30 Ağustos 2009 Pazar

32 Kısım Tekmili Birden resimli QUEEN tarihçesi

MUHTEŞEM! Amazon.com'da önsipariş verdim bile

http://www.amazon.com/Queen-Ultimate-Illustrated-History-Crown/dp/0760337195/ref=sr_1_6?ie=UTF8&s=books&qid=1251661900&sr=8-6






İngiltere'nin en sevilen bıyığı :)

Freddie Mercury's moustache is named as Britain's top tache from 19 Aug 2009 - mirror.co.uk



Amaann bitti işte tatilcik

Neyse kediyi sağ salim buldum,1 haftada 1 aylık mamasını yediği için tosun paşa olmuş. Fakat sabahtan beri sular kesik , delirdim. Şöööyle bir soyunup dökünemedim , yanık yanık oturuyorum sevgili seyirciler. Çünkü tatilde havuç yağını atıp gidip mis gibi hindistan cevizi kokulu HAWAIIAN TROPIC yağı aldım ve yağlanıp yağlanıp malak gibi güneşin altında yattım. Sonuçta kara koncoloz birşey olmuştum ama 2 hafta sonra yine bembeyaz olurum. Yalnız korkarım göğsümü çil bastı, hani plajlarda 70 yaşında meşin derili teyzeler vardır ya, ya onlara dönersem, ne süreyim ben bu güneş  çillerine dostlar???

(Ama ip izi yok en azından pikinimin takılable sökülable askılarını fora edince iz miz kalmadı püahahaha)






Tatilde gözlüğümün üzerine oturmak, bilgisayarı elimden düşürmek gibi maceralar yaşadım. Neyse bir hasar yok, bilgisayar IBM'in takozluğunu bir kere daha kanıtladı, takır takır çalışıyor. Space tuşunun ve V harfinin yamulması ateşli oyun saatlerinden sebep. Space tuşu Lara Croftu zıplatmaktan bozulmuştu,  V tuşu da space tuşunun dibinde olmasının cezasını çekiyor.  Belki Japon abim yapıştrır onu, ne bileyim? Gözlük de yamuldu ama elimde düzelttim. Zaten çerçevemi değiştirmek istiyorum. Lady Charlotte'un söylediği karizmatik modellerden almayı düşünüyorum dostlar.


Tabii Akçay'a kadar gitmişken  Çıtırlık'a da yürüdüm sayın seyirciler. Çıtırlık bizim meşhur Kamuran hikayesinin geçtiği mekan. Gelgelelim belediye bütün buralarda yolları yaptırmış, o yüzden artık yürüdükçe çıtır çıtır etmiyor püüüü. Olsun, sizler için Kaz Dağlarının fotolarını getirdim, biraz yeşil görelim içimiz açılsın.






İşte bu güzelim Kaz Dağlarını sabote eden vatan hainleri yüzünden 3 yerde birden orman yangını çıktı, biz denizde yüzerken helikopterler gelip dev balonlarla denizden su alıp yangınları söndürmeye çalıştılar. Siyanürlü altını  çıkartmak isteyen katiller, sadece ağaçları değil, oralarda yaşayan hayvancıkları, böcükleri herşeyi yaktılar, elleri kırılıp götlerine girsin, bir daha sıçamasınlar inşallah.




Sahilde otururken birkaç kere kumru yedim, Balıkesir unundan Akçay suyundan imiş. Sizin için fotosunu getirdim:)


Bir de dondurmaya gömülmüş yalamalı bir pozum var ki, artık onu göstermeyeyim, utandım be. Akçayın kordon boyu dondurmacı dolu, çok da ucuz, ben de tatildeyim diye ooohhh, gömüldüm :)




İSKİ'ye göre sular yarın sabah gelecekmiş püüüü. Eh inşallah gelir, fakat bu gece yıkanıp kremlenemeden yatmak çok fena olacak.


Neyse, sinirlenmeyeyim de, üşenmeden gidip aldığım Glamour UK dergimi okuyayım. Yaa işte, yorgun argın gelip bugün bir de Akmerkezi  turladım, birşey yok , daha hala indirimler sürünüyor, Zara da açılmamış. Tabii benim amacım mağaza gezmek falan değil, markete uğramak idi, ev tamtakır dostlar... Ama gitmişken de size bir durum raporu vereyim dedim. Hem de dergi aldım, hadi ben şimdi onu okuyayım.

xoxo



21 Ağustos 2009 Cuma

Underworld tatil

1 haftalık tatilime gidiyorum, bavuldan giysileri çıkartıp bilgisayarımı ve TOMB RAIDER UNDERWORLD oyununu koydum :))) Bayılana kadar oynarım işte en zevkli şey.

Bye.


Ödülüm vardı

Fantastik arkadaşım Loreathan bana bir ödül yollamıştı dostlar :


Geleneklere göre ödülü bloguma yapıştırıp kendimle ilgili 7 ilginç şeyi yazmam gerekiyormuş, 7 günah gibi ayol , benim varlığım ilginç zaten. Neyse bakalım:
1- Japonya'ya gitmişliğim var, gitmişken herşeyi yedim, çiğ tavuk bile yedim, bol bol sake içtim, sake bardaklarını da çalıp eve getirdim, hala evde duruyorlar:))
2- Hıçkırmaktan nefret ederim, hapşırık mı hıçkırık mı deseler, hapşırığı seçerim
3- 13 yaşından beri Al Pacino'yu seviyorum, hayatımın constant'ı mıdır nedir püahahahaha
4- Telefonda konuşmayı hiç sevmem, 2 dakika konuşup kapatacaksın, aksi halde kavga çıkar. Mesaj yazmaktan da nefret ederim.
5- Mağaza gezmekten, alışverişten içim sıkılır. Böyle mağazalara gireyim herşeylere bakayım of aman hiç hoşlaşmam. Ne lazımsa gidip onu alırım. Ama internetten alışveriş beni sıkmıyor, Amazon'da saatlerce kitap arayabilirim, kitapların arasında saatleri geçirebilirim.
6- Bir şeyin en pahalısını alamıyorsam en ucuzunu alırım. Bunu da abimden öğrendim.
7- Kendimle ilgili asla anlatmadığım bazı şeyler var. Karakutu.
:)))

20 Ağustos 2009 Perşembe

Pizza bunalımı

Dün akşam kahve içip lak lak edelim diye işten izin alıp erken kaçtık ve Profilo AVM'ye gittik sayın seyirciler. Karnımız aç değildi, bir şey yemeyecektik. Sonra Pizza Hut'ın önünden geçerken Arzu dedi ki, ben burada salata yemek istiyorum. Eh geçtik oturduk mu Pizza Hut'a, menüyü de aldık mı? çifter çifter elma dilim patates, kavurmalı spring rolls, ve de sarımsaklı sucuksever ekmek siparişi verdik mi? oooh yedik yedik, üzerine bir adet ince hamurlu 4 Mevsim pizzayı öğüttük. Ayy, kimse salata malata yemedi dostlar. İşte midemizi bunlarla bastırıp garson çocuğu yine çağırdık sipariş vermek için, çekinerek geldi, biraz uzakta bekledi , herhalde onu da yiyeceğimizden korktu hahahahaha . Neyse 2 sepet elma dilim ve kenarı peynir dolgulu bir süper supreme pizza daha söyledik. Bunları da yedikten sonra artık tek istediğimiz yere yatıp yuvarlanmaktı sağa sola hahahaahah. Garson dışında ne varsa yemiş idik!!! Göbeklerimizi toplayıp Lavazza'ya indik kahve içmeye. Ama sohbet filan hakgetire, esneyip geviş getirmekten 2 dedikodu yapamadık, kahvelerimizi içip evlere dağıldık dostlar.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Tatil valizinin en mühim 5 elementi

Cuma akşamı tatile gidiyorum inşallah dostlar. Bu arada en önemli parçaları tamamladım, işte size tatil çantasının enn önemli 5 parçası (laptopun space tuşunu bozdum Tomb Raider oynamaktan, ara sıra bitişikkelimeler görürsenin ondan sebep:(( )

1-Kulak tıkacı

Bu tıkaçlar olmadan yaşayamam ben YAŞAYAMAM dostlar.

Süngerimizin doğal ortamındaki görüntüsü bu :


Süngeri işşaret parmağı ve başş parmak arasında nazikçe sıkıştırınız


Ve sonra uygun inceliğe ulaşan süngerleri kulakdeliklerinize sokunuz. Küp gibi sağır vaziyette uçuşan pirelerinizin sesini bile duymadan tossura tossura uyuyacaksınız.Valla benim için hayatın anlamı bu tıkaçları sokup sokup saatlarce uyumak.

2-Pikiniii

heeey çok güzel değil mi pikinimin renkleri? Hem arkadaki tokası da metal, böylece kırılmaz çıt diye. Tek fena yanı boyundan bağlı olması. Boyun askılarını sevmem, böyle kafam deve gibi aşağı yamuluyor sanıyorum hep. Neyse denedim askıları bağlamadan da bikini üzerimde duruyor. Ya kayıp düşüverirse? İşte sana hiç unutulmayacak bir tatil.


3-Seyyahat çantası
Şu elimde tutmakta olduğum çanta sayın seyirciler, Lady Charlotte ile hotellerde süründüğümüz yurtdışı seyyahatleri düşünerek aldığım bir çanta idi. İşte şu küççük çantanın içine diş fırçası, Sensodyne macun, kulak çubuğu, ayna, cımbız gibi ufak ama çok gerekli eşyaları koyuyor idim. Öndeki gözde çantanın takım terlikleri bile var. Çok işe yarıyor.




4-Havuç yağı
Aaaa, Nivea resmen böyle birşey çıkartmış, ben de görür görmez aldım, bol bol havuç yağlı güneş sütüme bulanıp karamaçaya dönmek istiyorum dostlar. Ama ne kadar yanarsam yanayım, 2 hafta sonra yine pambık gibi oluyorum amaaannn


5-Flip flop
En adisinden, eski 5 yıllık flip floplar, asla ayağımı vurmazlar ama bunların da çok paçozu çıkmış anacım.Flip flop çuvalımdan daha iyi durumda başka bir çift seçebilirim.



Bunların dışında bolca temiz don ve birkaç tişört harika bir yaz tatili (deniz-güneş-kumsal) için yeterli olacaktır.
Fakat tatil hazırlığında çok önemli bir nokta daha var : Kediye bakacak birini ayarlamak şart. Neyse yan apartmanın kapıcısı Abdullah Bey ile anlaştık, hatta annem bugün Apo ile kediyi tanıştırmış :))) Biz yokken gelip mamasını verecek, artık 1 hafta dayansın bizim yavrucak canım.

16 Ağustos 2009 Pazar

Postahane macerası

İşte sonunda ben de Strawberrynet.com sitesinden alışveriş yapmış idim dostlar. Tabii ki Dior Addict aldım. Ekşide işte çileğin parfümleri sahte falan gibi yazılar var idi, valla elimdeki Addict ile bunun arasında ben fark göremedim, varsa da sanırım sadece Hadsiz Başkanım bilebilir.

Fiyatı Tr fiyatından 100 lira daha ucuz, kontrol ettim Sephora.com'daki USD fiyata denk geliyor.

Fakat macera şu, ürünü alınca bir posta barkod takip numerosu veriyorlar, ben de bunu PTT web sayfasından kontrol ettim ve Okmeydanı PTT'ye geldiğini gördüm paketin. Okmeydanı Ptt'yi işyerimden pencereden bakınca görüyorum , bizim karşı komşu:))) Neyse kalktım gittim. Veznedeki amca beni postahanenin içine soktu, anaaa , oradan başkası depoya götürdü, oradan da bambaşka bir amcayla gelen postalar bölümüne gidip ofislere kadar girdim. Bina kocamanmış, oradan gir buradan çık, Strawberry paketleriyle dolu bir odaya geldik (kutularda mor kurdele var oradan anladım). Türk kadınları Strawberry'e abone olmuş dostlar. Neyse dolandık dolandık, benimle ilgilenen adam paketimi buldu, fakat üzerinde yazan adresin yan sokak olmasına çok şaşırdı, "aaa dere mere yazıyordu, dereyolu mu" dedi, bunun farkında olmadığından diğer paketlerimi çoktan Mecidiyeköye yollamış... yahu adam kendi iş adresini de mi bilmiyorsun?? Anlatabiliyor muyum? Yurtdışından paketler çabucacık geliyor aslında ama bizim postanede öyle bir karışıklık var ki, 2 hafta boşuna bekliyoruz.
Sadece barkod sistemi başarılı, bir sürü kızı oturtmuşlar, bunlar paketleri dıt dıt barkod makinesinden geçirip sisteme tanıtıyor, bilgiler de Ptt web sayfasında anında güncelleniyor. Fakat overall bir karmaşa, dağınıklık var. Bir odada bir sürü ufak masa, türbanlı memureler , herbiri önünde bir perforajlı printer, cırttt cırttt o perforajlı printler yerlerde yığın öbek olmuş oy oy. Gelen kutular odası ayrı bir karışıklık , iki adam paketleri ayırıp sepetlere koyuyor, ulan işte az kalsın benim parfüm Mecidiyeköy'e gidecekmiş, sepetten çıkarttık.


Sonra ben kağıt imzalayıp aldım parfümü. Ama Dior'dan lipgloss da almış idim ve o ayrı bir kutu ile geldiğinden , çoktan Mecidiyeköy'e gitmiş, Ebay üzerinden Belaruslu bir satıcıdan aldığım Lara Croft Underworld oyunum da aynı şekilde işyerimin karşı binasındaki Ptt'ye kadar gelip dağıtıma Mecidiyeköy'e çıkmış, yuuuhh..


Bu posta merkezi dibimizde açılmadan önce paketleri daha çabuk alıyordum, hhaahahaaa, şaka gibi...

13 Ağustos 2009 Perşembe

MIM - My Insignificant Melancholy

İşte minik Sibelinsu'dan bir mim geldi sevgili seyirciler, anket tadında , o vakit hemen yazayım:

1.mimin konusu..ASLA VAZGEÇEMEDİKLERİMİZ

Valla herşeyden bıkarım, ama yıllardır Al Pacino’dan vazgeçmedim, (Şadırlend’i bilem unuttum bak)

İnternet ve bilgisayar bağımlısıyım

Dior Addict’den vazgeçemem, Dior üretimini durduracak diye ödüm patlıyor yalebbim.

Gece uyurken taktığım kulak tıkaçlarımdan vazgeçemiyorum, onlarsız yatamıyorum, tek bir ses bile duymadan , kütük gibi uyumam lazım abi!

Never , I'll never turn to the dark side, you have failed your highness, I am a Jedi, like my father before me!!! Yani STAR WARS

ve de çizgi film, anime izlemekten asla vazgeçmem

2.mimin konusu..KİŞİSEL SORULAR

"neden blog yazarsınız"
Sadece Lady Charlotte’un tanıdığı Brother kod adlı şahıs, blog yapsanıza demişti, ona inat başlamıştık. Ben de zaten yıllardır günlük tutuyordum, bilgisayarda yazması daha kolay geldi, işte o yüzden. Biraz da ailecek manyak genlerimizde bulunan saklama-arşivleme merakından olsa gerek.

"Son zamanlarda hiç vakit ayıramadığınız bir uğraş?"
Seyyahat etmek. Artık 2 hafta tatilim yok , ama zaten vakit olsa nakit yok. Depresyondayım.

"Şu an için imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?"
istifa etmek, istifa etmek, istifa etmek!

"Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey?"
Lady Charlotte ile tanışmış olmak
Her fırsatta seyyahat etmiş olmak
Saçımı kestirmek... son yıllarda yaptığım en harika şeydi

"Mutfakta en sevdiğiniz uğraş nedir?"
basri sandövici hazırlamak (başka bir şey yapamam zaten nanay)

"En sevdiğiniz üç yemek?"
1)Köfteeeee
2) kalan herşey, antrikot, Leon’s’da midye cocotteleri , fajita , etler, börekler, mercimek köfteleri, zeytinyağlı sarmalar, ispanyol burger, pizza, kebap, pide, sucuklu yumurta ohhhşşş, meksika restoranının tüm mönüsü, ŞAPIRT, deniz mahsüllü risotto, paella, allaaaaahh kalamar tava , paçanga, oyyy, zeytinyağlı enginar, ton balıklı mayonezli paris baget sandövici ahahaahah

"Giyim konusunda abarttığınız eşya?"
Yani çok alıyorum gibi mi? Spor ayakkabı olabilir, Puma Roma modelininin her rengini isterdim. Ne yazık ki, ekonomik sebeplerden ötürü hiç bir şey abartmadım bu sezon. La Senza’yı abartmış olabilirim .

"Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?"
Çocuk sevmem kedi severim. Kedime de kediş diye hitap ederim. Bazen de kedicik. Çok aşka gelirsem canımıniçiküçücükkedimmmbeniaaamm diye höykürüyorum.
Bazen yamuk, kuru kafa falan da diyorum ama annem kızıyor, içlenirmiş yavrucak.

"Sizi anlatan bir resim"
Tabii ki Vincent'dan geliyor



Bu mimi kimseye iletmek istemiyorum desem?

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Ayvalık'ta cin paniği

KIZIIMMMM KIIZIMMMM

Kamuran muhabbeti gerçek oldu kızıımmmmm

Ayvalık'ta cin paniği - Mynet Haber


Ayvalık'ta cin paniği büyüyor! Küçük kız başını 180 derece döndürüyor iddiası korkuttu!


Rahmi Koç Müzesi

Cumartesi günü İstanbul'un en şahane müzesi olan Rahmi Koç müzesine gitmiş idim sayın seyirciler. Asıl hedefim Minyatür Odalar sergisini görmekti, ama günüm bundan çok daha güzel geçti.

Detay manyağı olmuş minyatür odaları beğendim, özellikle Korsan Kaptan kamarası, Şikago'da dans salonu , Broadway'de tiyatro kulisi.. Ama bir daha gitmem , o kadar da bayılmadım. Yani buradaki mantık nedir , anlamadım dostlar.


Koç Müzesine her gidişimde mutlaka bir yenilikle karşılaşıyorum. Bu kez, Hasköy-Sütlüce arasına 15 dakikalık tren seferi koymuşlar:))) Ekstra bilet alıyorsunuz, sonra kondüktör bileti deliyor eski moda:))) Çok hoşuma gitti. Çuf çuf tren gezisi üstüne güzel bir yemek yedim ama tekne gezisine katılacaktık, o yüzden tadını çıkartamadım.


Tekne gezisi de başka bir hoşluk, 5 liraya Haliç'de 45 dakika ufak bir tekne ile geziyorsunuz, o kadar zevkli ki, hava da güzeldi, çok eğlendik dostlar.



Sonra tabii müze binalarını da gezdik, Rahmi Bey, Nazenin IV gemisi ile yaptığı dünya seyyahatinin sergisini kurmuş... Allahımm neler toplamış neler, objeler, süsler, takılar, eşyalar... muhteşem bir mavi tonu gösteren fotoğraflar, oralardan aldığı tişörtlere kadar herşeyi koymuş, olağanüstü bir sergi olmuş, çok özendim, içim ezildi.



Karşı binayı da gezdikten sonra eve geldiğimizde bacacıklarım kopmuş idi, ben de Taksim'den aldığımız
simitleri önce kızarttım (ulan çıtırık değildi simitlerrr) , sonra krem peynire daldıra daldıra...

7 Ağustos 2009 Cuma

Queen Absolute Greatest

İşte 20 şarkılık yeni Greatest Hits albümü:

QUEEN ABSOLUTE GREATEST


Şu ana kadar belli olan tracklist :
01. We Will Rock You
02. We Are The Champions
03. Radio Ga Ga
04. Another One Bites The Dust
05. I Want It All
06. Crazy Little Thing Called Love
07. A Kind Of Magic
08. Under Pressure
09. One Vision
10. You're My Best Friend

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Tomb Raider Anniversary

Bu oyun 2006 yılında, Lara'nın 10.yıldönümü şerefine yayınlanmış. Benim oynadığım ilk Tomb Raider oyunu ise Legend idi ve o kadar sevmiştim ki, geçenlerde bu Anniversary'i almış idim.

Bu arada Legend'ı bitiremedim, ortada bir bölümdeki boss fight'ı geçemedim , böyle şeyleri beceremiyorum ama Lara'nın Indiana Jones tadında keşifleri, maceraları ve bulmacalarına bayılıyorum.

