Bahçelerde vırt vırt, koca kafalı Edvırt

Dün akşam bütün kızçeler toplandık ve ofisten çıkıp Profilo AVM'ye sinemaya gittik dostlar. (Denizo'nun kocası da geldi ve sessizce yanımızda eziyet çekti çünkü kendisini Twilight filmine sokmuş idik zorla.)



Çarşamba Profilo sinemasında halk günüymüş, biz de pek bakımsız, her zamanki lady havamızdan uzak halde idik zaten:))) Hele ben koleksiyon göndermiştim ve saçlarım da ormanda 18 ayının saldırısına uğradım modeline girmişti. Ay çok çirkindim dün akşam, kendini çirkin hissetmek de berbat bir duygu:((  biliyorsunuz hayatta tek amacım güzel olmak:)

Neyse, biletleri aldık, sonra Çıtır Hindi diye bir yerde salata yedik. Zayıflama derdi olmayan kızçeler çıtır hindili salata yediler, ben de ızgara hindili şefin salatasından yedim. Harikaydı. öyle 2 ot, 3 yapraklı kıytırık salatalardan değil, maşşallah bol malzemeli, doyurucu birşeydi.



Sonra filmde uyumayalım diye sert birer kahve çaktık ve filme girdik. Aman Allah, yarrım saat reklam izlettirdiler, bu çile de bitince filmimiz başladı.

Ben epey pespaye birşey beklerken film samimiyetiyle beni şaşırttı! Gerçekten emek verilmiş bir iş var karşımızda. Haşa, Coppola'nın Bram Stoker's Dracula filmi gibi değil elbet ama kendi küçük ölçüleri içinde özenli çekilmiş, görüntüleri ve müzikleri gayet güzel bir film. Oyuncular fena değil. Bella karısının sürekli kirpiklerini kırpıştırması ve de arada havale geçirip kal gelmesi dışında tek rahatsız edici şey; kitapta dünyanın en harikulade varlığı olarak anlatılan sarışın bomba vampir Rosalie'yi dipleri 5 parmak çıkmış, çirkin sarı boyalı saçlı paçoz bi karının oynaması idi. Hollywood'da sarışın hatun mu yok anlamadım gitti. Bir de Bella'nın Kızılderili arkadaşı Jacob'ı oynayan çocuk belki de filmdeki en iyi genç oyuncuydu. Kısa rolüne rağmen doğallığıyla etkilemeyi bildi. (Yaaa yaşlandıkça Atilla Dorsay gibi mi yazmaya başladım ne oluyor bana??)



Neyse tabii biz filme Bella ya da manzara için gitmemiştik. Bu filme gitmemizin tek sebebi acı çeken asil vampir güzellik Edward (Robert Pattinson) idi. Hahahayytt kuccaaağimaa geeelll Edward. Film de zaten Edward'ın hem delicesine kanına susadığı hem de imkansız şekilde aşık olduğu insan kız Bella'nın hikayesini anlatıyor. Bu çelişki kitabın o meşhur akıcılığının en büyük sebebi. Saldırı olacak mı? Olmayacak mı? Durmadan okuyası geliyor insanın:)))

Film ise konu itibariyle kitabın özeti gibi. Kitaptaki o çatışmayı, acıyı veremiyor tabii. Yani bu mıymıy Bella nasıl pıt diye aşık oldu Edward'a, o onu niye sevdi, Edward'ın gece ziyaretleri, soğuk pürüzsüz teni, taş gibi (yani vampirliğinden dolayı granit gibi sert olmasını kastediyor :)) vücudu, dudaklarının soğuk dokunuşları... Bella'dan uzak durması gerektiği halde azap içinde yine de onun yanında kalması ve bitmek bilmeyen yakıcı susuzluğu... Bunlar kitapta güzel güzel anlatılırken, filmde gayet özetle geçilmiş. Yani film öncelikle kitabı okuyanlara yönelik çekilmiş.



İşte böyle dostlar, sonuçta iyi hoş bir küçük film, soundtrackini de kesinlikle alacağım. Bir de film bitince kendini bir anda vampirlere kaptıran Deniz "Edward'ı sana yedirmezler kızıım" diye üzerime atlamaz mı??? Aaa o kadar şaşırdım ki sadece "paççozzz" diyebildim kendisine. Sonra sevgilisi olanlar vampircilik oynamak, olmayanlar da soğuk bir duş alıp uyumak üzere evlere dağıldık. Artık gece kim rüyasında ne gördü bilemiyorum, kızların hiçbiri anlatmıyor, hepsi Edward sayıklamalarında :)))

xoxo

Yorumlar

  1. Kızııııım paççoz musun nesin sen beee!!! Edward Cullen benim seksi çıtırık vampirim bir kere, lütfen elinizi ondan çekiniz beeea!!! :) Ayyyy, çapkın salon karısı frekansım cızırtı yapmadan dolayısıyla ben de kanalı değiştirmeden burdan ikilemek istiyorum yaaa!!! :P

    YanıtlaSil
  2. sana bana kalmadan bizim paççozun başkanları yediler bitirdiler çıtırı beee, sabahtan beri bütün karılar olarak Edward sayıklıyoruz ofiste, elma yiyoruz:))) Adamlar da PEL PEL bakıyor, balkabakları nolcak!

    YanıtlaSil
  3. Yaaa, var yaaaa böyle herife can kurban afiyetle ısıttırılır boyun moyun hatta başka yerler de ısıttırılır, terledim haaa :) Ayyy ne hoş yaaaa... Pattinson'a bayılıyorum küçük kardeşim ve çocuklarım olmasa Harry Potter'ı izleyemeyecek ve bu herifi keşfedemeyip kocamı kıskandıramayacaktım beeea :P Tam on numara hele o yamuk gülüşü yok mu... Ayrıca sesi de çok seksi :) On numara değil on üstünden yirmi numara bu çocuk adam :)))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yaz ki muhabbet olsun.

Popüler Yayınlar