Güneşli ayaz bir Cumartesi

Bugün Lady Charlotte ile diyetisyen randevümüz var idi. Sonuçta ikimiz toplasan 1 kilo bile verememişiz. Ben 300 gram zayıflamışım, Lady Charlotte da 400 gram zayıflamış:))) Aslında diyetisyen spor yapmamı istiyor. Ben de kendisine açık açık "ben hareket etmeyi hiç sevmiyorum, istediğim tek şey yatıp yuvarlanmak, ev kedisi olmak, kaloriferin üstünde yatmak istiyorum" dedim. Kadına iki saniye kal geldi yemin ederim:))) Neyse sonra kendine gelip yeni liste yazdı, "haydi yavrum, benim de  moralimi düzelt, zayıfla" diye yolladı beni.


Diyetisyenden çıktığımızda karınlarımız zil çalıyordu tahmin edersiniz ki:)) Nişantaşı'na yürüdük, aman ne kalabalık, meydanda caz orkestrası konser veriyor, her yer tıklım tıklım. Midpoint de kapanmış herhalde, hiç farkında değildim. Baktık olacak gibi değil, taksiye atlayıp Odakule'ye geldik; buradaki Midpoint'de pencere önüne oturup birer Akdeniz salatası ve barbekü soslu tavuk sipariş ettik. Ah o tavuk o kadar güzeldi ki, löp löp kemiksiz but, barbekü sosuna da bayılırım. Ama rejim listesine göre 120 gram et-tavuk-balık yeme hakkımız vardı, garsona sorarım ki bizim tabakta 260 gram tavuk varmış ahahaha. Ne yapalım artık yemiş bulunmuştuk, iyice de doymuştuk. Kalktık biraz Terkos pasajını gezdik, Bershka'ya baktık, sonra Tünel'deki Gloria Jeans kahvecisine oturduk. Yalnız bugün İstiklal'de aşırı bir kalabalık vardı, okul gezisi mi gelmiş, turist mi basmış, Moskof İstanbul'a inmiş anlamadım dostlar. Gloria Jeans bile ağzına kadar doluydu yani. Burada da kahvelerimizi içip listedeki bir kase sütlü tatlı hakkımızı brovni olarak kullanmaya karar verdik :))). Ben yarısını yiyebildim valla midem küçüldü mü ne? Fazla geldi gerçekten. Böylece Lady Charlotte ile geçmişte yediğimiz güzel yiyecekleri, kurduğumuz ihtişamlı sofraları hatırlayıp bol bol sohbet ettik.


Kahveler bitince meydana doğru yürümeye başladık. Yapı Kredi Kitapevi'ne uğradık. Ben nihayet Türk bloggerları arasında hezeyanlar uyandıran Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna isimli meşhur romanını aldım. Yıllar önce Türkan Şoray'ın bir filmini seyretmiştim, gece yattığı adamın evinden gündüz çırılçıplak sadece bir kürk manto ile ayrılan bir fahişenin hikayesi idi film. İşte ben Kürk Mantolu Madonna'yı hep o  zannediyordum, buna istediğiniz kadar gülebilirsiniz:))) Bakalım yarın okuyacağım, çok merak ettiğim, herkesin dilinde dolanan bu meşhur  kitabı.




Kitapçıda kasanın yanında Harry Potter ayraçlarını koymuşlar sebil, valla günün en güzel hatırası oldu bu ayraç, çok sevdim.

Mango'ya da uğrayıp meydana çıktığımızda bende hazımsızlık başladı. Eve gelirken otobüsten Arnautköy'de inip eve yürüdüm. Evde de bir fincan yeşil çay içtim ama bana mısın demedi. Yapacak birşey yok, bundan sonraki maçlara bakacağız, listemize daha güzel uyacağız.

Pazar günü planım önce Kürk Mantolu Madonna'yı okumak, sonra Deniz Katedrali'ne devam.

Herkesin haftasonu çok güzel geçiyordur umarım

xo xo

Yorumlar

  1. ne kadaaan güzel istiklali canlı görmek,hele ki taksimi..ahh judycan, tdağ öyle boş ,öyle kof,öyle kısır bir memleket ki,gidilecek bir avm'den başka hiç ama hiçbişi yok,yazın da eh,mıçıkırık bi sahili,bi limanı..öyle iştahla okuyorum ki postlarını,halimi görsen acır,her gün 5 vakit post yazarsın:((
    kürk mantolu madonna'yı ben de merak etmekteyim,zira bloglarda sık rastlar oldum.iyi okumalar..

    YanıtlaSil
  2. ahahaha o filmin adı metres :)) türkan şoray metreslik yapıyor hatta, sonra bir adama aşık oluyor falan. benim de aklımda sabah adam piçlik yapıp giysilerini saklayınca sadece kürküyle evden ayrılmak zorunda olduğu sahne kalmış (yalnız kürkü giyen adam mıydı, kadın mı? onlar karışıyor kafamda.)

    ben de okumadım şu herkesin sürekli bahsettiği kürk mantolu madonna'yı bu arada. artık yorumlarını bekleyip ona göre bir şey yapıciğim :)

    hamiş: sen böyle anlatınca istiklal'i çok özlüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Muhteşem bence! kürk mantolu madonna çok güzel(miş) ben "kuyucaklı yusuf" kitabını okumuştum ama kürk mantoloyu da kuzenime hediye etmiştim.

    Ayrıca ben de bir diyetisyene gitsem iyi olucak of:)

    YanıtlaSil
  4. Nilay insanlar da İstanbul'dan küçük şehirlere kaçmak istiyor. Trafiği, pahalılığı, aşırı kalabalığı yaşamayı zorlaştırsa da bence en güzel memleket İstanbul:)

    Çavlan gittim baktım yütüp'den biraz metres'e:))) adam Can Gürzap, Türkan da metresi, sevişirken Türkan'ın elbisesinin fermuarını yırttı, sanırsam ondandı kürkü giyip kaçması:)) pek fena bir film:)))
    kürk mantolu madonna'yı sevmedim, içimi sıktı maalesef.

    Mia sen daha genceciksin, diyetisyene gitmeden biraz dikkat edersen kolayca atarsın kilolarını merak etme şekerim.

    YanıtlaSil
  5. Judy! sen kaç yaşındasın ki? sen de gencecik değil misinn?
    Ben 22 yaşındayım..

    YanıtlaSil
  6. ben 32 yaşındayım, valla 30'dan sonra kilo vermek çok zor şekercim:))

    YanıtlaSil
  7. Bu şaka olmalı şaka şaka şaka şaka!!!!!

    Yemin ediyorum sana şu an dürüst olarak söylüyorum kiii en fazla 22 görünüyorsun! inanmıyorum keşke 30 yaşında ben de senin gibi görünebilsem!

    şu an şoktayım! off inanmıyorumm..

    YanıtlaSil
  8. ahahaahah allah razı olsun sağol şekerim:) sabah sabah moralim tavan yaptı yemin ederim.
    güzelliğimi hiç sigara içmemeye ve çok su içmeye borçluyum:)

    YanıtlaSil
  9. pişt bana bak hazır diyeti sallamışken bize yemeğe gelsene :)))

    YanıtlaSil
  10. olmaz perihan'a söz verdim, 65 olacam:)) hem bilmedensallamış olduk sayılmaz o ahahahah

    YanıtlaSil
  11. Kuzum orta okul yıllarında okumuştum hayatımda önemli kitaplardan biridir bu arada geçmiş olsun tatlım

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar