ayaklarım ayrılmıştı

Bugün İstanbul'da şahane bir Eylül havası vardı, pırıl pırıl güneşli ve sıcak. Ben de maaşını yeni almış her havva kızı gibi alışverişe çıkayım dedim. Önce otobüsle Harbiye'ye kadar gidip oradan Nişşantaşı'na yürüdüm, Topshop ve Mudo'yu gezdim, birşey de beğenemedim. Çünkü aklımda İskoçya'ya alacağımız uçak biletleri vardı, bir de Topshop'un memleketine gidiyorum buradan ne alayım şimdi? hahayytt. Böylece yukarı doğru tırmanarak Osmanbey'e çıktım, oradam YKM'ye kadar yürüdüm. Burada 80 ytl'ye o beğendiğimiz Nike çantanın çok benzeri vardı ama boyundan askısı yoktu, hey yarebbim, yüzlerce çanta baktım, boyundan askılı bir tane bulamadım, artık London'dan alacağız çantayı. Ben de patfüm sordum YKM'de, 100'lük Dior Addict 223 ytl ama kalmamış. Oradan da ayrılıp Cevahir'e geldiğimde artık çok yorulmuştum, ilk iş Starbuck's'da moka kahve içip yanında limonlu cheesecake yedim. Aslında ben limon sevmem... Fakat bu o kadar şirin birşeydi ki , sapsarı ve güzel.

Kahve molasından sonra bir kaç tükkana daha baktım ve alacağım ne varsa hepsinden vazgeçtim. Çıktım Cevahir'den Profilo Alışveriş Merkezi'ne yürüdüm, burada Tekin Acar'ın dehşet bir mağazası var, artık freeshop'tan alışverişe son, herşeyleri buradan alacağız, 100'lük Dior Addict 168 ytl 9 taksit!!! Holey holeyy holeyyy! Parfümü bu şekilde alınca yorgunluğum geçer gibi oldu, Mango'ya girip ucuzundan gri bir hırka ile süveter aldım, önümüz hafta Paris'e iş seyyahatine gittiğimde, hem de London'da giyerim ama tabii bu akrilik karışımlı şeylerle donacağım kesin gibi birşey hahahayyttt. Berbat bir durum, artık akriliksiz triko bulamıyoruz kardeşim, kaşmir alacak paramız da yok açık konuşayım. Mango'nun tekleme reyonundan da bir tane kalın lacivert eşofman altı aldım, bu kış pijama olarak kullanmayı düşünüyorum.

Profilo'daki Mudo'yu da dolaşıp bir kere daha hayal kırıklığına uğradıktan sonra artık Mecidiyeköy'e yürümeye mecalim kalmadığından taksiye binerek Akmerkez'e geldim. Teknosa'dan 50lik CD paketi aldım, lazım oluyor bu dijital fotolar için. Sonra 3 çift çorap aldım çünkü nedense sabahları çorap çekmecesine alimi attığımda ilk çıkan hep delik oluyor! Bu nasıl bir Murphy kanunudur dostlar? Ardından buradaki Mudo'ya girdim. Aslında ben bir süredir şu meşhur siyah anorağımın yerine yeni bir mont arıyorum fakat bulamıyorum, herşey ya çok ince ya çok kalın, ortası yok. Bir de işte şu Mudo'daki etek var. Bu eteği ilk kez birkaç hafta önce gördüm. Ekoseli kışlık yumuşak birşey. Gördüğüm andan itibaren etekle aramızda bir aşk doğdu. Ama yine de almaya cesaret edemedim. İskoçya'ya gitmek varken İskoç deseni eteğe para kaptırmak istemedim. Fakat aklımdan da çıkmıyor, tıpkı Gutan'da gutulduğumuz ayakkabılar gibi, oyy oyyyy bu etek beynimi ele geçirmişti.

Böylece eteği yine almadan ama delicesine almak isteyerek Akmerkez'den çıkıp eve geldim. Haa sıcak bir Ramazan pidesi aldım tabii. Annem hasta, ben tembel, babam da Bozcaada'da olduğu için evde oruç tutan yok, ama biz oruç tutmasak da hiçbir iftar yemeğine hayır demeyengillerdeniz. Herhalde anlaşılmıştır artık hahahayyttt.

ya keşke o eteği alsaydım, şimdi biter de bulamazsam çok üzüleceğim uuiiyyy


Yorumlar

  1. parfüm ve kozmetik ürünleri için www.strawberrynet.com u önereceğim. taksit imkanı yok ama çoğu şey Türkiye'ye göre % 50 daha ucuz! Üstelik denendi. Ben artık Türkiye'den hiç parfüm ya da makyaj malzemesi vs almıyorum..Sitede bulamadığın ürünler için e posta atınca sana bilgi de veriyorlar..
    sevgiler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar