Ezel 2. Sezon 26. Bölüm : ZAMANSIZ

Ezel'in yapımcıları fragman hazırlamayı çok çok iyi biliyorlar. Fragman ile her hafta gaza gelip, diziyi izlediğimde sinirlerim tepeme çıkıyor. Bunun için mi, diyorum kendi kendime. Bunun için mi uykusuz kaldım???

Ezel'in 59. bölümü tırt bir bölümdü açıkçası. İzleme zevki veren sadece 2 şey vardı:

1- Burçin Terzioğlu oyunculuğu
2- Geçmişteki hikayeyi anlatan sahneler

Bir de Bade vardı, evlere şenlik. İlk çıktığında sempatik geldi bu karakter bana, fakat sonradan gayet itici, sıkıcı gereksiz bir kişilik oldu dizi için. Gereksiz çünkü bu hikaye; Dayı'nın, Kenan'ın , Selma'nın,  Ezel/Ömer'in, Eyşan'ın, Ali'nin, Cengiz'in hikayesi. Hariçten gazel okuyan tiplere hiç gerek yok, Bade'nin bu hikayede hiç yeri yok. Sırf zaman doldurmak, süre uzatmak için eklenmiş; oyuncusu da başarısız ya da karakteri sevmediğimden bana itici geliyor. Eyşan gözüme muhteşem bir kraliçe gibi görünüyor Bade geldi geleli, ben size öyle söyleyeyim.

Ezel ve Bade arasında iğrenç diyaloglar midemi bulandırıyor. Kenan İmirzalıoğlu'ndan hiç hazzetmem ama  oyunculuğunu başarılı buluyordum. Gelgelelim o da konsantrasyonunu kaybetmiş gibi.

Bilemiyorum çok sıkıldım ben bu diziden. Keşke iki sezon arasında ecnebideki gibi 8 ay ara olsaydı, 2. sezonu da ilk sezon gibi planlayacak vakitleri olsaydı. Sekiz karakteri gelmeseydi, Kenan ile Dayı'nın tanışma hikayeleri değiştirilmeseydi, geriye dönüşlerde tarih çizelgesi hazırlanıp hangi olay hangi tarihte olmuş, Dayı'nın oğulları ne zaman doğmuş, bunlara dikkat edilseydi. Keşke Ezel ilk sezondaki başarısını devam ettirip efsane olabilseydi. Hani onları ihanet ayırdı, intikam birleştirecekti? İkinci sezon bütün tiplerin bir araya gelip Kenan Birkan'dan intikam alma hikayelerini anlatmayacak mıydı? Keşke ikinci sezon salt intikam için kurulmuş devasa bir oyunu anlatıyor olsaydı. Of. Keşke. Ne yazık bu fırsat bitti gitti.


EZEL 59. BÖLÜM SPOILER




Azad ve Dayı eve gelmişler, Azad öyle bir ağladı ki annemm annem diye, vallahi ciğerim çürüdü, ben de ağlayacaktım. Dayı ellerindeki kana bakıp Selma'nın plaklarını dinliyordu.


Ertesi gün mezar başında Dayı "Selmam, gene kaçtın benden önce aşkolsun" dedi, "Ama merak etme, ufak bir işim var, onu bitirip ben de geleceğim yanına". Biraz sonra cenazeye Kenan geldi, "Ramiz Abi, ben yapmadım" diye yeminler etti şerefi üzerine . Dayı "ikimiz de şerefimizi gömdük Selmamla" diye bağırdı, "sen öldürdün, sen öldürdün Selmamı" Kenan "Alçakk" diye bağırdı, Dayı "Kalleş" diye cevap verdi, bu sahneler çok güzeldi, çünkü ilk sezondaki gibi Dayı ön plandaydı, Dayı konuşuyordu ve Dayı alıntılar yapıyordu.




Dayı "o gün öldürüp kardeşinin yanına yatırmalıydım seni" dedi Kenan'a, Kenan döndü gitti arabasına bindi, Ezel kafasına silah dayadı "kapat gözlerini, şimdi sor kendine, Ezel beni ne zaman öldürecek"  Sonra basıp gitti.


Lan mal Ezel, madem öyle vursana Kenan'ı, dizi de bitsin, biz de kurtulalım teallam.

