaye dolmuştu bile, bende ise heyecan artık tavan yapmış, sürekli "naaa naaa nananaa naaa naa" Star Wars temasını mırıldanıyorum:)




Fuaye epey kalabalıktı, hiç çocuk yoktu ortalıkta. Geceyarısı ilk seansa benim gibi 3 ay evvel bilet almış gençlerle orta yaş grubu Yıldız Savaşları müdavimleri ile doluydu etrafım. Bi ara filmin posterini dağıtmaya başladılar, ben de aldım bi tane.

Sonra kapılar açıldı ve cümbür cemaat salona doluştuk, gözlüklerimizi alıp koltuklara yerleştik.

Ben en az yarım saat reklam izleriz diye düşünürken cart diye LUCASFILM yazısı ekranda belirdi.

derken



Ve sinema tarihinin gelmiş geçmiş en güzel film müziği bir anda patladı, sinema salonundan çığlıklar arşa yükselmişti, herkes bağırıyor, alkışlıyor, haykırıyor, gülüyordu.Ben sadece var gücümle çığlık atıyordum. O anı anlatmam mümkün değil, salt bu coşkuyu yaşamak için bile gitmeye değermiş gece yarısı seansına.


Sonra STAR WARS EPISODE VII THE FORCE AWAKENS başlığı ve efsanevi kayan yazılar akmaya başlayınca ben de kendimi koyverdim, gözlerimden yaşlar boşaldı, bütün kayan yazı boyunca ağladım. Gözlüklerin buğulanmasından korkmasam epey kendimi bırakıp hüngür sümük ağlardım.


Film boyunca aynı coşku devam etti. Klasik kahramanlardan biri çıktığı anda salonda alkış koptu, çığlıklar, heyecanlı bağırışlar eksik olmadı. Alkış kıyamet izledik filmi, müthiş zevkli bir deneyimdi.


IMAX 3D teknolojisi ise beni büyüledi, ben ömrümde böyle sinema izlememiştim. Ortamın içinde gibisiniz, uzaydasınız. Olaylar etrafınızda cereyan ediyor. Yıldız destroyeri burnumun ucuna geldi mesela, her şeye dokunabilirmiş gibi hissettim. Misal kar yağarken, üstünüze başına yağıyor sanki. Harikulade idi. Fırsatınız varsa muhakkak IMAX ekranda izleyin filmi. Belli ki çok özenerek çekilmiş.


Filmle ilgili genel olarak düşüncelerime gelirsek,

Bence film prequel üçlemeden daha iyi! Orijinal üçlemenin ruhuna daha yakın buldum bu bölümü.

İlk yarıyı epey beğendim, ikinci yarı fazla nostalji treni gibi geldi.

John Williams'ın müziklerinden en çok Rey'in teması dikkatimi çekti ve aklımda kaldı. En güzel tema Rey'e yazılmış. Finaldeki tema da akılda kalıcı idi. İnşallah John Williams Force'un rahmetine kavuşmadan 8. ve 9. bölümlerin de müziğini yazar.

Yeni genç kahramanları çok sevdim. Rey nefis bir karakter. Asla kurtarılması gerekmiyor, daima başının çaresine bakabilen çok güçlü bir kız. Finn eğlenceli karakterimiz. Korkmayın, filmdeki mizah gayet dozunda idi, sululuk yoktu yani. Poe Dameron ise galaksinin en iyi pilotu imiş. Müslüm Gürses'in gençliğini andırmakla beraber onu da sevdim, tam bi Star Wars kahramanı olacak adam bu Poe.

Yeni ponpon droidimiz BB-8 şahane tek kelimeyle. Kedi canını seni!


Ayy böyle bir şeyden bahsetmeden anlatmak çok zor. İkinci yazımda köküne kadar spoiler vereceğim, bütün filmi anlatacağım, savulun!

xo xo

17 Aralık 2015 Perşembe

Star Wars

Dün geceden sonra anladım ki, Star Wars benim için George Lucas'ın yarattığı, icat ettiği teknoloji ile sinema sektöründe devrim yaratan, film izleme alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren, klasik mitoloji hikaye örgüsüyle Uzakdoğu felsefesini harmanlamış ilk üç orijinal film olarak kalacak. Daima.
















































































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...