Neyse efendime söyleyeyim, Anniversary'de Lara bilmem neyin peşinden Peru'ya gitti dostlar. Burada harika ortamlardan atlaya zıplaya geçerken, karşımıza T-Rex çıktı eşşek kadar yuuuhhh. İşte burada yeni bir özellik olan adrenalin saldırısını kullanmak gerekiyormuş. Yaa daha oyunun başı, ben de böyle şeyleri beceremem, 2 gün uğraştım.


Zaten sağlık paketlerini, cephaneleri buluyorum ama relic ve artifactleri bulamıyorum. O kadar üzüldüm ki, bu T-rexi geçemezsem oyuna devam edemeyecektim, yeni bölümleri göremeyecektim, aaa ne yapayım? tabii saatlerce internette araştırma yaptım, sonunda adrenalin saldırısı yapmak için, sağ tık sürekli basılı olacak, bu arada sol tıkla ateş etmeye devam ediyorsun, düşmanın çok kızıp kükreyinceee sağ tıkı hiçç bırakmadan , sağa ya da sola giderken Shift'e bas, sonra hedef odaklanınca tek kere ateş et aaaaaaaayyyyyy, sağ tıkı bırakmayacaksın sakın. Ohh, fakat bunu becerince T-Rex'i geçmek 1 dakika sürdü . Neyse Peru bölümünü bitirdim bakalım bu gece yeni bölümler, yeni maceralar, yeni katliamlar beni bekliyor dostlar.
Tomb Raider oynarken kendimi Indy gibi hissediyorum işte çok zevkli. Bu yüzden Underworld için de sipariş geçtim ebay.co.uk'e. Hepsiburada.com'dan alırsan 70 TL, Ebay'den alırsan 10 pound, gönderi dahil. Neden acaba bizim memlekette düdüklenip duruyoruz dostlar??? Ayrıca bu tarz tavsiye edeceğiniz oyunlar varsa mesajları yağdırın. OK?Thnxbye.
xoxo

Damn Cool Pics: Rare Star Wars Photos

çok matrak Star Wars fotoları için tıklayınız:

Damn Cool Pics: Rare Star Wars Photos



3 Ağustos 2009 Pazartesi

Sucuklu vampir

İşte Cuma gecesi minik Sino'nun evinde kendimize film gecesi düzenledik sayın seyirciler. Filmimizi ben seçmiş idim, Francis Ford Coppola'nin yönettiği Dracula filmi. Tabii aç ayı oynamaz da, film de izleyemez... o yüzden kendimize hafif bir kahvaltı hazırladık... O baharatlı polonez sucukları kızartır, üzerine çift sarılı yumurtaları kırarken vallahi hepimiz Hadsiz Başkanımız bu postu okuyunca ne diyecek diye meraklanmakta idik. Kıız Hadsiz, sen de muhabbetimizin içindeydin canım hee.





Ooohhşşş, hatırlayınca bile içim ezildi, yeni merakımız "kepekli" lavaşın içine, krem peynir ile zeytin ezmesi sürüp, üzerine hindi jambon ile dana salamı yerleştirip dürüm yaparak , zeytinyağına bandırıp yemiş idik. Ayy, sonra da kepekli lavaş ile nutellalı dürüm yaptık, vallahi hepimize fenalıklar geldi, Sinem'in yatağına hamamda bayılan karılar gibi serildik ve filmimizi izledik sayın seyirciler.
Sonra ben Cumartesi günü uyandığımda saat öğlen bir idi. Haftasonu Lara Croft Anniversary oyununu oynamaya başladım ama bunu başka bir postta irdelemek istiyor idim. Yalnız bu zeytin ezmesi ne bağımlılık yapan bir meretmiş, hiç aklımdan çıkmıyor, mütemadiyen wasa kıtır ekmek üzerine la vache qui rit ve zeytin ezmesi sürüp yemek istiyorum. Şu hayatta kendime yarar bir şey istememiş olmak ne fena değil mi?

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Sucuklu yumurta spor salonu

İşte Lady Charlotte gelmişti ve hep beraber Sinem'de sucuklu yumurta partisi verip Dracula filmini izlemiş idik. Girls' movie night out...

Fakat fotoğraf makinemi minik Sino'da unuttum, artık taa pazartesi yazabilirim bu postu anacığım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...