Ezel gidince Kenan da kendi kendine geçmişe daldı, "ben yaptım Selma, biliyorum, ben yaptım"

19??
Kenan ve Selma düğünden önce ziyarete gelen Selim'e mutluluk oyunu oynuyorlardı. Selma daha fazla dayanamadı, sinir krizi geçirdi. karnını yumrukladı, "bu çocuğu istemiyorum gitsin, alın bunu içimden" diye höykürdü, Kenan psikopatçasına çok mutlu olacağız filan deyince "Senin sevgin hayatta başıma gelen en kötü şey! bir gün senin aşkın öldürecek beni, sen öldüreceksin beni sen sen sen!" diye fenalık geçirdi Selmacık.

2011
Kenan malikaneye gelip çantasını aldı ve Ramiz'in gazabından kaçıp saklandı, nereye gittiğini de kimseye söylemedi. Ali, Ezel, Tefo herkesi soruştursalar da izini bulamadılar. Bu kısımda bi denyoluk vardı, yani bir iki gün geçti, hemen "aaaa bulamadık" oldu, of vardı bi salaklık ya neyse.

Dayı handa oturmuş düşüncelere dalmışken Ezel geldi, Kenan'ı bulamıyom diye ağlandı. Dayı ölmekten bahsetti, "Selmam korkmamıştır" dedi (selmam yazdıkça aklıma kavun-karpuz-portakal-elma, işte karşısınızda süper selma geliyor lan allah kahretmeye ahahaahahah dizinin içine ettim) "Selmamla beraber benim kalan nefeslerim de gitti" dedi, Ezel çok korktu, üzüldü, Dayı'ya öyle demesin diye söz verdirtti. Dayı da dedi ki : Dil söylemese de yürek bilir ne yapacağını yeğen... Aaah çok güzeldi!

Ezel Birkan Holding'de Cengiz'i bastı.Cengiz'e birini kaybetme sırasının ona geldiğini söyledi. Kenan'ın Eyşan'a evlenme teklif ettiğini söyledi. Cengiz delirdi ama yine de "Selma'yı Kenan öldürdü" dedi Ezel'e. Holdingden çıkışta Ezel arabasında bi not buldu, Temmuz yazmış, Ramiz'in yaşlı kadını gibi Ezel'i öldüreceğini yazmış nota. Lan bu Temmuz Selma ile Kenan'ın tecavüz çocuğu sanırsam dostlar. Azad değil Temmuz bence o çocuk, oh shit!

Ezel ve Bade, Eyşan'la buluştular. Bu da ayrı bir gerzeklik, yahu Ezel Bade'yi korumak istemiyor mu, ne diye Kenan'la ilgili işlerin içine sokuyor, hay sizin mıymıy aşkınıza tüküreyim. Eyşan da Kenan'ı saklandığı delikten çıkartmak için kıskandıralım dedi aahaahahahah, Ezel Yellerine döndü lan cillop gibi dizi:)))

Evde Azad dellendi, babasına koştu, "Sen ne yaptın da Kenan'a öldürdü annemi? "diye bağırdı "Ne oldu geçmişte?" . Dayı Ali'yi kışkışladı, "Annenin Kenan'la evlendiği gün oldu herşey, son okuduğum kitap bir kehanetmiş meğer" dedi:

19??
Ramiz mekanında adamlarını tersledi, sonra alıp başını sahile indi, çok eskiden Selma ve Kenan'la beraber oturdukları sahile, açtı kitabı : SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ.  Ve şu cümleyi okudu :

“Her ne olursa olsun mazim bugünkü vaziyetimden bana bütün bir mesele gibi geliyor. Ne ondan kurtulabiliyorum ne de tamamıyla onun emrinde olabiliyorum.”

Selma geldi, konuştular. Ramiz onun korktuğunu anladı, "Korkma" dedi, "Kenan seni üzmeyecek, üzerse bana geleceksin, çünkü ben 40 yıl da geçse seni seviyor olacağım"
Selma arkasını dönüp yürüdü, ama Ramiz bırakamadı onu, peşinden gitti. "Bir şey var, biliyorum. Söyle?"

"Kenan bana tecavüz etti" dedi Selma. Ah Ramiz çıldırdı, etraftaki masaları, iskemleleri parçaladı. Sonra Selma'ya sarıldı. Bu esnada Selim onları izlemekteydi ve her şeyi gördü.

2011
Dayı "öğrendim, ondan sonra oldu" diye anlatıyordu ama annesine olanları öğrenen Azad fenalaştı, Dayı hikayesini burada kesti.

Ezel, Eyşan ile Can'ı alıp gezip toztu, cilveleştiler. Kenan'ın casusları fotoğrafları çekip Kenan'a yolladılar. Ulan hani kimse bilmiyordu bu adamın yerini?

19??
Selim  Kenan'a gördüklerini anlattı, Kenan delirdi. Zaten psikopat manyağın tekine döndü pırlanta gibi delikanlı, neyse, "ben Selma'yı hiç yoktan kazandım, benim, ölene kadar benim; düğüne gelme, benim senin gibi abim yok" diye höykürdü Selim'e.

2011
Kenan Birkan Temmuz'a Selma'yı kimin öldürdüğünü bulmasını emretti. bak ya, haberi yok mu şimdi Kenan Birkan'ın , peki Temmuz Cengiz'e "ben Kenan'ı satmam" demişti, sonra gidip Selma'yı vurmuştu Cengiz'in emri üzerine, "nihayet tanışacağız" demişti bi de. Yoksa tecavüz çocuğu Temmuz mu yaleppim artık bi ortaya çıksın yaa! Cengiz de az puşt değil, Ramiz'le Kenan'ı birbirine kırdırıp şehrin efendisi olmak istiyor herhalde??

Eyşan ile Ezel o meşum parkta buluştular. Eyşan dangalağı kafasına kahkül takmış, gençlik günlerine benzesin diye, hay mal, gerizekalı. Neyse Ezel salağı "hani Kenan gelmedi, o kadar vazgeçilmez değilmişsin demek" diye liseli atarı yapıp gitti. Beyinsiz, Kenan'ı avucunun içinden bırakan sensin, salak yemin ediyorum gerizekalı ya!

Ezel Dayı'ya gitti, "yardım et, niye yapıyor bu adam bu kötülükleri" dedi. Dayı yine Ali'yi dışarı yolladı, yazık lan adama hiç birşey anlatmıyorlar. Sonra "Çünkü en büyük kötülüğü Kenan'a düğününde ben yaptım" dedi.


19??

işte bu kısım bence Ezel'in en güzel sahnesi idi :

Karagözlüm Gazinosu misafirlerle dolup taşmış, arkadaki odada Kenan heyecanlı, Selma ise elinden geldiğince oyalanmaya çalışıyordu. Ramiz kendi mekanında "Allahım aklıma mukayyet ol bir şey yapmayayım" diye feryad etti. Dışarı çıktığında Selim onu bekliyordu, Ramiz "beni bu saatten sonra sen değil, koca İstanbul gelse durduramaz" dedi ona, Selim ateş etti, Ramiz'i yanından vurdu.

Gazinoda artık memur gelmiş, Selma'nın kaçacak yeri kalmamıştı. İçeri girdiler, sahne önüne kurulmuş masaya oturdular. Selma birden "durun" diye bağırdı. Sonra parlak bir fikirle "bu gazinoda en mutlu günlerimi yaşadım, size bir şarkı söylemek istiyorum" dedi. Sahneye çıktı, arkası kapıya dönük söylemeye başladı... ve içeri Ramiz Karaeski girdi. Müzik ve söz sustu. Ramiz ağır ağır sahneye ilerledi, en öndeki masada oturanlar hemen ayağa kalkıp masayı hakiki sahibine bıraktılar. Ramiz oturdu ve eliyle Selma'ya işaret etti, Selma şarkısına devam etti... Muhteşem, harikulade bir andı, çok çok sevdim bu sahneyi.

2011
Bıyığını yolduğumun Dayısı hikayeyi kesti. Bu esnada Eyşan çaybahçesinde düşüncelere dalmış otururken biri geldi, bu adam Kenoş Birkoş'dan başkası değildi.


xo xo

Yorumlar

Popüler Yayınlar