Kaçııınnnn kış geldi:))))

Eyvahlar olsun, yandık, öldük mahvolduk, son 1000 yılın en soğuk kışı geliyormuş dostlar. Hoş aslında bu konuda Serkan arkadaşımla aynı şeyi düşünüyorum, bizim başımıza 1000 yılın belası RTE gelmiş, soğuk da ne? :))))

Bu sabah İstanbul'un havası pek neşeli, pek iç açıcı idi :


Taksim'e çıktığımda ise şoooorrrrr diye bir yağmur başlamıştı, evlere şenlik. Kafama tüküreyim, botlarımı giymemiştim, neyse ki 2 yıllık Puma Roma harika bir kondisyon sergiledi de, bir damla su çekmedi, şaşırdım kaldım dostlar. Benliğim bu şaşkın balık burcu tarafı suyu, denize girmeyi, banyoyu pek çok sevse de; sıcağa düşkün kedi tarafım ayaklarımın ıslanmasından, yağmurdan nefret eder. Yani aman şemsiyemi alayım, yağmur romantizmi yapayım diye asla düşünmem. Yağmur yağıyorsa aklıma gelen tek şarkı şu olur :


some boys try and some boys lie but
I don't let them play
only boys who save their pennies
make my rainy day, 'cause they are

living in a material world
and I am a material girl
you know that we are living in a material world
and I am a material girl

Neyse işe gelip ayaklarımın kuru olduğunu görmek moralimi düzeltti dostlar. Islak paçalar da kurudu. Pembe far filan da sürdüm ki üzerimdeki grilik, somurtuk suratımın karartıcı etkisi bir nebze olsun azalsın. Bende bir gri durumu var. Bütün kışı gri hırkayla geçiriyorum. Evde kapkalın gri hırkama sarılıyorum, işe gelirken daha biraz ince gri hırkamı giyiyorum. Lady Charlotte buna depresyonun hafif rengi diyor, siyah kadar ağır olmayanı:) Bu sene bir tane yünlü gri hırka ve bir tane palto almak istiyorum. Yünlü derken o akrilikli, naylonlu hırkalardan tiksindiğimi anlatmaya çalıştım:))) pamuklular da ısıtmaz hiç. Yünlü olacak. Çirkin olsun, yünlü olsun ısıtsın:))) palto da 3 sene önce almıştım, hem de çok ucuza Mango'dan düşürmüştüm amma fermuarı kötü bir şekilde yırtıldı, yırtık şeyleri de sevmem. Böyle kapşonlu mapşonlu, su geçirmezlik apreli, sağlam bi mont istiyorum.
Aaa geçen gün kendime okuma lambası aldım, size anlatmamıştım. Olayı anlatmak için flashback yaparak geçen Pazar gününe geri dönelim (Burada Ezel müziği girsin:)))

dadan dandan dan

İSTANBUL, 5 DAYS AGO
Pazar sabahı çayımı, gazetelerin eklerini ve kediyi alıp odama çekildim. Yerde kocaman bir yastığım var, onun üzerinde ömrüm geçer, oturup işte çayımı içecektim, ekleri okuyacaktım. Fincanı da yere koymuştum aptal kafam, fincan okuma lambasının kordonuna takıldı ve halıya boşaldı bir güzel. Ay nasıl kızdım, nasıl kızdım, hem de lambaya! Lamba döktü çayı anasını satayım! Tuttuğum gibi lambayı duvara fırlattım. Pazar keyfimin içine edilmişti resmen yahu. Gittim bez alıp halıyı sildim. Çayın kalanını içtim, filan falan. Lamba da cezalı olarak duvar dibinde kaldı akşama kadar. Akşam oldu, lambaya işim düştü, bıyıklarımı mı yolacaktım ne ? Aldım cezalı lambayı, taktım fişe, anaammm, lamba yamulmuş ve artık çalışmıyordu :)))) (adamın kızı morgda ölü ve de anadan doğma yatıyordu!)

Ne yapacaktım? Bıyıklarımdan bahsetmiyorum. Okuma lambam olmadan odamdaki ampül kitap okumak için elverişli bir aydınlatma sağlamıyor idi. Yarasa gibi miyop olduğum için, okurken iyi bir ışık istiyordum ve okuyacak bir sürü de kitabım vardı.

Böylece çarşamba günü olduğundaaa

dadan dandan dan

İSTANBUL, 2 DAYS AGO
Cevahir'deki Koçtaş'a gidip şu güzel lambayı aldım dostlar. Tabii bunu hayatta duvara filan çarpamam 42 tele para saydım, yuh çok pahalıymış, ama metal ve güzeldi. Biraz okuma denemesi de yaptım (Agatha Teyze'den İskemlede 5 Ceset'e başladım) Işığı benim için azıcık fazla parlak gibi ama yine de memnun kaldım.


Ohh işte öyleyken böyle dostlar. Nihayet Cuma geldi, eve gidip gözlerim pörtleyene, sobanın önünde sıcaktan eriyene kadar kitap okumak istiyorum inşallah kısmetse .

Yağmurla, soğukla, kışla sizin aranız nasıl?


xo xo :)

Yorumlar

  1. ahahah pis lamba :) hak ettiği cezayı vermişsin judy'cim (umarım halefinin akıbeti de zavallı ölü lambaya benzemez yalnız)

    ben aslında soğuk havayı severdim ama ankara'ya taşındığımdan beri (2 yıl falan oldu sanırım) nefret ediyorum. 25 yıl istanbul'da yaşadım ve havasının değerini bırakınca anladım. ne güzel yumuşak yumuşak, tüm kış ceketlerle bile geçebilir, oh. ankara korkunç, kuru, ayaz, insanın ciğerlerini donduran bir havaya sahip, korkunç demiş miydim? bir de zaten hayatımın en sıcak ve boğucu yazı geçti, iki nefes alıp sonbahar havasının tadını çıkaramadan iki günde kış geldi, nefret ediyorum! -ama ille de birini seçmek zorunda kalsam çok soğuğu seçerim sanırım, sonuçta bir şeyler giyip korunabiliyoruz ondan. cehennem sıcağından kaçış yok :)

    YanıtlaSil
  2. Peki bıyıklara ne oldu?

    Ben bıyık ve yolmaz kelimelerini okuduğumda bir an kedinin bıyıklarını mı yolcak yoksa diye düşündüm valla:) Hahahaha, okurken bir kahkaha attım, işyerinde herkes bana baktı. Alemsin.

    benim de bir kırmızı hırkam var, yün. Yıllar önve Tiffany'den almıştım, hala eskimiyor ya, geçen gün eve gidince giydim, eşim "tamam kış geldi" dedi. kışın geldiğini kırmızı hırkanın ortaya çıkışından anlıyor bizim evdekiler.

    YanıtlaSil
  3. Ay sanki kedinin bıyıklarının yolunması fikrine gülmüşüm gibi oldu, öyle değil tabii ki. Kediye saygılar.

    YanıtlaSil
  4. Çavlancım, sorma ya, pis yaramaz lamba, bütün gün cezada durunca aklı başına geldi:))) bu yeni lambam pek havalı, buna elim varmaz vuramam kıyamam:))))

    Ankara'nın kışını biliyordum da yazının o kadar kavurucu olduğunu bilmiyor idim. Deniz olmayan melekette yaşamak zor gelmiştir hep bana. Bi püfür püfür deniz havası her derde deva geliyor di mi ama?

    Enneee püahahahaahaha kediye saygıları okudum ay bayıldım burada gülmekten:)))) Valla bugün hava iyice soğudu, yağmur deli gibi yağıyor, hırka, kazak , yumuş yün çoraplar ne varsa kat kat giymeli. Eve nasıl gideceğim onu düşünüyorum. Taksi de bulunmaz bu havada. Artık kısmetse 3 saatte giderim:)))

    YanıtlaSil
  5. Soğuk hava iyidir; insani dinç tutar.
    Hem İstanbulun sıcağı artık inhatar moduna sokuyor beni.

    YanıtlaSil
  6. Soğuk havadan tırsmana gerek yok Judy. Her yaz başında "son 50 yılın en sıcak yazı geliyor" derler, hep her zamanki İstanbul yazıdır. Ben son 5 yıldır yazlar arasında bir fark göremedim, hepsi de çok sıcak. Şimdi de aynı şakayı kış için yapmışlar. Fazla paniğe gerek yok bence :)

    YanıtlaSil
  7. Telekinesis, diri diri kütür kütür olsam neyse de ben hasta ve uyuz oluyorum hep soğuk havada :))) ama derler ki kar yağınca mikroplar kırılırmış havadaki, herhalde o sebepten . Bu yaz biraz bunalttı İstanbulumuz amma ben yine de sıcak havayı tercih ediyorum, böyle lapa gibi olayım, sıcak olayım:))))

    Tuğçecim, bunlar bir de abartmış, 1000 yılın filan demişler, Polonyalı bilim adamları. Bizim meteoroloji de demiş ki 1000 yıl önce hava raporu mu vardı, nereden bileekler? haahahahah. Haklısın her sezon başında vayyyy sibirya soğukları amannn afrika çöl sıcakları bi panik yaparız milletçe:)))

    YanıtlaSil
  8. Ben sıcak hava insanıyımdır. Ama sonbaharı da çok seviyorum. Ne yazık ki sonbahar İstanbul'da 1 hafta falan sürüyor...

    YanıtlaSil
  9. Trençkotu 1 hafta giyebildik, hooop palto havası geldi Cinim:(

    YanıtlaSil
  10. "Hafta sonu etkili olacak kar ve fırtına yeni haftada yerini güneşe bırakıyor. Tüm yurtta hafta başından itibaren sıcaklıklar 8-10 derece artacak. Meteoroloji yetkilileri, hava sıcaklığının şu an 14 derece olduğunu ancak pazartesi günü İstanbul ve tüm yurtta 10 derece birden artacağını belirtti. "

    hoho bunu okudum dün acık daha güneşten yararlanabilicez oley

    YanıtlaSil
  11. ohhh Gürültücüm, yaşasın, pastırma yazı geldi, ayaklarımız ıslanmayacak, ve birazcık daha rahat rahat gezebileceğiz holeyy:)

    YanıtlaSil
  12. puaahh 1000 yilin belasi ahahaha:)) aa niye oyle diyosun ademceezeee:)))))
    umarim 1000 yil kalmaz Judy.
    Ya sogukla aram iyi aslinda. Ben soguktan pek hoslanmam ama mevsimlerin hepsi ayri guzel aslinda galiba:)

    YanıtlaSil
  13. Pelincim adam delirmiş, niye korkutuyor bizi , 1000 yıl ne demek di mi ama:)))
    Sen de haklısın kışı sevmekte, Brugge'de kış bile bambaşka güzel görünüyor ama değil mi canım:)

    YanıtlaSil
  14. Adam deli otesi. Baska birsey yaratik:))
    Sansimiza bir gunesliydi bir gunesliydi sorma:)) tisortle gezdigime inanamiyorum ekimde:)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar